Begüm Burçak GÜNAY / GERÇEK HABERCİ - CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Dijital Mecralar Komisyonu'nda ele alınan yasa teklifinin oyun lobilerine teslim edildiğini, çocukların ruh ve beden sağlığının tehlikeye atıldığını, sanal kumar ile uyuşturucu krizinin bir "sosyal volkana" dönüştüğünü ve Türkiye'deki adalet sisteminin ağır bir çöküş yaşadığını ifade ederek kapsamlı bir açıklamada bulundu.
"Oyun Lobilerine Boyun Eğildi, Çocuklar Savunmasız Bırakıldı"
Dijital Mecralar Komisyonu'ndan kaçırılarak getirilen yasanın oyunlar ve sosyal medya olmak üzere iki bölümden oluştuğunu belirten Özkan, asıl amacın 15 yaş altındaki çocukların ruh ve beden sağlığını korumak olması gerekirken, AK Parti'ye yakın oyun yazıcılarının kulisleriyle tüm koruyucu hükümlerin kaldırıldığını vurguladı. Özkan, "Roblox veya diğer oyunlarda çocuk istediği kadar saat geçirebilecek. Oysa biz bir saatten fazla oynamasınlar diyorduk. TBMM komisyonlarında dinlenen 580 uzman, 2 saatten fazla dijital oyunun çocukların beynindeki bağımlılık bölgelerinde küçülmeye ve fiziksel hasara yol açtığını, bunun ileride sanal kumar ve uyuşturucu bağımlılığına zemin hazırladığını ortaya koydu" dedi. 15 yaş altı çocukların korunması için bir ve bir buçuk saatte aileye SMS gitmesini, iki saatte ise oyunun otomatik kesilmesini teklif ettiklerini belirten Özkan, Kahramanmaraş'ta çocuğuna sahip çıkmadığı gerekçesiyle tutuklanan aileyi örnek gösterdi: "Çocuğu bu duruma sevk eden oyun firmalarına ceza kestiler mi? Hayır. Sorunu yaratanı cezalandırmazsanız, anneyi babayı uyarmayıp koruyucu önlem getirmezseniz bu yasayı niye çıkartıyorsunuz? 6 yaşından 15 yaşına kadar yaş basamaklarına göre ayrı içerik yapılması gerekirken, 20 yaşındaki adamla 5 yaşındaki çocuğun aynı oyunu oynaması katliamdır, dijital suçtur." Özkan ayrıca; çocukların 22:00 ile 06:00 saatleri arası dijital ortamda bulunmaması, Epstein benzeri siyonist şebekelerin tacizlerine karşı önlem alınması, oyunların yaşa göre sınıflandırılması, oyun yüzünden suça sürüklenen çocukların durumunda oyun şirketlerine de hapis cezası verilmesi ve anaokulundan itibaren ebeveynlere dijital eğitim verilmesi gibi sundukları tüm koruyucu tekliflerin reddedildiğini kaydetti.
"11 Yaşındaki Çocuğun 'Beni Kurtarın' Feryadı ve Sanal Kumar Batağı"
Yasanın sadece yetişkinler için oyun yazan emperyal pazara ve ayrıcalıklı şirketlere yaradığını belirten Özkan, "Peki Türk çocuğunu kim koruyacak?" diye sordu. Ankara'dan bir babanın 17.000 TL'lik oyun içi kristal faturasıyla kendisine geldiğini ve çocuğun "Baba almazsan ölürüm" dediğini aktaran Özkan, ailelerin çaresizliğini şu örnekle anlattı: "11 yaşında bir çocuk WhatsApp grubunda arkadaşlarına '7 saattir oyunun içindeyim, çıkamıyorum ne olur beni kurtarın' diye feryat ediyor. Bu çocukların feryadını duymayacak mıyız? Sanal bağımlılık yüzde 30'a ulaşmış." Kumarın yasal olanı ile olmayanı arasında fark bulunmadığını ve tamamının yasaklanması gerektiğini vurgulayan Özkan, "Milletin kanından canından beslenen kumar lobisine izin verilemez. Biz yıllarca kumarhaneler açılmasın diye kavga verdik, şimdi sanal kumarhaneler her yeri yakıp yıkıyor, ocaklar sönüyor. Sadece kültürel ve sportif devam eden at yarışı ile milli piyangonun reklamı yasaklanıp yaygınlaşması engellenmelidir. Onun dışındaki sanalı, gerçeği kumarın tamamı yasaklanmalıdır, bunun için de teklif getirdik ama reddettiler" şeklinde konuştu.

"Uyuşturucu Kullanımı 8 Yaşına Düştü, Bataklık Okula Polis Koyarak Kurumaz"
Uyuşturucu ve dijital bağımlılığın Türkiye'yi yakacak büyük bir sosyal volkan olduğunu söyleyen Özkan, eski yöntemlerle mücadelenin sonuç vermediğini ve iktidarın bu konuda suçunun büyük olduğunu belirtti. Türkiye'nin eskiden geçiş ülkesi iken artık "pazar ülke" haline geldiğini söyleyen Özkan, "1 ton yakalıyorlar, 50 ton giriyor. Sokaklar uyuşturucu satıcılarıyla dolu, kullanım yaşı 8'e düştü. Okulların önüne polis koyarak bataklık kurutulmaz. Bataklığı kurutmanın yolu üç şeyden geçer: Ekonomik ayağını tüketeceksin, halkı bilinçlendireceksin ve hastaları tedavi edeceksin" dedi. Kriz geçiren uyuşturucu bağımlısı çocukların yetersiz rehabilitasyon merkezleri yüzünden annesine, evine, sokağa saldırdığını belirten Özkan, bu sistemden sadece torbacıların ve pazarlamacıların kazandığını ifade etti. İktidara seslenen Özkan, "Ya devlet başa ya kuzgun leşe. Ya yönetirsin ya erken seçim dersin çeker gidersin. Bu kadar net" dedi.
