Üst Kurul’un denetim yetkisini daha etkin kullanması gerektiğini vurgulayan Öztunç, geçmişteki RTÜK üyeliği deneyimine atıfta bulunarak dizilerdeki şiddet içeriklerine ve programlardaki sorunlara işaret etti. Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve İstanbul’daki saha incelemeleri ile kurum görüşmelerinin değerlendirildiği komisyon toplantısında, okul güvenlik tedbirlerinden dijital risklere kadar pek çok konu masaya yatırıldı.
“Bir erken uyarı sistemimiz yok”
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, üç aydır dinledikleri uzmanlar ve emniyet mensuplarının sunumlarına dayanarak güvenliğin şart olduğunu ancak tek başına çözüm sunmadığını belirtti. Saldırıları gerçekleştiren çocukların olay öncesinde belirgin sinyaller verdiğine dikkati çeken Öztunç, eğitim sisteminde bir erken uyarı mekanizmasının bulunmamasını eleştirdi.
Öztunç şunları kaydetti: “Bir erken uyarı sistemimiz yok yani Maraş’taki çocuk 32 kez rehberlik danışmanına gitmiş, İstanbul’daki de benzer, galiba 8-10 kez rehberlik danışmanına gitmiş. İşte 3’ten sonra Aile ve Sosyal Hizmetler, 5’ten sonra Millî Eğitim, 6’dan sonra Emniyet, yurt dışında olduğu gibi, bir şekilde bu çocuklara müdahale etmelidir.”
Öğretmenlerin başındaki CİMER sorunu
Eğitim sistemindeki aksaklıklara ve öğretmenlerin yaşadığı sorunlara değinen Öztunç, öğretmen mağduriyetlerinin giderilmesinin yanında ayrı bir problemin altını çizdi. Öztunç,
“Öğretmenlerin başında CİMER diye bir sorun var arkadaşlar. En ufak bir şeyde ‘Görürsün sen hocam, bir CİMER’e bakar’ diyor öğrenci. Ya da veli oğlunu uyaran, kızını uyaran öğretmene tak diye yazıyor CİMER’e, CİMER hemen soruşturma. Bir defa, bu CİMER meselesi yeniden ele alınmalı eğitimle ve öğretmenlerin şikayetiyle ilgili. Evet, sıkıntı yaratan öğretmenler de vardır ama bütün öğretmenleri aynı kefeye koyarak, CİMER üzerinden öğretmenlerin üzerindeki baskıyı kaldırmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan komisyonda milletvekilleri, okullarda buton ya da fiziki güvenlik tedbirleri, erken uyarı sistemleri, butik okul yapılanması ve atamalardaki idari ihmallerin önlenmesi hususlarına dikkat çekti.
“RTÜK işi gücü bırakmış, muhalefetle uğraşıyor”
RTÜK’ün düzenleyici ve denetleyici bir kurum olduğuna ancak içerik yasaklama yetkisinin bulunmadığına dikkati çeken Öztunç, cezaların ağırlaştırılması çağrısında bulundu. Öztunç,
“Bu, sansüre girer. Ne yaparsın? Müeyyidesini uygularsın, bahsettiğiniz sabah programlarındaki iğrençlikleri kesersin. Bu, ikili diyalogla da olur ya da 6112 sayılı Yasa’ya göre verilecek para cezalarıyla da olur. Ağırlaştırırsın o cezayı. Ya, dizi izliyorsun, adam bir dizi içerisinde 5 defa evleniyor, boşanıyor, 20 kişiyi öldürüyor. Her türlü rezillik var. Burada, RTÜK’e görev düşüyor, RTÜK işi gücü bırakmış, muhalefetle uğraşıyor” değerlendirmesinde bulundu.