weather
31°
Gerçek Haberci Siyaset Tanrıkulu, “Her şey olur ama Sinem Dedetaş’tan bir suç örgütü lideri çıkmaz”

Tanrıkulu, “Her şey olur ama Sinem Dedetaş’tan bir suç örgütü lideri çıkmaz”

YENİ Parti Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ı ziyaret ederek yaşananlara dair kamuoyuyla paylaştığı mesajı aktardı.

5 Dakika
Okunma Süresi
Tanrıkulu, “Her şey olur ama Sinem Dedetaş’tan bir suç örgütü lideri çıkmaz”

Bir suç örgütü lideri portresi çizilmeye çalışıldığını belirten Tanrıkulu, Dedetaş’ın mesleki kariyerine dikkat çekerek bunun mümkün olmadığını vurguladı. Aynı ziyaret turunda Gezi tutukluları ve bir danışmanın maruz kaldığı ağır koşullara ilişkin çarpıcı detaylar da gündeme taşındı.

Sinem Dedetaş’tan bir suç örgütü lideri çıkmaz”

Çorlu Karatepe Cezaevi’ndeki görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Tanrıkulu, Dedetaş’ın geçmiş görevlerini sıralayarak şu ifadelere yer verdi: “Şimdi Sinem Dedetaş çok iyi yetişmiş bir kadın, mühendis, sivil toplumcu... Kendi alanında çok önemli uzmanlıkları var. İstanbul gibi bir yerde Gemi İnşaat Mühendisleri Odası Başkanlığına seçilmiş, daha sonra beş yıl boyunca Şehir Hatları'nda genel müdürlük yapmış ve bütün bunların üzerine de 30 yıl sonra seçilmiş sosyal demokrat Üsküdar Belediye Başkanı.”

Tanrıkulu, yöneltilen suçlamalara yönelik tepkisini “Şimdi Sinem Dedetaş'tan bir suç örgütü lideri çıkardılar. Her şey olur; iyi mühendis olur, iyi sivil toplumcu olur, iyi belediye başkanı olur ama Sinem Dedetaş'tan bir suç örgütü lideri çıkmaz. Bunu Türkiye de biliyor ve kendisinin de başkanı olduğu Recep Tayyip Erdoğan da biliyor” sözleriyle dile getirdi.

Dedetaş’ın “önemli bir siyasi aktör potansiyeli taşıdığı için hapiste olduğunu” savunan Tanrıkulu, onun “Bütün bu kumpaslarla baş edeceğiz, bundan herkes emin olsun” dediğini aktardı. Kuyu tipi olarak adlandırılan yüksek güvenlikli cezaevinde tek bir hücrede kaldığını belirten Tanrıkulu, sağlık durumunun ise iyi olduğunu kaydetti.

Dedetaş’ın kamuoyuna mesajını da ileten Tanrıkulu, “Öncelikle kendisine dayanışma gösteren, desteklerini esirgemeyen ve güvenen bütün Üsküdarlı yurttaşlar olmak üzere, bütün İstanbullulara ve Türkiye'den bütün yurttaşlara selam, sevgi ve teşekkürlerini iletti ve bu desteğin ve dayanışmanın, özellikle bu zor zamanda sürmesi gerektiği konusundaki dileklerini de paylaşmamı istedi” diye konuştu.

Silivri’deki kadın siyasetçilere ziyaret

Tanrıkulu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile de görüştü. Kaplan’ın da “önemli bir siyasi aktör” olduğunu ifade eden Tanrıkulu, “Bu siyasi aktörlüğü nedeniyle yaratılan itirafçılar, gizli tanıklar, inanılmaz kumpaslarla, inanılmaz yalan beyanlarla hapiste tutuluyor. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve bu siyasi iktidarın bu kadın siyasetçileri bu şekilde hapiste tutması tabii ki kabul edilemez” dedi.

Gezi davası kapsamındaki tutuklular Çiğdem Mater ve Mine Özerden’i de ziyaret ettiğini duyuran Tanrıkulu, ikilinin önce kendi iradeleri dışında Bakırköy Cezaevi’nden Şakran Cezaevi’ne götürüldüğünü, itirazlar sonucu şimdi Silivri’de aynı hücrede tutulduklarını söyledi. Tanrıkulu, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var, Anayasa Mahkemesi kararı var ama ona rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyorlar. Herkese selam ve sevgilerini ilettiler, sağlıkları iyi” ifadelerini kullandı.

“Bu koşulların adı işkencedir”

Tanrıkulu, yaklaşık bir ay önceki soruşturma kapsamında tutuklanarak Çorlu Karatepe Cezaevi’ne sevk edilen danışman Özlem Akyıldız’ın nakil sürecindeki ağır iddiaları gündeme getirdi. Naklin dokuz saat sürdüğünü anlatan Tanrıkulu, şunları söyledi:

“Sadece ilk bir saatinde bir tuvalet ihtiyacı giderilmiş. Sekiz saat boyunca tek kişilik bir kafes içerisinde, elleri kelepçeli bir biçimde buraya getirilmiş. Kelepçeleri açılmamış ve araç iki yerde durduğu halde tuvalet ihtiyacı dahi giderilmeden buraya kadar sekiz saat boyunca elleri kelepçeli tutularak getirilmiş. Buraya getirildiğinde de çok kötü koşullarda bir geceyi geçirmiş. Dört kişinin kalabileceği bir bekleme odasında 11 kişiyle birlikte kalmış. Çöp bidonunun yanında uzanmak ve birkaç saat uyumak zorunda kalmış. Sonra koğuşuna alınmış. Çok kötü koşullarda, yani ağır işkence, kötü muamele koşullarında tutuluyor.”

Akyıldız’ın “insan onuruna yakışmayan ağır koşullarda” cezaevine getirildiğini ve araca bindirilirken darbedildiğini belirten Tanrıkulu, ayaklarındaki izlerin revirde tespit edildiğini ifade etti. Tanrıkulu, “Onu dinlerken, cezaevinde dinlerken gözyaşlarıma hakim olamadım. Kendisi 30 yıllık devlet memuru, üç yaşında bir torun sahibi, 19 yıldır parlamentoda çalışan bir danışman” diyerek yaşadığı öfkeyi tarif etti.

Parlamentodaki AK Partili milletvekillerine seslenen Tanrıkulu, “Ben buradan parlamentoda bulunan, özellikle Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bulunan AK Partililere sesleniyorum. Siz bu danışman arkadaşımızı her gün Plan ve Bütçe Komisyonu'nda gördünüz. Ona sadece bir milletvekiline yaptığı danışmanlıktan dolayı bu şekilde davranılıyorsa, bu koşulların adı işkencedir” dedi. Ayrıca bir savcının ifade sırasında, “Sen ne söyledin ki Veli Ağbaba ile ilgili seni serbest bırakayım?” dediğini ve cezaevine Mali Şube Müdürünü göndererek itirafçılığa zorlandığını öne sürdü.

“Uygulamalar Cumhuriyet’in tarihine yakışmaz”

Konuyu TBMM gündemine taşıyacağını duyuran Tanrıkulu, “Bunu yarın soru önergesiyle parlamentonun gündemine taşıyacağım ve hafta içinde de parlamentoda konuşacağım. Bu düşmanlıktan vazgeçin. Eğer bir hesabınız varsa siyasetçilerle hesaplaşın, siyasetçilerle” ifadelerini kullandı. Tüm yaşananlar için “Biz bu zalimliği unutmayacağız. Bu işkenceyi, bu kötü muameleyi yapanlardan mutlaka ama mutlaka, ama onların yaptığı gibi değil, hukuk kuralları içerisinde, adil bir biçimde hesap soracağız” dedi.

Dedetaş’ın cezaevi sevk sürecini de anlatan Tanrıkulu, önce Bakırköy Cezaevi’ne götürüldüğünü, ardından haberi olmadan Çorlu Karatepe Cezaevi’ne sevk edildiğini belirtti. Tanrıkulu sözlerini, “Seçilmiş belediye başkanlarını bu şekilde cezaevinde tutmak, öç almak, intikam duygusuyla hareket etmek sonuçta bu Cumhuriyet'in tarihine yakışmaz. Ama bunu yapıyorlar. Bunun bir sonu var. O mücadeleyi biz açtığımız yeni yolda başlattık ve sürdüreceğiz. Bütün bunlardan hesap soracağız. Ama hukuk kuralları içerisinde ve adil bir biçimde” diyerek noktaladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız