The Economist’in Şubat sayısında yer alan analizine göre, Erdoğan’ın hem uluslararası hem de yerel düzeydeki popülaritesi, onu Müslüman dünyasının en önde gelen figürü yaptı.
Erdoğan, Ramazan arifesinde Ankara’daki sarayında yaptığı bir konuşmada, “Ümmetin asırlardır süren bölünmeler nedeniyle ezilmemesi dileğiyle” diyerek küresel Müslüman topluluğa seslendi. The Economist’e göre Erdoğan’ın Türkçe konuşması, dünya genelindeki Müslümanların çoğunluğu tarafından anlaşılmasa da mesajı uluslararası yankı uyandırmayı hedefliyordu.
The Economist’e göre Erdoğan’ın cazibesi yalnızca sözde değil; sahada da aktif. Türkiye’nin yıllardır yürüttüğü diplomatik ziyaretler, Somali’den Kosova’ya kadar uzanan ülkelerde Erdoğan’ı görünür kılıyor. Erdoğan, Somali’deki kıtlık, Keşmir’deki Hindistan uygulamaları ve Avrupa’daki İslamofobi gibi konularda söz alarak Müslüman dünyasının sorunlarını gündeme taşıyor.
Erdoğan’ın popülerliği, Türkiye içindeki politik tartışmalara rağmen sürüyor. Analistler, bu durumun Türkiye’nin ekonomik ve demokratik zorluklarını göz ardı eden uluslararası Müslüman hayran kitlesinin bir sonucu olduğunu belirtiyor.
The Economist, Erdoğan’ın Müslüman dünyasında benzersiz bir figür hâline geldiğini belirtiyor. İran, Suudi Arabistan ve Suriye’deki liderler Erdoğan ile rekabet ediyor olsa da, Erdoğan’ın uzun süreli iktidarı, diplomatik girişimleri ve kamuoyuna hitap etme becerisi, onu dünya genelinde Müslümanların en fazla dinlediği liderlerden biri yapıyor.
Analizde şu ifadeler yer alıyor:
Arab Barometer verileri, Erdoğan’ın uzun süredir Orta Doğu’da en popüler lider olduğunu gösteriyor. Müslüman dünyasının diğer bölgelerinde de sevildiği anlaşılıyor, ancak anketler daha sınırlı. 2017’de Gallup’un Endonezya ve Pakistan’daki anketine göre, Erdoğan’ın net olumlu oyları sırasıyla +45 ve +27’ydi. Erdoğan’a desteğin Azerbaycan’dan Çin’in Batı bölgesi Xinjiang’a uzanan Türk dünyasında ve Avrupa’daki Müslümanlar arasında, özellikle Fransa, Almanya ve Hollanda’daki yaklaşık 4 milyon Türk kökenli arasında da yaygın olduğu görülüyor.
2020’de Erdoğan Pakistan’ı ziyaret ettiğinde, dönemin başbakanı İmran Han şakayla, Erdoğan’ın o kadar popüler olduğunu ve bir Pakistan seçiminde “temiz bir zafer” alabileceğini söyledi. Suriye’de yakın zamanda El-Şaraa tarafından Esad’ın, Erdoğan’ın Suriye’de kendisinden daha popüler olduğunu söylediği iddia ediliyor.
İlk bakışta, Erdoğan’ın popülerliği şaşırtıcı görünebilir. Türkiye laik bir devlet ve cumhurbaşkanının dini bir otoritesi yok; ancak Erdoğan kariyerini doktriner laikliğe karşı mücadeleye ve Türkiye’nin dindar bölgelerini kentsel elitin karşısında savunmaya adamış durumda. Üstelik sicili karışık: Türkiye’nin demokrasisini aşındırdı, siyasi muhalifleri hapse attı, medyayı sindirdi ve bürokrasiyi ile silahlı kuvvetleri muhaliflerden temizledi. Ekonomiyi de kötü yönetti, önce yüksek enflasyonu yönetti, şimdi ise bunu sınırlamak için yüksek faiz uyguluyor. Türkiye içindeki popülerliği azalmaya başladı. Türkiye’nin sorunları Erdoğan’ın itibarını zedeleyebilir. Ama Erdoğan ne kadar kusurlu olursa olsun, Müslüman dünyasının kulağı en çok ona açık.
Diğer liderlere nasıl bakılıyor?
The Economist’in haberine göre, dünya çapında başka liderler de Müslüman kamuoyunda etkili olmaya çalışıyor:
İran’ın dini lideri Ali Hamaney, kendisini Müslümanlara yönelik zulme karşı direnişin lideri olarak konumlandırıyor. Ancak Şii olan Hamaney’in etkisi, dünya Müslümanlarının %85–90’ını oluşturan Sünniler arasında sınırlı. Ayrıca İran’da protestoların sert şekilde bastırılması, onun popülaritesini düşürüyor.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise modernlik ve ılımlılığı ön plana çıkarıyor. Prens, dini liderlikten ziyade reform ve seküler etkinliklerle öne çıkıyor. Arab Barometer verilerine göre, Suudi Arabistan, Endonezya ve Pakistan’da yüksek popülariteye sahip ve Müslüman dünyasında geniş bir hayran kitlesi bulunuyor.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa, Sünni çoğunluğun dini savunucusu olarak görülüyor. El-Şaraa, Şii destekli rejimi devirmesi ve azınlık mezheplerini temsil eden milisleri yenmesi sayesinde Suriye’nin Sünni çoğunluğunu memnun etti. Lübnan ve Irak’taki Sünniler de başarısını yakından takip ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: