Adalet ve Demokrasi çadırında bir araya gelen vatandaşlar, omuz omuza Başkan Ömer Günel için verdikleri destek mesajlarının yanı sıra, verilen hukuka aykırı kararlar için de seslerini yükseltti.
"SİYASİ BİR KARAR OLDUĞUNA İNANIYORUZ"
Süreci başından beri takip eden Ali Rıza Uluşan, yaşananların hukuki olmaktan ziyade siyasi bir nitelik taşıdığını savundu. Uluşan, toplumun en küçük ferdinin bile durumun farkında olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Ben bu suçlamaların hiçbirine inanmıyorum. Evde 7 yaşındaki torunum bile başkanın suçlu olduğuna inanmıyor. Biz asıl sorgulanması gerekenlerin, kayıp 128 milyarların, para kasalarının ve ayakkabı kutularının peşine düşülmesini beklerdik. Kendi yanlışlarını görmezden gelip halkın seçtiği başkana yöneliyorlar. Ben bu yolda cezaevine de girsem, tutuklansam da doğruları söylemekten geri durmayacağım."
"GECESİNİ GÜNDÜZÜNE KATAN BİR EMEK SÖZ KONUSU"
Başkan Günel’i yakından tanıyan ve çalışma disiplinine bizzat şahit olduğunu ifade eden Aynur Arslan, kararın vicdanları yaraladığını ifade etti. Arslan, destek mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Ömer Bey çok değerli bir insan. Onun nasıl uykusuz geceler geçirdiğini, Kuşadası için canını dişine takarak nasıl çalıştığını yakinen biliyorum. Bu kadar emeğin ve çabanın bedeli bu mu olmalıydı? Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Ona mesajım nettir: Biz buradayız, yanındayız. Her gecenin mutlaka bir sabahı vardır; bu zor günler de elbet geçecek. Onu çok seviyor ve sonuna kadar destekliyoruz."
"GELECEĞİMİZ İÇİN DEMOKRASİ NÖBETİNDEYİZ"
Yaşanan durumdan dolayı derin bir üzüntü içerisinde olduğunu belirten Handan Durgut, bu bekleyişin sadece bir kişi için değil, bir kentin geleceği için olduğunu vurguladı:
"Çok üzgünüz çünkü Ömer Başkan bu muameleyi hiç hak etmiyor. Biz burada sadece bir belediye başkanı için değil; çocuklarımızın, gençlerimizin ve ülkemizin geleceği için demokrasi nöbeti tutuyoruz. İnanıyoruz ki her şey çok güzel olacak. Umudumuzu yitirmeden beklemeye devam edeceğiz."
"HİZMET VE BAŞARI HEDEF ALINDI"
Kuşadası’ndaki değişimin gözle görülür olduğunu ifade eden Murtaza Borandağ, operasyonun zamanlamasına ve amacına dikkat çekti. Borandağ, şu değerlendirmede bulundu:
"Ömer Bey'in asıl 'suçu', 25 yıldır hiçbir belediye başkanının cesaret edemediği, yapamadığı hizmetleri Kuşadası'na getirmiş olmasıdır. Burayı adeta yeniden yarattı. Maalesef ülkemizde dürüst, ahlaklı ve çalışkan insanlar bazen istenmiyor ve üzerlerindeki baskılar yoğunlaşıyor. Ancak her ihanetin bir bedeli, her gerçeğin de bir gün ortaya çıkma huyu vardır. Adalet mutlaka tecelli edecektir. Bizler umutluyuz ve dimdik ayaktayız."
"SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN MİMARI YALNIZ DEĞİLDİR"
Belediyenin sosyal projelerinden faydalanan ve halkın nabzını tutan Suna Uygun ise çadırda toplanan vatandaşların ortak görüşünü şu sözlerle özetledi:
"Bize bu haksızlıkları normalleştirmeye, bizi buna alıştırmaya çalışıyorlar ama biz alışmayacağız. Buradaki çadırda kime sorsanız size aynı şeyi söyler. Ömer Başkan öğrencilere ücretsiz yemek verdi, Ada Kıyafet Evi’ni kurarak ihtiyaç sahiplerine ulaştı, her sabah çocuklara süt dağıttı. Bir belediye başkanından halkı için başka ne yapması beklenir? Yapılan bu haksızlığı kabul etmiyoruz" diyerek yaşanan sürece tepkilerini dile getirdiler.
Yorumlar
Kalan Karakter: