Reklam
Reklam
Reklam

YÖK Başkanı Özvar, "Öğrencilerin üzerindeki psikolojik baskıyı kaldırmak ve daha fazla rekabet sağlamak için barajı kaldırdık"

Üniversite sınavlarında baraj puanının kaldırılması tepkilere neden olurken, YÖK Başkanı Erol Özvar, ‘öğrenciler arasındaki rekabeti artırmak ve onların üzerindeki psikolojik baskıyı azaltmak için’ barajın kaldırıldığını savundu.

YÖK Başkanı Özvar, "Öğrencilerin üzerindeki psikolojik baskıyı kaldırmak ve daha fazla rekabet sağlamak için barajı kaldırdık"
13 Şubat 2022 - 13:09

Üniversite sınavlarında barajın kaldırılması hakkında konuşan YÖK Başkanı Özvar, “Onların üzerindeki psikolojik baskıyı kaldırabilmek, sadece başarılı olmaya yönlendirip sevk etmek, öğrenciler arasında daha fazla rekabeti sağlayabilmek istedik. Bu durumda öğrenciler arasında rekabet daha fazla artacak. Tercih havuzunda daha fazla öğrenci olacak. Bu tercih havuzunda puan üstünlüğüne sahip olanların, programa puanları yettiği takdirde, kayıt hakkı elde edebilmelerini sağlayacağız” dedi.

Hürriyet’ten Nurcan Çakmakçı’nın sorularını yanıtlayan Özvar, ‘daha çok öğrencinin tercih yapması için’ böyle bir kararın alındığını söyledi.

Özvar’a yöneltilen sorular ve verdiği yanıtlar şöyle:

Baraj puanı niye kalktı?

"Önlisans ve lisans programlarını tercihte bugüne kadar olan baraj puan uygulamasını kaldırdık. Kazanmak, kayıt yaptırmaktan söz etmiyoruz. Öğrencilerin tercih yapma imkanını genişletip, arttırdık. Puanların kaldırılması, üniversitedeki bölüm ve programların puanlarının düşmesi anlamına gelmiyor. Bu puanları düşürmeye yönelik bir uygulama değil. Ön lisans ve lisans programlarını tercih etmek için önceden TYT’de 150, AYT 180 puan almak gerekiyordu. Bu barajı kaldırarak, puanı hesaplanabilen öğrencilerin tercihte bulunma fırsatını onlara vermiş oluyoruz.

Önlisans ve lisans programlarının yerleştirme puanlarında düşüş, indirme söz konusu değil. Temel matematik veya Türkçe testinde belirli düzeyde ham puan almak yine gerekiyor. Ham puan uygulaması devam ediyor. TYT sınav puanının hesaplanabilmesi için bu iki testten birinde en az 0.5 veya daha fazla ham puan alınmalı. Bu ham puanı alan öğrencilerin sınav puanı hesaplanıyor. Buna göre puanı hesaplanan öğrencinin en düşük alacağı puan 100, en yüksek alacağı puan ise 500’dür. Bu açıdan puan hesaplamalarında herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Önceki senelerde olduğu gibi bu uygulama devam ediyor.

Geçen sene Y-TYT’de öğrencinin puanının hesaplanabilmesi için 150 puan alması gerekiyordu. 150 puan aldığında ön lisans programlarına başvurabiliyordu. AYT’de de puan türlerine göre sayısal, sözel, eşit ağırlık alanlarında 180 ve üzeri aldığı takdirde puanı hesaplanabiliyordu. Yeni dönemde ise puanı hesaplanabilen bütün öğrencilerin hem Y-TYT hem Y-SAY hem Y-SÖZ, Y-EA, Y-DİL puanı hesaplanacak. Fakat önceki senelerde olduğu gibi programları kazanabilmek için aldığı puan ile başarı sırasına bağlı. Yani bir programa girebilmek için puan üstünlüğüne sahip olmanız gerekiyor. Demek istiyoruz ki, herhangi bir programa başvuranlar kontenjan nispetinde başarı sırasına göre yerleştirilecek, önceki senelerde olduğu gibi."

Neden bu değişikliğe ihtiyaç duydunuz o halde?

"Daha fazla sayıda öğrenciyi tercihte bulunabilme imkanına kavuşturmak istedik. Baraj puanını kaldırarak tercih havuzunda çok daha fazla sayıda öğrencinin olmasını sağladık. Öğrenciler, baraj sebebiyle psikolojik baskı altında kalıyorlar. Onların üzerindeki psikolojik baskıyı kaldırabilmek, sadece başarılı olmaya yönlendirip sevk etmek, öğrenciler arasında daha fazla rekabeti sağlayabilmek istedik.

Bu durumda öğrenciler arasında rekabet daha fazla artacak. Tercih havuzunda daha fazla öğrenci olacak. Bu tercih havuzunda puan üstünlüğüne sahip olanların, programa puanları yettiği takdirde, kayıt hakkı elde edebilmelerini sağlayacağız. Kısacası; geçen yıl olduğu gibi öğrenci, TYT ve AYT sınav puanı elde edebilirse, bunun için 0.5 net yapabilen ham puan alma imkanını elde etmiş olacak."

‘AMAÇ REKABETE SEVKETMEK’

Kalite düşecek endişesi konusunda ne diyorsunuz?

"Programa kayıt yapma hakkı kazanmak için puan üstünlüğü olması lazım. Sınavda yerleştirme aldığı puan ve başarı sırası ile mümkün. Aynı önceki senelerde olduğu gibi. Başarı sıralaması olmayan, başarı sıralamasında o programın gerektirdiği puanı alamayan zaten kazanamaz. Kalite tartışması fevkalade yanlış tartışma. Tam tersi ortalamalar yükselecek, daha fazla sayıda öğrencinin katılımı programların puanlarının yukarı çıkmasına neden olacak."

Boş kontenjanları doldurmak için mi bu karar alındı?

"Kontenjanları dolduralım diye alınan karar değil. Çünkü, geçen senelerde olduğu gibi programlara yerleşebilmek için puan üstünlüğüne sahip olmak gerekir, yüksek puan almak gerekiyor. Başarı sırası şartı getirdiğimiz programlarda herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Tıp, eczacılık, diş hekimliği, öğretmenlik, mimarlık, mühendislikte başarı sırasına girmedikçe o programlara tercihte bulunabilme, kazanabilme imkanı yok. Biz öğrenciyi programa yerleştirmiyoruz. Öğrenci aldığı puan ile programa yerleşme hakkı kazanıyor. Örneğin herhangi bir programın 10 kişilik kontenjanı var. O programa yerleşen 10 kişi en yüksek puan alan öğrenciden itibaren aşağı doğru sıralanır. 10’uncu kişinin aldığı en düşük puan neyse ona göre o sıralama gerçekleşir. Burada demek ki programların puan değerini öğrencilerin arasındaki rekabet belirler. Bizim amacımız psikolojik. Adayların önündeki bariyeri kaldırmak, onları daha fazla rekabete sevk edip, başarıyı yukarı çekebilmek. Baraj daha fazla sayıda öğrencinin rekabet etme şansını arttıracak."

YORUMLAR

  • 0 Yorum