Yaklaşık 4 milyon 917 bin emekliyi ilgilendiren düzenleme, Haziran ayı enflasyonuyla şekillenen yüzde 17,75'lik SSK ve Bağ-Kur zam oranının taban aylığa tam olarak yansıtılmasını sağlayacak. Teklifin yasalaşması halinde kişi başı aylık artış 3 bin 552 TL'yi bulacak. Gözler şimdi Meclis'teki görüşme takvimine çevrilmiş durumda.
Bütçeye etkisi 105 milyar lira olarak hesaplandı
Yeni düzenlemenin kamu maliyesine getireceği yük netleşmeye başladı. Yapılan hesaplamalar, aylık bütçe maliyetinin yaklaşık 17,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşeceğini ortaya koyuyor.
Temmuz-Aralık dönemini kapsayan altı aylık toplam maliyet ise 105 milyar TL'yi bulacak. Ekonomi yönetimi, bu tutarın merkezi yönetim bütçesindeki yedek ödenekler veya yıl içinde oluşturulacak ilave kaynaklarla karşılanabileceğini değerlendiriyor.
Asgari ücrete ara zam sinyali yok
Emekli aylıklarına yönelik adım atılırken hükümet kanadından asgari ücret konusunda farklı bir mesaj geliyor. Ekonomi yönetimi, 2026 yılı için belirlenen tek zam politikasının sürdürüleceğini daha önce net biçimde açıklamıştı.
Net 28 bin 75,50 TL olarak uygulanan asgari ücrette yıl ortasında herhangi bir artış planlanmıyor. Buna karşılık CHP, artan hayat pahalılığı ve açlık sınırı verilerini gerekçe göstererek net asgari ücretin 45 bin 800 TL'ye yükseltilmesini öngören bir kanun teklifini Meclis Başkanlığı'na iletti. AK Parti ve MHP'nin çoğunluğu dikkate alındığında bu teklifin yasalaşma olasılığı düşük görülüyor.
Erken seçim tartışmaları ve yeni anayasa ihtimali
Siyasi kulislerde sosyal harcamalardaki artışın olası bir erken seçim hazırlığı olup olmadığı sorgulanıyor. Ekonomistler ise 105 milyar TL'lik altı aylık bütçe yükünün, seçim ekonomisi olarak nitelendirilemeyeceği görüşünde birleşiyor.
Buna karşın asgari ücrete CHP'nin önerdiği ölçekte yüksek bir zam yapılması, seçim atmosferine girildiğine dair güçlü bir işaret sayılabilirdi. Mevcut siyasi dengeler bu ihtimali şimdilik desteklemiyor.
Analistler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından kısa vadede asıl önceliğin erken seçim değil yeni anayasa çalışmaları olduğuna dikkat çekiyor. Kürt meselesine ilişkin diyalog sürecinin yeniden ivme kazanması, DEM Parti'nin anayasa görüşmelerine katılma olasılığını artırmış durumda. CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın bazı milletvekillerinin de sürece destek verebileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Meclis'te anayasa değişikliği için gerekli sayısal çoğunluk henüz oluşmuş değil. Siyasi dengelerin değişmesi durumunda referanduma gidilmeden değişiklik yapılabilme ihtimalinin geçmişe göre güçlendiği ifade ediliyor. Yeni anayasanın cumhurbaşkanlığı dönem sınırlamasına ilişkin hükümleri değiştirmesi halinde Erdoğan'ın yeniden adaylığının önü açılabilir. Hükümetin şu anki önceliği ise emekliye yönelik gelir artışını yasalaştırmak ve enflasyonla mücadele programını kararlılıkla sürdürmek olarak öne çıkıyor.