Altaylı'nın borsa iddiasına Şık'tan yanıt: Gürlek'in avukatı Adır'a işaret etti

TİP Milletvekili Ahmet Şık, Fatih Altaylı'nın TFF üyesi bir hukukçuyla ilgili iddialarının ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır'ı hedef aldı.

Gazeteci Fatih Altaylı, köşesinde uzun yıllardır tanıdığı bir iş insanının, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) üyeliği bulunan bir hukukçu aracılığıyla Tera Yatırım üzerinden planlanan şüpheli bir borsa işlemine dahil edilmek istendiğini aktardı. İddiaya göre, batık durumdaki bir şirketin halka açık bir şirketle birleştirilerek borsada 300 milyon lira toplama vaadiyle iş insanına yaklaşıldı.

Altaylı, iş insanının SPK raporu için talep edilen 3 milyon liralık ödemeyi reddetmesi üzerine anlaşmanın gerçekleşmediğini ve bunun kendisini olası bir hapis cezasından kurtardığını belirtti. Gazeteci, Enron skandalındaki denetim firması Arthur Andersen örneğini vererek, benzer usulsüzlüklerde bağımsız denetim şirketlerinin sorumluluğunu sorguladı.

Altaylı, yazısında şu ifadelere yer verdi:

“Önceki gün bir iş insanı ile karşılaştım. Gençliğimizden beri tanışırız. İşleri bir iyidir, bir kötü. O yüzden de “İşler nasıl” diye sorarak girdim sohbete.

“İşler berbat ama yine de keyfim yerinde çünkü direkten dönmüşüm” dedi.

Soru formunda bir “Hayırdır?” çıkınca anlatmaya başladı. “Cimriliğim beni kurtardı” dedi ve devam etti.

Adını Futbol Federasyonu üyeliğinden de bilebileceğiniz bir hukukçu, bir iş insanını arayıp “Abi, senin şirketi halka arz edelim, sıkıntıların bitsin” diye bir teklifte bulunmuş.

İş insanı, “Benim şirketi nasıl halka arz edeceğiz? Batıktan hallice şirket nasıl halka arz olur? Kim izin verir halka arza?” demiş.

Yanıt ilginçmiş.

“Senin şirketi halka arz etmeyeceğiz. Zaten halka açık bir şirketi satın alacağız ve sonra da senin şirketle birleştireceğiz. Böylelikle halka arz yapmadan halka açık hale geleceksin. Sonra hisseleri borsada satacağız. 300 milyon TL toplayacağız. Sonra da şirketin değeri artacak” deyince bizim iş insanının hoşuna gitmiş.

Sonrasında ilerlemişler. Hukukçu “Bu işi Tera Yatırım üzerinden yapacağız. Başkası ile yapamayız” demiş.

İş insanı TERA falan bilmediği için “Tamam” demiş.

Ancak bir sonraki aşama için SPK’ya sunulmak üzere bir rapor gerektiğini ve bu raporu yazacak firmaya 3 milyon TL ödemek gerektiği söylenince iş insanı “Ben ödemem, sen öde” demiş. “Cimriliğim tuttu. Ben parayı ödemem deyince iş yattı. Eğer bu işi yapsaydık muhtemelen şimdi hapisteydik” dedi.

Tabii burada asıl önemli olan, iş insanının şirketini halka arz edip etmediği değil.

Bu yolla kaç şirket halka açık hale getirildi?

Daha önemlisi, bu şirketlerin “bağımsız mali denetim” raporlarını kimler hazırladı?

Bu büyük dolandırıcılığın bir ayağı da işini düzgün yapmayan denetim şirketleri değil mi?

2000’lerin başında patlayan Enron Skandalı’nı hatırlayanlarınız olacaktır. Şirketin yüksek borçları gizlenmiş ve batık şirket yüksek fiyatlardan işlem görürken rezalet patlamış ve binlerce yatırımcı batmıştı.

Enron’un denetimini o tarihlerde dünyanın en büyük bağımsız denetim şirketi olan Arthur Andersen yapıyordu ve rezaletin ardından Arthur Andersen de yok olmuştu.

Burada da benzer bir sorumluluk denetim şirketlerinde yok mu!

Tera’yı ve işlemlerini denetleyenlere de sorulmayacak mı!”

Şık, TFF PFDK üyesi avukatı hedef aldı

Gazetecinin iddialarının ardından Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda konuyu siyasi boyuta taşıdı. Şık, Adalet Bakanı Akın Gürlek'i etiketleyerek, söz konusu hukukçunun Bakan'ın avukatı ve TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) üyesi Abdullah Adır olduğunu ima etti.

Şık paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Kimdir bu “hukukçu” TFF üyesi diye merak ediyor musunuz acaba? TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyesi olan avukatınız Abdullah Adır’a da sorabilirsiniz, belki bir şeyler duymuştur.”

İLGİLİ HABERLER