Can Kolukısa İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı

Türk sineması ve tiyatrosunun 92 yaşında hayatını kaybeden usta oyuncusu Can Kolukısa için Üsküdar'da tören düzenlendi.

Türk sineması ve tiyatrosunun usta isimlerinden Can Kolukısa, 92 yaşında hayata veda etmesinin ardından İstanbul'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi'ndeki anma programında sanatçının yaşam öyküsünü konu alan bir film izletildi.

Törende konuşan İBB Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, sanat dünyasına başsağlığı dileyerek, "Türk sinemasının ve Türk tiyatrosunun başı sağ olsun, ustamız huzur içinde uyusun" dedi.

Gençlik Tiyatrosu'nun izi

Belgesel yönetmeni Nurgül Bayram, Kolukısa'nın 1954'te ilk sahne tozunu yuttuğu Gençlik Tiyatrosu'nun usta oyuncunun yaşamında önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Türk tiyatrosunun birçok ustasının ilk adımını bu sahnede attığına işaret eden Bayram, şunları kaydetti:

"Bana, 'Gel kızım bunu belgesel yapalım.' dedi. Can ağabey öyle naif ruhlu, hayal dünyası geniş, her şeyin olabileceğine inanan bir insandı ki ortada hiçbir belge yokken birlikte yola çıktık. 65 yıldır görmediği arkadaşlarıyla onu bir araya getirerek Can ağabeyin mihmandarlığında bir belgesel yaptık. O, kendisi için değil Türk tiyatrosuna, sanatına ve gelecek kuşaklara hep bir şey bırakmak düşüncesinde olan çok özel birisiydi."

Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY) Başkanı Renan Bilek de usta oyuncuyla oğlu Emrah Kolukısa sayesinde 45 yıl önce tanıştığını anlatarak, "Sadece sinema, tiyatro ya da oyunculuk yolunda değil, bizler için salt insan olabilmek yolunda bile ilham veren bir hayatı oldu. 2021 yılında BİROY başkanlığı görevini de Can ağabeyden devralmıştım" diye konuştu.

Tiyatrocu Mehmet Esatoğlu, Kolukısa'nın çok mütevazı bir karaktere sahip olduğuna dikkati çekerek, "Muhsin Ertuğrul, biz 1974'te Deneme Sahnesi'nde oyunculuk yaparken, 'Size nasihatim olsun, çok tevazu yapmayın, sahici zannederler.' derdi. Can Kolukısa öylesine çok tevazu yapardı. 1960'larda tiyatromuzu olduğu yerden çok başka bir yere taşıyan onlarca güzel insan vardı ve Can ağabey de onlardan biriydi" ifadelerini kullandı.

'Yürüyen bilgelik'

Yapımcı Baran Seyhan, usta oyuncunun kültürel birikimi ve entelektüel donanımıyla etrafındakileri her zaman beslediğini belirterek, "Can ağabeyi anlatırken tevazu ve zarafet kavramlarını hatırlatmadan geçemeyiz. Bu iki kavramı karşısındakine çok iyi yaşatan ve önemini hissettiren bir yapısı vardı" değerlendirmesinde bulundu.

Tiyatrocu Uğurtan Atakan, Kolukısa'nın aldığı eğitimlerle uzman sanatçı kimliğini oluşturduğunu ifade ederek, "Bilgi ve deneyim yüklüydü. Ustalarımızın ona taktığı bir ad vardı, 'Yürüyen bilgelik.' Büyük bir birikimi vardı, bunun yanında inanılmaz boyutta alçak gönüllüydü" dedi.

Törende ailesi adına söz alan kızı Yasmin Chama, babasının kendileri için bir yol gösterici olduğunu ifade ederek, "Kimseye darılmaz, kimseyi kırmazdı. O gerçek bir aydındı. Onunla büyürken hayata bakışı, kibarlığı ruhumuza çok şey kattı. Onun, 'O olsa ne yapardı, ne derdi?' soruları hep yolumuzu aydınlatacak. Ne çok hayata dokunmuş, ne çok gencin elinden tutmuş meğer." şeklinde konuştu.

Oğlu Deniz Chama, babasını tarif etmenin mümkün olmadığını dile getirerek, "Vakur, ağırbaşlı, hümanist ve aydın kelimesinin tam tarifi bir insandı. Onu hatırlarken birçok insan bilir, sırtında gezgin çantası vardı, kilometrelerce yürür, karşılaştığı herkesle sohbet ederdi" dedi.

Oğlu Emrah Kolukısa ise babasıyla meslektaş olmaktan gurur duyduğunu, onunla tiyatroda, sinemada ve dizilerde birlikte çalışma fırsatı bulduğu için kendisini çok şanslı hissettiğini söyledi. Babasının Paris'te yaşadığı dönemde gazetecilik yaptığını aktaran Kolukısa, "Öğrencilerin ve işçilerin sokaklara döküldüğü 1968'deki olayların yaşandığı dönemi Akşam gazetesi adına takip etmiş ve bunu 'Fransa'da Mayıs Patlaması' adıyla kitaplaştırmıştı. Babama bugün veda ediyoruz, onu çok özleyeceğim. Bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.

Törenin ardından Can Kolukısa'nın cenazesi, Göztepe'deki Tütüncü Mehmet Efendi Camisi'nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Nakkaştepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Can Kolukısa, 1934'te Eskişehir'de dünyaya geldi. Işık Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrenim gören Kolukısa, oyunculuk eğitimini Fransa'daki Sorbonne Üniversitesi Tiyatro Enstitüsünde sürdürdü. Tiyatro kariyerinde Cep Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Sahne Z ve Halk Oyuncuları gibi topluluklarda görev yapan sanatçı, 1991-1992 yıllarında Gaziantep Şehir Tiyatrosunda sanat yönetmenliği yaptı.

Kolukısa, sinemada "Kapıcılar Kralı", "Postacı", "Züğürt Ağa", "Selamsız Bandosu", "Arabesk", "Asılacak Kadın", "Mavi Sürgün" ve "Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni" gibi yapımlarda rol aldı. Televizyon izleyicisinin de yakından tanıdığı sanatçı, "Muhteşem Yüzyıl", "Asmalı Konak", "Hanımın Çiftliği", "Gibi", "Balkan Ninnisi", "İnci Taneleri" ve son olarak "Mehmed: Fetihler Sultanı" dizilerinde kamera karşısına geçti.

İLGİLİ HABERLER