Ege’de kuşlar enerji hatlarına takılıyor

Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan göç rotasındaki İzmir’de, yalıtımsız orta gerilim hatları ve yüksek gerilim telleri kuş ölümlerine yol açmaya devam ediyor. Türkiye’de enerji dağıtım şirketlerini kuş dostu yalıtıma zorlayan bağlayıcı bir mevzuatın ve resmî ölüm istatistiğinin bulunmayışı sorunu derinleştiriyor.

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- Türkiye üzerinden her yıl geçen yaklaşık 500 bin beyaz leylek ve çok sayıda süzülen kuş türü, göç koridorları üzerindeki yalıtımsız enerji altyapısı nedeniyle doğrudan ölüm riskiyle karşı karşıya kalıyor. İzmir ve çevresindeki sulak alanlar ile tarım arazilerini kesen enerji nakil hatları; başta beyaz leylek, flamingo ve yırtıcılar olmak üzere birçok kuş türü için hayati tehdit oluşturmayı sürdürüyor. Ege kıyı koridoru boyunca uzanan elektrik şebekeleri, göç eden kuşlar için görünmez bir bariyer haline geldi. Bölgedeki popülasyon kaybına ve riskin boyutuna dair resmî ölüm istatistiğinin açıklanmaması ise koruma çalışmalarının önündeki en büyük engellerden biri olarak gösteriliyor.

İki Ayrı Mekanizma: Elektrokusyon ve Kolizyon

Bilimsel raporlara göre kuşların hatlarla etkileşimindeki ölümler iki temel teknik ayrımda gerçekleşiyor. İlkini, çoğunlukla 31.5 kV ve 34.5 kV düzeyindeki Orta Gerilim (OG) hatlarında yaşanan elektrik çarpması (elektrokusyon) oluşturuyor. Bu durum, kuşun aynı anda iki farklı gerilim fazına ya da enerjili hat ile topraklanmış travers veya direğe temas ederek kısa devre oluşturmasıyla meydana geliyor. Mesnet izolatörlü direkler, çıplak köprü iletkenleri, açıkta duran trafo buşingleri ve ayırıcılar; metal veya beton direklerin iletkenliğiyle birleştiğinde ölümcül sonuçlar doğuruyor. Özellikle kanat açıklığı 155–215 cm olan beyaz leylekler, 60 ila 140 cm arasında değişen travers açıklıklarını tek bir kanat hareketiyle köprüleyebiliyor. Sonbahar göçündeki ölümlerin yüzde 70’inden fazlasını ise tecrübesiz genç bireyler oluşturuyor. Şah kartal, küçük akbaba, kızıl şahin ve puhu gibi türler de bu durumdan yoğun etkileniyor.

İkinci mekanizma olan tel çarpması (kolizyon) ise ağırlıklı olarak Yüksek Gerilim (YG) iletim hatlarında görülüyor. Kuşların yatay uçuşta kalın faz iletkenlerinden kaçarken pilonların en tepesindeki ince yıldırım koruma tellerini görememesi boyun kırılmasına ve iç kanamaya yol açıyor. Bu risk; flamingo, tepeli pelikan, kuğu ve toy gibi yüksek kanat yüküne ve düşük manevra kabiliyetine sahip ağır gövdeli su kuşlarını sisli havalarda ve gece uçuşlarında vuruyor.

Dünyada Zorunlu Standart, Türkiye’de Veri Yokluğu

BirdLife International verileri ve Bern Sözleşmesi’nin 110 No’lu Tavsiye Kararı’na göre, Avrupa’da her yıl on milyonlarca kuş enerji hatları nedeniyle yaşamını yitiriyor. Almanya, genç leylek ölümlerinin yüzde 60’tan fazlasının hat kaynaklı olduğunu belirledikten sonra Federal Doğa Koruma Kanunu ile tehlikeli OG direklerinin yalıtımını zorunlu kıldı. Macaristan 50 binden fazla direği yalıtıp yapay platformlar kurarak ölüm riskini yüzde 80 azalttı; İspanya ise çıkardığı kraliyet kararnamesiyle İspanyol şah kartalı popülasyonunun toparlanmasını sağladı.

Türkiye’de ise Tarım ve Orman Bakanlığı, EPDK veya TEİAŞ tarafından tutulan düzenli ve şeffaf bir resmî ölüm sicil istatistiği açıklanmıyor. Yalıtımsız hatlar sebebiyle her yıl on binlerce kuşun öldüğü tahmin edilirken, Doğa Derneği saha araştırmaları elektrik çarpmasının süzülen iri kuşlar için birinci derecede doğrudan ölüm tehdidi olduğunu ortaya koyuyor. Ağustosta İstanbul Küçükçekmece-Bahçeşehir hattında bir haftada 100’ü aşkın leylek ölüsü sayılırken, Mersin Çukurova hattında tek bir günde 50’den fazla leyleğin öldüğü kayıtlara geçti.

Gediz’den Küçük Menderes’e İzmir’in Enerji Hatları

Ege kıyı koridoru; Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes havzaları boyunca leylekler ve yırtıcılar için doğal bir kara otoyolu işlevi görüyor. Ramsar Alanı olan Gediz Deltası’nda (Menemen ve Çiğli) eski orta gerilim sulama hatları ve organize sanayi bölgesi ile tuzla arasındaki enerji koridorları, gece uçuşu yapan flamingolar ve tepeli pelikanlar için kolizyon, direklerdeki leylekler için elektrokusyon riski yaratıyor. Ekim 2026'da Doğa Derneği, Tour du Valat, DKMP ve BirdLife International ortaklığında başlatılan 5 yıllık restorasyon projesinde delta içindeki havai hatların yer altına alınması hedeflendi.

Küçük Menderes Havzası’nda (Torbalı, Tire, Bayındır, Selçuk) tarımsal kuyu sulaması için her tarlaya uzanan çıplak iletkenli OG hatları ve trafolar ölüm tuzağı oluşturuyor. Bakırçay Havzası’nda (Bergama, Dikili, Kınık) sulama kanalları boyunca uzanan açık hatlar benzer riskleri barındırıyor. Karaburun Yarımadası’nda ise yoğun rüzgâr enerji santralleri (RES) ve bunları şebekeye bağlayan nakil hatları dar boğaz etkisi yaratıyor. Lodos Enerji’nin Karaburun RES Kapasite Artışı Projesi için verilen "ÇED Olumlu" kararı, kuş göç yolları üzerindeki kümülatif ölüm riski tespit eden bilirkişi raporu doğrultusunda İzmir İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Yerel kayıtlara göre Temmuz 2020’de Bergama’da bir anne leylek akıma kapılarak öldü, 3 yavru yetim kaldı. Mayıs 2024-2025 döneminde Torbalı Pancar’da leylek yuvaları kaynaklı trafo yangınları bildirildi. Selçuk-Germencik/Söke sınırında Haziran 2024-2025 döneminde 1 yetişkin leylek öldü, 1 leylek yaralandı. Sasalı’da ise Ağustos 2020’de yaralanan 4 leylek tedavi edilerek doğaya salındı.

Mevzuat Boşluğu ve Kurumsal Sorumluluk

İzmir’de iletim seviyesindeki yüksek gerilim hatlarından TEİAŞ 3. Bölge Müdürlüğü sorumlu iken, orta ve alçak gerilim dağıtım şebekesinden GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. sorumlu bulunuyor. Şirketin Ege genelinde yürüttüğü "Leyleklere Yeni Yuva" projesi kapsamında 2 bin 250’den fazla yapay platform monte edilmiş ve "Leylek Elçileri" ağı kurulmuş olsa da bu müdahaleler açık tarım arazilerindeki binlerce kilometrelik çıplak şebekeyi kapsamıyor.

Temel sorun ise mevzuatta yatıyor. EPDK mevzuatında, Elektrik Piyasası Kanunu’nda veya Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nde hatların kuş koruma donanımlarıyla inşa edilmesini veya mevcut şebekenin izole edilmesini zorunlu kılan cezai veya yasal bir madde yer almıyor. RES ve YG hatları ÇED Yönetmeliği kapsamında ornitolojik izlemeye tabi tutulurken, asıl ölüm kaynağı olan orta gerilim kırsal dağıtım şebekeleri ÇED süreçlerinin tamamen dışında tutuluyor. TBMM tutanaklarında da İzmir’deki hatların yalıtılmasına dair doğrudan bir soru önergesi veya kanun teklifi bulunmuyor.

Silikon izolatör kılıfları, koruyucu hortumlar, galvanizli yuva platformları, iletim hatlarına takılan saptırıcılar ve hatların yer altına alınması ölümleri yüzde 95 ila 100 oranında önleyebiliyor. Ancak ulusal bir yasal zorunluluk getirilmedikçe ve dağıtım şirketlerinin hat bazlı arıza ile karkas kayıtları kamuoyuna açıklanmadıkça, göç yollarındaki altyapı kuşlar için risk oluşturmayı sürdürecek.

İLGİLİ HABERLER