Tuncay Özkan: "Cemil Tugay deli gömleği, AKP ateşten gömlek giydi"

GERÇEK HABERCİ’ye verdiği özel röportajda, parti değiştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı ve bürokratik yapıyı eleştiren Özkan, yaşanan sürecin demokrasiye zarar verdiğini belirtti.

Begüm Burçak GÜNAY- GERÇEK HABERCİ- ÖZEL HABER- CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Türkiye'deki siyasi tabloya ve iktidarın yönetim anlayışına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Askeri ve bürokratik vesayeti kaldırma iddiasıyla yola çıkan iktidarın kendi vesayetini yarattığını savunan Özkan, mevcut yapıyı sert sözlerle eleştirdi. Siyasi iktidarın tek adam iradesine dayandığını iddia eden CHP'li Özkan, bakanların sektörlerden atanmasını bürokratik oligarşinin bir göstergesi olarak nitelendirdi. Özkan, denetim mekanizmalarının işlevsiz hale geldiğini ileri sürdü.

"Bürokratik Oligarşiyi Seçimli Demokrasinin Yerine Koyuyorlar"

İzmir Büyükşehir Belediye başkanı Cemil Tugay’ın transfer olarak AK Parti’ye geçişini eleştiren Özkan, demokrasinin hiçe sayıldığının altını çizerek şunları söyledi:

“Bürokratik oligarşiyi seçimli demokrasinin yerine koyuyorlar. Bunu kabul edilebilir bir tarafı var mı? Bu, asimetrik bir düzen yaratma çabasıdır. Bu asimetrik süreçte ortaya çıkacak olan düzene daha sonra bir anayasa yazacaklar ve bizi bu düzende yaşamaya zorlayacaklar. Ama Türkiye öyle bir ülke değil. Türkiye bu tür şeyleri kabul edecek bir ülke değil. Bu, teslim alınabilir bir irade değil. Teslim alınabilmesi için özgürlükten vazgeçmesi lazım. Yani diyor ki: 'Ben yasayı bir tokmak olarak kullanacağım. Kim kafasını kaldırırsa ezeceğim. Herkes benim gibi olsun.' Öyle bir şeyin olması mümkün değil."

"Neye İtiraz Ettilerse Onu Kabul Ederek Dönüşüyorlar"

Siyasi temsilcilerin geçmişteki sözlerini ve İzmir'deki durumu hatırlatan Tuncay Özkan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Biz bu canavarı yok edeceğiz' diyenler, o canavarın kendisi oldular. Hatta o canavar bunların yanında masum kaldı. Bunun Türkiye'de kabul görmesi veya bununla birlikte İzmir'in hizaya getirilmesi, İzmir halkının iradesinin teslim alınması mümkün değildir. Neye itiraz ettilerse, neye karşı çıktılarsa onu kabul ederek, ona dönüşerek yolculuk yapıyorlar. Bunun sonu hüsrandır. Asıl ateşten gömleği Cemil Tugay giymedi; Cemil Tugay'ınki deli gömleği. Ama ateşten gömleği giyen AK Parti'dir ve bunun sonuçlarına katlanacak. Bu, belediyeler üzerinde bir rant elde etme meselesidir. Düne kadar Eyüp Kadir İnan ve Ceyda Bölünmez Çankırı, Cemil Tugay'ın ağzına geleni söylüyordu.Bence 'Kazdığı kuyuya düşer' lafı tam bunlara göre. Ya onların bu adamla ilgili söylediklerini alt alta koysak, bugün söylediklerini yan yana koysak... 'Ayna ayna, söyle bana ben kimim?' sorusu çıkar ortaya. Zaten uzun süredir AK Parti'nin kentte yürütmeye çalıştığı muhalefet belirli bir çerçeveye sahipti. Şimdi o çerçeve kırıldı. Kırıldılar bir noktada. Yani şimdi artık bir çizgileri yok. 'Gâvur İzmir' diyemezler. 'İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açarmış' marşını söylemek zorundalar, mecliste bile söylediler. Daha güzel söylemeleri için eğitim verebiliriz kendilerine. İzmir’in Mustafa Kemal'in kenti olduğunu kabul ederek yaşayacaklar, yaşamak zorunda kalacaklar artık. Cemil Tugay gibi işte aklını kaybetmediyse, 'Kimsesizlerin kimsesi cumhuriyettir' sözünün Atatürk'e ait olduğunu bilecek kadar eğitim görmüşlerdir diye düşünüyorum.

İLGİLİ HABERLER