MHP'li Feti Yıldız'dan gizli tanık uygulamasına sert tepki ve öneri

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, gizli tanık beyanlarının tek başına hükme esas alınamamasını hukuk sistemi için önemli bir kazanım olarak nitelendirdi.

Sosyal medya platformu X üzerinden ceza muhakemesi usullerine ilişkin detaylı açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, delil değerlendirme süreçlerinde vicdani ispat ilkelerinin altını çizdi. Yıldız, insan davranışlarının matematiksel kesinliğe indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğunu belirterek, bilimsel ve klasik delillerin rekabet değil dayanışma içinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

Yıldız, konuya ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Ceza muhakemesi bir suçun işlendiğine dair şüpheyle başlamaktadır. Bu şüphenin bertaraf edilmesi yani şüphenin yenilip belirsizliğin ortadan kaldırılması ve maddi gerçeğin araştırılması için vicdani ispat ilkeleri getirilmiştir. Hâkim kolektif delillere, tarafların aktif olarak katılıp tartıştığı hukuka uygun delillere dayanarak bir karara varmak zorundadır.”

Savunma hakkına saygı ve sözlü soru sorma yetkisi

Ceza muhakemesinde delil serbestisinin zorunluluğuna dikkat çeken Yıldız, hâkimin geçmişte yaşanan maddi vakıayı tespit etmeye çalıştığını hatırlattı. Dağınık haldeki delillerin değerlendirilmesinde taraflarla bağlı olmamanın esas olduğunu belirten Yıldız, gizli tanık uygulamalarının sınırlarına değindi.

Feti Yıldız açıklamasında şunları kaydetti:

“Şüpheli ve sanığın beyanları hem bir savunma hem de ispat vasıtası yani delil mahiyetindedir. Gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamaması hukukumuz için büyük bir kazanımdır. Bu yola mecbur kalınmadıkça başvurulmamalı, başvurulması halinde savunma hakkına saygı gösterilmeli ve sanığın gizli tanığa sözlü soru sorma hakkı mutlaka tanınmalıdır.”

Vicdani kanaatin oluşum süreci ve dijital deliller

Hâkimin delilleri önce tek tek sonra kül halinde değerlendirmesi gerektiğini anlatan Yıldız, tecrübe kurallarından faydalanarak vicdani kanaatin oluştuğunu belirtti. Kanuni karinelerin kanuni delil olmadığını, fiili karinelerin ise aksinin her zaman ispat edilebileceğini vurgulayan Yıldız, dijital verilerin emare kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yıldız, dijital verilerle ilgili şu görüşleri paylaştı:

“Dijital verilerin yapısı dikkate alındığında bunların da emare kategorisinde değerlendirilmesi ve hâkimle veri arasına bilirkişi incelemesinin girmesi gerekir. Şu hususu akıldan çıkarılmamalı. Cumhuriyet savcısı duruşmaya davayı kazanma motivasyonuyla çıkmaz. Mutlak bir şekilde sanığın aleyhine delil toplamaz. Davanın nihayetinde beraat mütalaası verebilir. Hatta kendi açtığı dava mahkûmiyet ile sonuçlandıktan sonra beraat talebiyle kanun yoluna da başvurabilir.”

İspat ilkeleri içinde şüphenin sanık lehine yorumlanmasının suçsuzluk karinesinin sonucu olduğunu belirten Yıldız, sanığın soruyu cevapsız bırakması durumunda sükûta değil diğer delillerin gücüne itibar edilmesi gerektiğini ifade etti. Yıldız, ispatın en büyük handikabının delillerin hâkim tarafından ikame edilmesi olduğunu sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER