Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde 367 gündür tutuklu bulunan Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de aralarında olduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi. Böcek, 5 Temmuz 2025'te tutuklanmıştı. Davanın üçüncü duruşmasında sağlık sorunlarını anlatan Böcek, cezaevinde gizlice ağladığını belirtti.
702 sayfalık iddianame ve 258 milyon TL'lik müsadere talebi
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı 702 sayfalık iddianamede, sanıklara "İcbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira" gibi suçlamalar yöneltiliyor. İddianamede, soruşturma kapsamında tespit edilen 26 eylem hukuki olarak değerlendirildi. Muhittin Böcek'in "İcbar suretiyle irtikap" ve "Haksız mal edinme", oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in ise "Yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap" ve "Nüfuz ticareti" gibi suçlardan cezalandırılması talep edildi. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu da suçlamaların yöneltildiği isimler arasında yer aldı.
Soruşturma kapsamında şüphelilerden ele geçirilen yaklaşık 170 milyon 83 bin TL nakit paranın yanı sıra 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir lüks saat ve bir cep telefonuna el konulması istendi. El koyma kararı verilen mal varlıklarının toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu iddianamede belirtildi. Dava, Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve duruşma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda yapıldı.
"Babamın nüfuzunu kullanmadım"
Duruşmada söz alan ve bir yıldır tutuklu bulunan Gökhan Böcek, hakkındaki suçlamaların ticari faaliyetlerden ibaret olduğunu savundu. Soruşturma başladığında yurt dışında olmasına rağmen kendi iradesiyle gelip teslim olduğunu hatırlatan Böcek, "Babamın nüfuzunu kullanmadım. Babamdan 5 dakika da olsa randevu talep edenlerin bugün hakkımda ifade verdiğini görüyorum. Artık tüm deliller toplanmış. Tutuklandığım gün oğlum 7 aylıktı, annesi de tutuklanmıştı. Bunun manevi yükünü taşıyorum. Tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu.
"Cezaevinde gizli gizli ağladım"
Sağlık sorunları nedeniyle tahliyesini isteyen Muhittin Böcek, 367 gündür tutuklu olduğunu ve adalete her zaman güvendiğini söyledi. Türkiye'de en ağır Covid-19'u geçirenlerden biri olduğunu ve 108 gün yoğun bakımda kaldığını belirten Böcek, "5 Temmuz 2025’te cezaevine geldiğimde 12 ilaç kullanıyordum. Şu anda 1 günde 25 ilaç kullanıyorum. İlaçları yükselten de raporu veren de aynı doktorlar. Vicdanları rahat mı merak ediyorum. Bu durum beni üzdü ve cezaevinde gizli gizli ağladım. Akciğerlerimde mantar oluşmuş, avukatlarım raporu sunacak" dedi.
"Dost bildiklerim yanlış yaptı"
Görev süresince devleti kamu zararına uğratmadığını ifade eden Böcek, hesabını veremeyeceği hiçbir işin içinde olmadığını vurguladı. Böcek, "Ben 12 dönüm yerimi devlete bağışladım, okul yapıldı. 1 yıldır ek ifadelerle cezaevinde kalmak istemeyenleri, dost bildiklerimin yanlış yaptığını üzülerek gördüm" diye konuştu. Üç defa anjiyo olduğunu, prostat ve şeker hastalıklarıyla mücadele ettiğini, 12 kilo verdiğini anlatan Böcek, "Yaşamak istiyorum. Hiçbir suçum yok. Heyetinizin adaletine ve merhametine ihtiyacım var. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Eylül'e erteledi.