Yeni Parti'den köprü ve otoyol hamlesine tepki: Bunun adı satıştır

Merkezi yönetimin yılın ilk yedi ayında 1,79 trilyon lira faiz ödediği ve bütçe açığının 1,32 trilyon liraya ulaştığı belirtilerek, gelir getiren altyapıların devri eleştirildi.

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirerek, vatandaşın borç yükü altında ezildiğini ve devletin faiz faturasının trilyonları aştığını vurguladı. Karabat, özellikle gelir üreten köprü ve otoyolların özelleştirme programına alınmasına yönelik açıklamalarda bulundu.

Karabat, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye'de uygulanan ekonomi politikasının geldiği noktaya bakın. Vatandaş borcunu ödeyemiyor. Devletin faiz faturası trilyonları aşıyor. Şimdi de gelir üreten köprü ve otoyollar özelleştirme programında. Rakamlarla anlatalım. Önce devletin hesabına bakalım. 2026'nın ilk 7 ayında merkezi yönetimin faiz gideri yaklaşık 1,79 trilyon TL. Sadece temmuz ayında faiz ödemesi 326,8 milyar TL. Bütçenin giderek daha büyük bölümü geçmişte yapılan borçlanmaların faizine gidiyor.

Üstelik bu kadar yüksek faiz ödenmesine rağmen bütçe toparlanmıyor. Ocak-temmuz bütçe açığı 1,32 trilyon TL. Sadece temmuz açığı 378,1 milyar TL. Yani devlet bir taraftan yüksek faiz ödüyor, diğer taraftan açık vermeye devam ediyor. Borç-faiz-açık döngüsü giderek ağırlaşıyor. Peki vatandaşın durumu farklı mı? Hayır. Bireysel kredi ve kredi kartlarında yasal takibe düşen borçlar haziranda 379 milyar TL'ye ulaştı. Yıllık artış yüzde 79. Kredi artık birçok hane için yatırım veya tüketim aracı olmaktan çıktı, geçim finansmanına dönüştü.”

Bireysel takiplerde rekor artış ve özelleştirme eleştirisi

Milletvekili Karabat, bireysel borçluların durumuna dair verileri paylaşarak, haziran ayında yalnızca kredi veya kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe giren kişi sayısının 297 bin olduğunu belirtti. 2026 yılının ilk altı ayında ise mükerrerlikten arındırılmış kişi sayısının yaklaşık 1 milyon 117 bine ulaştığına dikkat çekti.

Karabat açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Bireysel kredi kullanan kişi sayısı 38 milyondan 43 milyona çıktı. Takibe düşen kişi sayısındaki artış ise yüzde 168 oldu. Bireysel kredi kullananlarda takip tutarındaki artış yüzde 320 seviyesine ulaştı! Vatandaş kredi kartını, kredili mevduat hesabını ve ihtiyaç kredisini giderek daha fazla hayatını çevirmek için kullanıyor. Bir tarafta borç yükü altında zorlanan vatandaş, diğer tarafta 7 ayda 1,79 trilyon TL faiz ödeyen ve 1,32 trilyon TL bütçe açığı veren devlet.

Tam bu tabloda ne yapılıyor? Gelir üreten köprü ve otoyollar için özelleştirme süreci başlatılıyor. Kelime oyunu yapılarak 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile otoyolların satılmayacağı, 30 yıl işletme haklarının devri yapılacağı ifade ediliyor. Ama kimseyi kandıramazsınız, bunun adı satıştır. İşte ekonomi politikasının geldiği içler acısı hal karşımızda duruyor. Vatandaş borçlanıyor. Borçlarını ödeyemeyenlerin sayısı artıyor. Devlet trilyonlarca lira faiz ödüyor. Bütçe trilyonluk açık veriyor. Ve çözüm olarak, para kazandıran kamu altyapılarının satılması planlanıyor.”

Ak Parti'nin özelleştirme siciline işaret edildi

Ekonominin başarısının sadece enflasyon rakamlarıyla ölçülemeyeceğini savunan Karabat, hem vatandaşın hem de devletin bilançosunun kötüleştiğini ifade etti. Açıklamada, Cumhuriyet tarihinde yapılan özelleştirmelerin büyük kısmının Ak Parti döneminde gerçekleştiği hatırlatıldı.

Karabat sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugünün bütçe ihtiyacı için yarının gelirinden vazgeçmenin hesabını kim yaptı? Ekonomi politikalarının başarısı yalnızca enflasyonun birkaç puan düşmesiyle ölçülemez. Vatandaşın bilançosuna bakın. Devletin bilançosuna bakın. Ödenen faize bakın. İcraya düşenlere bakın. Sonra özelleştirme listesine bakın. AK Parti satmalara doyamadı. Cumhuriyet tarihinde yaklaşık 75 milyar dolarlık özelleştirmenin 65 milyar dolardan fazlasını AK Parti tek başına yaptı.

Bunun vatandaşa tek kuruş faydası olmadı. Derin yoksulluk ve gelir adaletsizliği arttı, bir avuç rantçı zengin edildi. Ortaya çıkan tablo ağır. Vatandaş borç batağına sürüklenirken devlet faiz yükünün altında eziliyor. Hükümet ise umudu gelir üreten kamu varlıklarını özelleştirmekte arıyor. Bu tablo başarı değil. Uygulanan ekonomi politikasının duvara tosladığının göstergesidir.”

İLGİLİ HABERLER