500 gündür tutuklu belediye başkanları için Beylikdüzü’nde tarihi yürüyüş

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mart sürecinin 500’üncü gününde Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklulara destek için Beylikdüzü’nde toplanan kalabalığa seslendi.

Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki hücresinden gönderdiği mektubun okunmasıyla başlayan buluşma, Özgür Özel’in iktidara yönelik sert eleştirileriyle devam etti. Tutuklu belediye başkanlarının 500 gündür özgürlüğünden yoksun bırakıldığını vurgulayan Özel, yürüyüşün gösterdiği katılımın siyasi dayanışmanın önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.

“Bizleri 500 gündür rehin tutanlar, millete boyun eğdirmenin, Türkiye’yi bir hanedanlığa çevirmenin planlarını yapıyordu. Ama sizler bu plana geçit vermediniz, vermeyeceksiniz. Milletimiz, uğruna onca bedel ödediği cumhuriyetten, demokrasiden vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Millet, adalet ve hürriyet, huzur ve refah istiyor. İnsanca, kardeşçe, sevgiyle, hoşgörüyle yaşamak istiyor.” cümleleriyle seslenen İmamoğlu, mücadeleye devam edeceğini ifade etti.

“Kibir ve kötülük yenilecek, zafere biz ulaşacağız”

İmamoğlu mektubunda, “Bizim derdimiz, davamız, milletin isteğini yerine getirmekten ibarettir. Bunun için sonuna kadar mücadele etmeye, ne bedel gerekiyorsa ödemeye devam edeceğim. Gelecek güzel günlere inancımı hiç yitirmedim ve asla yitirmeyeceğim. Çünkü aziz milletimize güveniyorum… Sizlere güveniyorum… Enerjisiyle, cesaretiyle, insanlığıyla siyasette tertemiz bir rüzgâr estiren, çok değerli Genel Başkanımız Özgür Özel’e güveniyorum… Onun etrafında kenetlenen tüm yol arkadaşlarımızın inancına, kararlılığına güveniyorum. Elbette başaracağız. Tek derdi koltuk olanlar kaybedecek, tek derdi millet olanlar kazanacak. Her şey çok güzel olacak.” sözlerine yer verdi.

Özel yürüyüşte yaptığı kapsamlı konuşmada, Beylikdüzü’nün İmamoğlu için taşıdığı simgesel öneme dikkat çekti. Buranın, İmamoğlu’nun siyasete başladığı, ilk kez belediye başkanı seçildiği ve mazbatasının iptalinin ardından yeniden başlattığı mücadelenin fitilini ateşlediği ilçe olduğunu hatırlattı.

Mehmet Murat Çalık’ın da Beylikdüzü’nde iki dönem belediye başkanlığı görevini üstlendiğini ve ilçeye kazandırdığı hizmetleri anlatan Özel, Resul Emrah Şahan’ın tutukluluğunun da 500’üncü güne ulaştığını kaydetti. “Bugün buradaki kitlesel katılım, milletin yarınlarını hep birlikte kurtarma ümidine verilen destektir. Cumhurbaşkanı adayımıza ve partimizin kurumsal kimliğine sahip çıkan arkadaşlarımıza sahip çıkılması anlamına gelmektedir” diyerek dayanışma mesajını yineledi.

“500 gün geçti; bu meydan bir kişi eksilmedi”

İktidarın devlet gücünü, siyasileşmiş yargıyı ve kumpasları kullanarak kendilerini yıldırmayı hedeflediğini aktaran Özel, şu eleştirileri yöneltti:

“Bunu yapanlar ellerindeki devlet gücüne, siyasileştirdikleri yargıya, adeta yargı kollarına dönüştürdükleri hakimlere, savcılara ve onların masum insanlara kurdukları kumpaslara güveniyorlar; bunların televizyonlarda, gazetelerde yer almasıyla birlikte bu insanların gözden düşeceğini, gönüllerde edindikleri yerleri kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Ama bir şeyi hesap edemediler. Sizi, sizin vicdanınızı, ferasetinizi, cesaretinizi hesap edemediler.”

Özel, Erdoğan’a doğrudan seslenerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk gün olduğu gibi bugün de buradan, hani diyor ya ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.’ Tam göbeğinde olana sesleniyorum. Ey Erdoğan; görüyor musun? Bir ay geçmedi, 10 gün geçmedi, 100 gün geçmedi. Üzerinden tam 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız. Milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz. Buradan dosta - düşmana haykırıyorum ki 500 gün geçti; bu meydan bir kişi eksilmedi, bir yürek eksilmedi. Her yürüyüşte, ayaklarımıza yeni ayaklar eklendi, omuz başımızda yeni yoldaşlar belirdi.”

“500 gün geçti; Beylikdüzü geri adım atmadı, İstanbul geri adım atmadı, bu millet geri adım atmadı. 500 gün geçti; İstanbul susmadı, Türkiye darbeye teslim olmadı. Haklıyı - haksızı ayıran, doğruyu yanlıştan ayıran, namusluyu namussuzdan ayıran ve evlatlarına sahip çıkan bu asil milletin, hepinizin önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Tarihin bu 500 günü iki ayrı hikayeyle yazacağını belirten Özel, birinci hikayede milletten korkan ve sandıktan kaçanların utanç sayfalarının yer alacağını ifade etti. İkinci hikayenin ise milletin Saraçhane’de başlattığı ve 500 gündür sürdürdüğü demokrasi destanı olacağını duyurdu.

“Mehmet Murat Çalık’ın emeği Beylikdüzü’nü dönüştürdü”

Ekrem İmamoğlu’nun, dört kez AK Parti’yi yendiği için ve 23 Mart’ta yapılan ön seçimle 15,5 milyon vatandaşın oyuyla milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapiste tutulduğunu vurgulayan Özel, Beylikdüzü’nün İmamoğlu’ndan sonra Mehmet Murat Çalık’a emanet edildiğini söyledi.

Çalık’ın görev süresince iki seçim üst üste yüzde 50’nin üzerinde oy alarak başarısını kanıtladığını hatırlatan Özel, Beylikdüzü ile komşu ilçe Esenyurt arasındaki kentleşme farkına dikkat çekti. Yolun bir tarafında yıllardır süren çarpık yapılaşma ve kişi başına yarım metrekare yeşil alan bulunduğunu, diğer tarafında ise Çalık’ın planlamasıyla kişi başına 12 metrekare yeşil alan düştüğünü belirtti.

Hiçbir delil olmadan 500 gündür tutuklu bulunan Çalık’ın hastalığına rağmen kelepçeyle kanser tedavisine götürüldüğünü aktaran Özel, “Bu iki yiğit evladınız 500 gündür çile çekerken ama eğilmez, bükülmez, dimdik dururken; yanlarında Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı 500 gündür orada kalan evladımız, kardeşimiz Resul Emrah Şahan var. Ona da selam olsun.” diyerek dayanışma vurgusunu yineledi.

“Resul Emrah Şahan’ın dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz”

Resul Emrah Şahan’a yönelik suçlamaların gerçek nedenine dair çarpıcı iddialarda bulunan Özel, Şahan’ın kent uzlaşısından içeri alındığını ve terör soruşturmasıyla tutuklanarak Şişli Belediyesi’ne kayyım atandığını hatırlattı. Süreçte kayyımların iadesi gündeme gelince telaşa kapılanların Şahan’ı yeniden hedef aldığını ifade etti.

Özel sözlerini şöyle sürdürdü: “Şişli’de imar rantı elde ettiği için değil; AK Parti’ye yakın iş adamlarının imar rantlarına engel olduğu için, kente karşı suç işlemediği, işleyenlere geçit vermediği için kendisini iftiralarla içeriye attılar, onu da 500 gündür tutuyorlar. Resul Emrah Şahan’ın tertemiz yüreğinin, apaçık alnının, dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz hep birlikte.”

“15 belediye başkanımızı tutukladılar, 13 AK Partili belediyeye dokunmadılar”

Son yerel seçimlerde partisinin birinci parti olduğunu ve AK Parti’yi tarihinde ilk kez yenilgiyle tanıştırdığını anımsatan Özel, İstanbul’da 26 belediye kazandıkları o gecenin ardından başlayan operasyonlara dikkat çekti. Seçilmiş 26 belediye başkanından 15’inin tutuklandığını ancak aynı şehirdeki 13 AK Partili belediye başkanına hiç dokunulmadığını belirtti.

Özel, iddialarını şu sözlerle sürdürdü: “Allah şahit ki herkes biliyor ki Beylikdüzü’nde ve İstanbul’un diğer 38 ilçesinde yaşayan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup herkesin ve tarihin önünde şunu ifade ederim ki, bizim 15 belediye başkanımızda şu kadar bir leke varsa bunun 500 katı Adalet ve Kalkınma Partili belediye başkanlarında var. Yalansa ‘Yalan’ desinler.”

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da hedef alındığını belirten Özel, Dedetaş’a AK Parti’ye geçmesi yönünde şantaj yapıldığını ancak onun tıpkı İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet gibi “AK Parti’ye geçeceğime paşa paşa hapis yatarım” diyerek cezaevine gitmeyi göze aldığını anlattı. Benzer bir onurlu duruşu Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun da sergilediğini sözlerine ekledi.

“Tuzla rezaletinin hesabını eninde sonunda verecekler”

Konuşmasında Tuzla’daki emsal transferi skandalına da geniş yer ayıran Özel, bir önceki AK Partili belediye başkanının sistem açığını kullanarak aynı yeşil alanı onlarca binaya mükerrer yazdığını ve devleti kandırdığını anlattı. Olayın belediyenin el değiştirmesinin ardından ortaya çıkarıldığını ve İBB Teftiş Kurulu’nun suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.

Özel konuya ilişkin şunları kaydetti: “AK Parti bunu yapmak yerine ‘Şadi de dursun, Eren Ali Bingöl de AK Parti’ye katılsın, işin üstü örtülsün, bu iş bana yarasın’ dedi. Buradan şunu söylüyorum. Bu işe, başta Tuzla’ya bu kötülüğü yapan Şadi de bununla uzlaşıp AK Parti ile anlaşan Eren Ali de biz ‘Şeffaf bir şekilde Tuzla’nın hakkını verin, devletin hakkını verin’ demişken bu kumpas kurulsun diye bile bile buna lades diyen bakanlık yetkilileri de ve tüm bu işlerin başında Tuzla’da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali’yi tehdit edip bana yollayan, ‘Aman Genel Başkanım Akın Gürlek’e bulaşma. Beni tutuklatırsın’ diyenlere söylüyorum. Bunu söylüyorum. Tuzla rezaletinin Şadi de Eren de bürokratların hepsi de Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek.”

“Millet sel olmuş akıyor, önünde hiçbir kütük duramaz”

Yeni Parti’nin kuruluş hikayesine de değinen Özel, partinin ismini, bütçesini ve kuruluş iradesini doğrudan milletin belirlediğini söyledi. “Millet istedi, Yeni Parti kuruldu. Millet adını böyle söyledi, adı Yeni Parti oldu. Millet emekli maaşından, kumbarasından, yastığın altından, kefen parasından yolladı. Yeni Partinin bütçesi bu oldu.” diyerek tabandan gelen desteğin altını çizdi.

Konuşmasını sonlandırırken iktidara bir kez daha meydan okuyan Özel, “Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir. Millet bizimle beraberdir. Bertolt Brecht’in dediği gibi ‘Halkın coşkun akan selinin karşısında kimse duramaz.’ Adana’da Tekir Yaylası’ndaki amcamın kendi diliyle söylediği gibi ‘Millet sel olmuş akıyor. Önünde hiçbir kütük duramaz.’” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER