Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görev süresinin geleceğine dair senaryoların tartışıldığı bir dönemde, iktidara yakın isimlerden gelen kimlik vurgulu açıklamalar dikkat çekiyor. Bilal Erdoğan’ın ardından bu kez Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, eğitim geçmişi ve kimliğine ilişkin sözleriyle gündeme geldi.
Patronlar Dünyası’ndan Toygun Atilla’ya konuşan Bayraktar, ABD’de Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) eğitim aldığını hatırlatarak, “Robert Kolej’de de MIT’de de okudum ama hâlâ Laz uşağı olarak duruyorum” ifadelerini kullandı. Bayraktar, kendisini “Robertli” ya da “Amerika eğitimli” gibi etiketlerle tanımlamadığını, “Türk Müslüman Selçuk Bayraktar, bu ülkenin evladı” olarak gördüğünü söyledi.
“Devşirme mektebi” uyarısı
Bayraktar, lise eğitimi için gittiği Robert Kolej öncesinde babası Özdemir Bayraktar’ın kendisini uyardığını da anlattı. Babasının, okul için “Burası Batı’nın, Amerika’nın devşirme mektebi gibi bir yer” dediğini aktaran Bayraktar, bu uyarının kendisinde bir kopuş değil, “bilerek okuma” refleksi yarattığını ifade etti.
ABD deneyimine dair anlatısında “Batı beni dönüştürdü” söyleminden özellikle uzak duran Bayraktar, küresel kültürün tek tip insan ürettiğini savundu. Farklı ülkelerden arkadaşlarıyla olan deneyimini anlatan Bayraktar, “Herkes Amerikalı gibi olursa robot gibi insanlar olur” diyerek, kendi ifadesiyle “orijinal” kalışını savundu.
Bilal Erdoğan’dan sonra benzer vurgu
Bayraktar’ın açıklamaları, kısa süre önce Bilal Erdoğan’ın “seküler bir ülkede büyüdüm, yurt dışına uyumda sorun yaşamadım ama kültürümü korudum” sözlerinin ardından geldi. İktidara yakın iki ismin de Batı’da eğitim görmüş olmalarına rağmen kimlik ve aidiyet vurgusunu öne çıkarması, siyasi kulislerde dikkatle izlenen bir başlık olarak değerlendiriliyor.
Bayraktar’ın sözleri, bir yandan Batı karşıtı bir söylem kurmadan küresel elit eğitim sistemine mesafeyi, diğer yandan milliyetçi-muhafazakâr bir kimlik inşasını öne çıkaran bir çizgiye işaret ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: