Alevi kurumları, kararın eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünü ihlal ettiğini belirterek düzenlemeyi reddettiklerini açıkladı.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu'nun ortak açıklamasında, yönetmeliğin “inkâr siyasetinin yeni bir ilanı” olduğunu kaydetti.
"Camiyi ‘ibadet alanı’, cemevini ‘kültürel tesis’ saymak anayasal suç"
Şahinbey Belediyesi CHP'nin önceki dönem Meclis Üyesi Uğur Kalkan, değişikliği eleştirerek, “Resmî Gazete’de yayımlanan bu yeni lejant, açık bir ayrımcılık belgesidir. Anayasa’nın 10. maddesi ‘Kanun önünde eşitlik’ derken, 24. maddesi ‘İnanç özgürlüğünü’ güvence altına alırken; camiyi ‘ibadet alanı’, cemevini ‘kültürel tesis’ saymak anayasal suçtur. Cemevi bir hobi alanı veya sergi salonu değil, bir inancın merkezidir. Bir inancı ‘ibadet’, diğerini ‘kültürel faaliyet’ olarak kodlamak, eşit yurttaşlık ilkesini yok saymaktır. Tanımlama değil, tanınma istiyoruz!” dedi.
Alevi derneklerinden ortak açıklama
Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu'nun ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan, 'Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' 22 Ocak 2026 tarihli ve 33145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
Bu yönetmelik, Alevi toplumunun yıllardır dile getirdiği taleplere bir çözüm değil; aksine, inkâr siyasetinin yeni bir ilanıdır!
Cemevlerinin, imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” başlığı altında tanımlanması; AKP ve Saray’ın, Alevi inancını yok etmeye çalıştığının ve Cemevlerini ibadethane olarak tanımlamadığının en net göstergesidir!
Aleviler için Cemevi bir 'kültür merkezi' değil, İbadethanedir!
Bu konu ne yönetmeliklerle, ne de kelime değişikliği ile çözülebilir.
Cemevlerini; cami, kilise ve havranın karşısına eşit bir ibadet yeri olarak koymaktan bilinçli biçimde kaçınan bu düzenleme, eşit yurttaşlık ilkesini açıkça ihlal etmektedir.
Devlet, bir yandan 'Alevilerle Açılım' söylemini dolaşıma sokarken; Cemevlerinin sorununu çözeceğiz diyerek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurarken, diğer yandan Alevilerin ibadethanesini yasalarda açıkça belirtmekten kaçmaktadır.
Bu da, bir kez daha göstermiştir ki, AKP Hükümeti ve Saray’ın derdi, Alevilerin taleplerini yerine getirmek değil; inancımızı yok saymaktır.
Kurulan bu yapının, işlevsiz olduğu ve kuruluş amacının da inancımızın asimilasyonuna hizmet ettiği tescillenmiştir.
Bu ikiyüzlü yaklaşım saklanamaz ve kabul edilemez.
Alevi Kurumları olarak açıkça ifade ediyoruz: Cemevlerinin statüsü, yönetmeliklerle değil; inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık temelinde, Anayasa’ya ibadethane olarak eklenmelidir.
Alevi İnancı, bu ülkenin asli inançlarından biridir ve bu gerçek, er ya da geç, hukuken de kabul edilmek zorundadır.
Bu düzenlemeyi reddediyoruz. Alevi toplumunun iradesini yok sayan, inancımızı tanımayan hiçbir “düzenleme” bizim açımızdan meşru değildir."
Yorumlar
Kalan Karakter: