weather
22°
Gerçek Haberci Ekonomi Bal tutan parmağını ısırdı: 600 teneke bal üreticinin elinde kaldı

Bal tutan parmağını ısırdı: 600 teneke bal üreticinin elinde kaldı

Ege'de son yılların en verimli çam balı hasadı yaşanırken, fırlayan girdi maliyetleri ve tüccarın düşük fiyat dayatması üreticiyi zora soktu. Girdilerin yüzde 200'e varan oranlarda arttığı sezonda toptan fiyatın geçen yılın bile altına indiğini belirten İzmirli üretici Ramazan Keklik, 600 teneke balın elinde kaldığını söyleyerek sahadaki çöküşü anlattı.

4 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
Bal tutan parmağını ısırdı:  600 teneke bal üreticinin elinde kaldı

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- Ege Bölgesi'nde eylül ayı itibarıyla başlayan çam balı sağımında son dönemin en bereketli rekoltelerinden birine ulaşıldı. Ancak doğadaki verim artışı, arıcının yaşadığı ekonomik darboğazı hafifletmeye yetmedi. Mazottan işçiliğe, kovan ücretlerinden kışlık besleme şekerine ve arı ilaçlarına kadar bütün girdi kalemlerinde yüzde 200'ü bulan artışlarla karşılaşan üretici, toptan piyasada oluşan taban fiyatların altında ezildi.

İzmir'de uzun yıllardır arıcılık yapan Ramazan Keklik, sezonda kaliteli ve bol ürün elde etmelerine rağmen emeğin karşılığını alamadıklarını ifade etti. Tüccarların üreticinin borç takvimini fırsata çevirdiğini aktaran Keklik, yaşadıkları maliyet baskısını şu sözlerle aktardı:

"Fiyat çok kötü, diplerde ve geçen seneki fiyatların bile altında. Bizim maliyetlerimiz geçen seneye göre yüzde 100 değil, yüzde 200'e varan oranlarda arttı. Mesela geçen yıl 45-50 lira bandında olan mazot şu anda 100 lira sınırında. Haliyle nakliye için mazot yakıyoruz, arıya gidip gelmek için yine aynı şekilde. İşçilik maliyetleri 2 bin 500 ila 3 bin lira günlük yevmiyeye çıktı, üstelik insan bulduğumuz zaman bu parayı veriyoruz. Katlı kovan geçen yıl 2 bin liraydı, şu anda 3 bin 500 lira. Kışın besleme şekerine, hormonuna, varroa ilacına hepsine yüzde 100 ila yüzde 200 zam geldi. Bütün girdilerimiz bu kadar fırlamışken bizim balımız geçen yıla göre yüzde 10 geriye düştü. Allah'a şükür bu sene bal çok güzeldi, eski yıllar gibi çamda bal oldu. Bırakın fazlasını, fiyatlar geçen senenin az bir şey üstünde olsa, tenekesi geçen sene 4 bin 500 liraydı, bu yıl 5 bin 500 liraya bile razıydık. Sıtmayı gösterip gribe razı etmek derler buna; gerçi 5 bin 500 lira da emeği kurtarmaz ama ona bile mecbur kaldık."

Üreticiden Ucuza Markette Fahiş Fiyata

Arıcının hasat mevsiminde sıkıştığını ve toptancıların bu durumu kendi lehlerine kullandığını dile getiren Keklik, toptan fiyat ile tezgâh fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çekti:

"Tüccar şu anda ne diyor; 'Arıcı bütün borçlanmasını hasat dönemine ayarlamıştır' diyor. Eylül, ekim, kasım aylarında arıcının kredi borcu vardır, başkalarından borç almıştır, kışın besleme şekerini borçla almıştır. Tüccarlar buna göre program yapıp insanları düşük fiyata mecbur ediyorlar. 27 kiloluk bir teneke çam balına toptanda 4 bin 500 lira veriyorlar. Onu da sanki 'hatırın için alayım' der gibi yapıyorlar. Kilosu 200 lirayı bile bulmuyor. Biz bu sene 500-600 teneke bal alırsak, en azından 6 bin liranın üzerinde satarız, işçiliği maliyeti çıktıktan sonra bize de 2 milyon lira civarında bir para kalır, rahat geçimimizi sağlarız diye hedef koymuştuk. Ama şu an elimde 600 teneke bal kaldı, satamıyoruz. Onların dediği 4 bin 500 liraya verirsen satılır ama yazık. Markete gittiğiniz zaman bizden alan tüccarın, işletmelerin o küçücük kavanoz ballara 800 lira, bin lira fiyat koyduğunu görüyorsunuz. Bu fırsatçılığın artık önüne geçilmesi lazım, arıcı gerçekten çok zor durumda."

"Bu Gidişle Arıcının Sonu Gelir"

Üreticinin kazanamaması sebebiyle sektörün geleceğe umutla bakamadığını ve gençlerin meslekten uzaklaştığını vurgulayan Keklik, sahadaki yıpranmayı şu ifadelerle dile getirdi:

"Ben 50 yaşındayım arkadaş. Çiftçilikten, arıcılıktan başka yapacak bir işimiz yok; gidip bir yerde şoförlük mü yapalım, gece bekçiliğine mi girelim, bizim artık bir yere gitme şansımız yok. Bu aşamada arıcılık ölüyor. Benim oğlum lise sonda, Allah'tan o okumayacağını ve arıcılık yapacağını söylüyor ama genel duruma baktığınızda kimse artık arıcılık yapmak istemiyor. Çünkü arıcıların yüzde 70'i para kazanamıyor. Türkiye ortalaması kovan başı 15 kilo baldır. Kovan başı 10 kilo ve altında bal alan arıcıların tamamı şu anda zararda. Bal para yapsa, 6 bin bandında gitse biz işçiye de 4 bin lira yevmiye veririz, çalışan insan daha mutlu ve düzgün çalışır. İnsanlar para kazandıkça kovanını yeniler, makinesini, ekipmanını, arabasını yeniler; bunlar birbirini tamamlayan döngülerdir. Biz bu balları üretmek için zamanımızdan, sağlığımızdan oluyoruz; bazı günler 3-4 saat uykuyla, bazen 20-24 saat ayakta kalarak çalışıyoruz. Şöyle söyleyeyim; bu gidişle arıcılığın sonu gelebilir, şimdilik sürünmeye devam ediyoruz."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız