weather
36°
Gerçek Haberci Ekonomi Emekçiler vergi sisteminin motoru: Gelir vergisinin yarısını ücretliler ödüyor

Emekçiler vergi sisteminin motoru: Gelir vergisinin yarısını ücretliler ödüyor

Gelir ve kurumlar vergisi rekortmenlerinin büyük çoğunluğu isimlerinin açıklanmasını istemezken, stopaj yoluyla tahsil edilen gelir vergisinin neredeyse yarısı maaşlı çalışanlardan kesiliyor.

4 Dakika
Okunma Süresi
Emekçiler vergi sisteminin motoru: Gelir vergisinin yarısını ücretliler ödüyor

Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 2025 yılı verilerine göre açıkladığı listede, gizlilik talebinin önceki yıllara kıyasla rekor seviyeye çıktığı görülüyor. Gelir vergisinde ilk 100'e giren 78 kişi ile kurumlar vergisinde ilk 100'deki 36 kurum, kimlik bilgilerinin kamuoyuyla paylaşılmasını reddetti.

Bu durum, vergi adaleti tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bütçe gerçekleşme verileri tablonun diğer yüzünü ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk altı ayında toplam vergi gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturan gelir vergisi tahsilatında, ücretlilerin yükü artarak devam ediyor.

Rekortmenler listesi anlamını yitirdi

2000 yılında sadece 14 kişinin adının açıklanmasını istemediği listede, 2025 yılında bu sayının 78'e ulaşması "gizleme" eğiliminin kural haline geldiğini gösteriyor. Bu durumun nedenleri şu ifadelerle değerlendiriliyor:

“Bu sorunun net bir yanıtı yok. Zira, ortada öteden beri devam eden bir eğilim bulunmuyor. Geçmişte olmayan talep neden günümüzde “esas” haline geldi? İş insanları neden son dönemde kazancının ve ödediği verginin bilinmesini istemiyor? Bunun, sosyal kaygılar, güvenlik sorunu, borç talepleri, kazanç/vergi oranı dengesizliğinin bilinmesinin istenmemesi gibi çok sayıda nedeninin olduğu açıktır. Ancak, ödenen vergiyi açıklamamanın en büyük nedeni “açıklamama”nın esas haline gelmesidir. Ödediği vergiyi açıklamayanların çoğunluğa dönüştüğü ortamda diğer iş insanlarının büyük kısmı da ortada göze çarpacak şekilde görünmek istememektedir. Kazancın bilinmesinin getirdiği endişe, ödenen vergi ile övünmeyi bastırır hale gelmiştir. Öyle ki, gelir vergisi rekortmenleri listesi, gizlenenlerin yüzde 80'e dayandığı yapıda artık anlamını büyük ölçüde yitirmiştir.”

Listede ismi açıklanan 22 kişiden 18'inin menkul sermaye iradı, 2'sinin ücret geliri ve 2'sinin serbest meslek kazancı elde ettiği belirtiliyor. Kurumlar vergisi tarafında ise unvanını açıklayan 64 şirketin 39'u bankacılık, sigortacılık ve finansman alanında faaliyet gösteriyor. Bu veriler, vergi yükünün üretimden ziyade sermaye ve fon işletmeciliğine kaydığını işaret ediyor.

Ücretliler gelir vergisinin %47'sini karşılıyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı Ocak-Haziran dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine göre, toplam bütçe gelirleri 7 trilyon 787 milyar 344 milyon TL olarak gerçekleşti. Toplam vergi gelirleri ise 6 trilyon 619 milyar 741 milyon TL seviyesinde bulundu.

Dönem içinde tahsil edilen gelir vergisi toplamı 1 trilyon 785 milyar 288 milyon TL olurken, bunun 1 trilyon 633 milyar 909 milyon TL'lik kısmı stopaj yoluyla alındı. Stopaj gelir vergisi içinde ücretlilerden kesilen tutarın oranı %51 olarak kaydedildi. Bu hesaplamalara göre, toplam gelir vergisinin yaklaşık %47'si doğrudan emekçilerin maaşlarından kesilerek devlete aktarıldı.

Vergi artışının ardındaki mekanizma şu şekilde açıklanıyor:

“2025 yılı Haziran ayı verilerine göre, 2026 yılı Haziran ayında gelir vergisi tahsilatında %145,70 oranında çarpıcı bir artış meydana geldi. Diğer verilerde sonucu etkileyecek önemli bir değişiklik olmadığına göre, bu artışın en önemli nedeni gelir vergisi tarifesindeki dilimlerin enflasyon ve ücret artışlarının oldukça gerisinde kalmasıdır. 2026 yılı gelir vergisi tarifesinde %15 vergi alınacak tutar tavanı 190 bin TL’dir. Bu tutar aşıldığında %20 oranıyla vergileme başlamaktadır. 2026 yılındaki dilimlerde artışın belirlenmesinde uygulanan yeniden değerleme oranı %25,46’dır. Geçmiş yıllarda da enflasyon oranının altında kalan artış tutarları ücret gelirlerinin hızla daha yüksek oranda vergilenmesine yol açmıştır. Üçüncü dilimle beraber ücret gelirlerinin vergilemesinde küçük bir avantaj sağlayan farklı oran uygulaması, yalnızca yüksek gelirlileri içermekte olup sorunu çözmemektedir.”

Anayasa'ya aykırı vergi yükü

Anayasa'nın 73. maddesi, verginin mali güce göre ve adaletli dağıtılması gerektiğini hüküm altına alırken, mevcut tablo emekçilerin üzerindeki yükün katlanarak arttığını gösteriyor. Emekçilerin mal ve hizmet alımında ödedikleri KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin yanı sıra, gider indirme imkanından yoksun olmaları vergi adaletsizliğini derinleştiriyor.

Yazıda, sistemin yarattığı çarpıklık şu sözlerle özetleniyor:

“Kurgulanan bu yapıda toplam vergi gelirleri içinde büyük ağırlığı ücretiyle geçimi sağlayan emekçilerin ödediği vergiler oluşturmaktadır. Bu, kabul edilmesi mümkün olmayan bir yapıdır. Geçimini zor sağlamanın ötesinde aileleriyle birlikte yaşam savaşı veren kitlenin ülkenin vergi sisteminin motor gücü olması büyük bir çarpıklıktır. Anayasa’nın 73. maddesi mali güce göre vergi ödemeyi öngörmektedir. Ancak, gelinen aşamada ülkede mali güce göre vergi ödendiğini söylemek mümkün değildir.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız