Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Diyarbakır 8. Olağan İl Kongresi'nde konuşuyor.
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Sevgili Diyarbakırlı kardeşlerim, geleceğimizin teminatı gençler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle selamlıyorum. İl kongremizin Diyarbakır'a, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını Allah'tan temenni ediyorum. Diyarbakır'ın huzuru Türkiye'nin huzurudur, Diyarbakır'ın kaderi Türkiye'nin kaderidir. Bizim kardeşliğimiz unutmayın İslam kardeşliğidir, bizim kardeşliğimiz kader kardeşliğidir. Bizim yoldaşlığımız Hz. Ebubekir yoldaşlığıdır, bizim gönüldaşlığımız Hz. Ali gönüldaşlığıdır. Bizim kardeşliğimiz Diyarbakır surlarından daha görkemlidir.
Biz Diyarbakır'a aşkla hizmet ederken, birileri suni bir tarih icat etmeye çalışıyorlardı. Yurdu bölmek için uğraşıyorlardı. Bu topraklarda kardeşliğin altını oymak için türlü oyunları sergiliyorlardı. Biz, Diyarbakır'la kardeşlik türkülerimizi söylemeye devam edeceğiz. Milletimizin birliğini, devletimizin gücünü bu yılanlara, bu çıyanlara yedirmeyeceğiz. Bu milletin geleceğini karartan emperyalist oyununun son halkasını da Allah'ın izniyle çözme yolundayız.
Son yarım asırdır yaşanan acılara artık dur deme vaktidir. Artık yeni şeyler söyleme vaktidir. Türkiye'nin uzun bir geçmişe sahip terörle mücadele serencamı, doğrusuyla ve yanlışıyla kayıtlardaki yerini almıştır. 40 yılı aşan bu uzun mücadele sürecinde, güvenlik güçlerimizden masum vatandaşlarımıza kadar binlerce şehit verdik. Şehitlerimizin aziz hatıraları ilelebet kalbimizin en mütena köşesinde yaşayacaktır. Attığımız her adımın, şehitlerimizin canları pahasına bize emanet ettikleri ülkemizin geleceğini güvence altına alma gayesi taşıdığından kimsenin şüphesi olmaz. Tabii bunu yanında terör örgütü tarafından gasbedilerek ve kandırılarak dağa çıkartılan bölge insanımızın on binlerce evladı hayatını kaybetti. Bölücü örgütün zorla dağa kaçırdığı evlatlarına tam 5 yıldır kavuşma mücadelesi veren Diyarbakır annelerinin acılarını da çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde milyonlarca insanımız, ata yurdundan, evinden, köyünden ayrılıp başka şehirlere gitmek zorunda kaldı. Ülkemizin kalkınması, milletimizin refahı için kullanmamız gereken yüz milyarlarca dolar kaynağı terörün önünü kesmek için harcadık. En kıymetli varlığımız olan beşeri sermayemizi uzun yıllar hakkıyla değerlendiremedik. Yine bu dönemde, vesayet karşısında sivil siyaseti güçlendiremedik. Demokrasimiz terör aracılığıyla yönlendirilmiş, yıpratılmış, hak ettiği seviyelere gelmesi engellenmiştir.
Hiç şüphesiz; rahmetli Özal'dan beri, terör meselesini bitirmek için farklı yöntemler konuşulmuş, kimi teşebbüslerde bulunulmuştur. Biz de hükümetlerimiz döneminde terörle sadece güvenlik araçlarıyla mücadele etmedik.
Yorumlar
Kalan Karakter: