weather
14°
Gerçek Haberci Gündem AYM'den emeklilik davalarında benzer kararların gerekçelendirilmesi kararı

AYM'den emeklilik davalarında benzer kararların gerekçelendirilmesi kararı

Anayasa Mahkemesi, sigorta başlangıç tarihi uyuşmazlıklarında emsal Yargıtay kararlarının neden dikkate alınmadığının açıklanmamasını adil yargılanma hakkının ihlali saydı.

3 Dakika
Okunma Süresi
AYM'den emeklilik davalarında benzer kararların gerekçelendirilmesi kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), sigorta başlangıç tarihinin tespiti amacıyla açılan davalarda mahkemelerin, davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki benzer yargı kararlarına ilişkin itirazları gerekçeli biçimde değerlendirmesi gerektiğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, başvurucunun sunduğu ve aynı koşullardaki diğer çalışanlar lehine verilmiş olan Yargıtay onama kararlarının yerel mahkeme ve temyiz merciince neden farklı değerlendirildiğinin açıklanmamasını hak ihlali olarak nitelendirdi.

AYM İkinci Bölümü'nün Kadriye Şendir'in başvurusuna ilişkin 5 Mayıs 2026 tarihinde verdiği karar, 30 Ekim tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Karara konu olay, Şendir'in 1989 yılında çalışmaya başladığı tarihin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine açtığı dava sürecinden kaynaklandı.

Kadriye Şendir, 19 Eylül 2016'da Kırklareli İş Mahkemesine başvurarak 11 Eylül 1989 tarihinde çalışmaya başladığı işyerindeki faaliyetinin sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesini istedi. Başvurucu, o tarihteki bir günlük çalışmasının tespitini ve söz konusu tarihin tüm sigorta kolları bakımından sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini talep etti. Kırklareli İş Mahkemesi 8 Aralık 2017'de davayı kabul ederken, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi de SGK'nin istinaf başvurusunu 28 Mart 2019'da reddetti.

Yargıtay'ın el halıcılığı gerekçesi ve emsal karar çelişkisi

SGK'nin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 4 Mart 2020'de kararı bozdu. Yüksek mahkeme, uyuşmazlığın yaşandığı dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'ndaki el halıcılığına ilişkin istisnai düzenlemeyi esas aldı. Buna göre, el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar yalnızca iş kazaları, meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigortası kollarında zorunlu sigortalı sayılırken; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı dahil olabiliyordu. Yargıtay, bu kapsamda yapılan çalışmaların uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek işin niteliğinin araştırılmasını istedi.

Bozma kararına uyan Kırklareli İş Mahkemesi, işyerinin el halıcılığı dokuma faaliyeti yürüttüğünü belirleyerek 5 Kasım 2020'de davayı reddetti. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de 21 Nisan 2021'de ret kararını onadı. Ancak başvurucu, yargılama sırasında kendisiyle aynı durumda bulunan kişilerin açtıkları davaların kabul edildiğini belirterek bu davalara ilişkin Yargıtay kararlarını mahkemeye sundu. Şendir, benzer koşullarda çalışan kişilerin sigorta başlangıç tarihlerinin işe giriş bildirgelerinde belirtilen tarihler esas alınarak tespit edildiğini ve bu kararların Yargıtay tarafından onandığını bildirdi.

AYM, yerel mahkemenin ve Yargıtayın, başvurucunun sunduğu benzer davalara ilişkin kararları neden farklı değerlendirdiğine dair bir açıklama yapmadığını tespit etti. Mahkeme, Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetti.

Yüksek Mahkeme, hak ihlalinin sonuçlarının giderilmesi amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Kırklareli İş Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Ayrıca 487,60 TL harç ve 40 bin TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40 bin 487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedildi.

AYM, verdiği ihlal kararının davanın mutlaka kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmediğini belirtti. Yeniden yapılacak yargılamada delillerin değerlendirilmesi ve davanın sonucuna karar verilmesi ilgili mahkemenin yetkisinde olacak. Karar, sigorta başlangıç tarihi uyuşmazlıklarında mahkemelerin, davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki benzer yargı kararlarına ilişkin itirazları gerekçeli biçimde değerlendirmesi gerektiğini ortaya koydu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız