weather
18°
Gerçek Haberci Gündem Cezaevlerindeki tutuklu sayısı 70 bin 693'e yükseldi

Cezaevlerindeki tutuklu sayısı 70 bin 693'e yükseldi

Adalet Bakanlığı verilerine göre ağustos ayı içinde cezaevlerine 5 bin 466 kişi daha girerek toplam tutuklu sayısı kritik seviyeye ulaştı.

2 Dakika
Okunma Süresi
Cezaevlerindeki tutuklu sayısı 70 bin 693'e yükseldi

Türkiye'de yargı bağımsızlığı tartışmaları sürerken, ceza infaz kurumlarında kalan tutuklu nüfusunda ciddi bir artış kaydedildi. Kanunlarda "ceza değil, tedbir" olarak tanımlanan uygulamanın fiili durumda cezalandırma aracına dönüştüğü eleştirileri, son istatistiklerle birlikte yeniden gündeme geldi.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün paylaştığı rakamlar, cezaevlerindeki toplam nüfusun 434 bin 681 olduğunu gösteriyor. Bu kalabalığın içinde 363 bin 988 hükümlü bulunurken, henüz hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmayan tutuklu sayısı ise 70 bin 692 olarak açıklandı. Bir önceki aya kıyasla yaşanan artış dikkat çekici boyutta.

Ağustos ayında 5 binden fazla yeni tutuklama

1 Ağustos 2026 tarihinde cezaevlerinde bulunan 65 bin 227 tutukluya, sadece bir ay içerisinde 5 bin 466 kişi daha eklendi. Böylece 1 Eylül 2026 itibarıyla tutuklu sayısı 70 bin 693 sınırını aşmış oldu. 2023 yılında 38 bin seviyelerinde olan bu sayının kısa sürede neredeyse iki katına çıkması, muhalefet kanadından gelen "cadı avı" eleştirilerini besliyor.

Muhalefet partileri ve sivil toplum örgütleri, uzun süredir iddianame bekleyen gazeteciler ile belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu bu kitlenin, siyasi kaygılarla alınan kararlar sonucu mağdur edildiğini savunuyor. Adalet sistemine duyulan güvenin azalmasında, tutuklama kararlarının sıklaşmasının etkili olduğu belirtiliyor.

Kanun tedbir diyor, uygulama farklı işliyor

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 102'nci maddesi, tutukluluğun niteliğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Mevzuata göre bu uygulama, yalnızca kuvvetli suç şüphesi ile kaçma veya delil karartma ihtimalinin varlığı halinde başvurulabilecek geçici bir koruma yöntemi olarak tanımlanıyor.

Kanun metninde yer alan ifade şu şekilde:

“Tutukluluk, bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir.”

Ancak sahadaki uygulamaların, kanunun bu açık hükmünden uzaklaştığı ve tutuklamanın yargılama sürecinden bağımsız bir yaptırım gibi kullanıldığı yönündeki tespitler, hukuk çevrelerinde geniş yankı bulmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız