weather
30°
Gerçek Haberci Siyaset Müsavat Dervişoğlu: Milletin vicdanından çıkan ses provokatörlük olamaz

Müsavat Dervişoğlu: Milletin vicdanından çıkan ses provokatörlük olamaz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Fatsa'daki mitinginde "Terörsüz Türkiye" sürecine sert tepki göstererek İmralı ziyaretlerini provokasyon olarak nitelendirdi.

5 Dakika
Okunma Süresi
Müsavat Dervişoğlu: Milletin vicdanından çıkan ses provokatörlük olamaz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ordu’nun Fatsa ilçesinde Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitinge katıldı. Esnaf ziyareti ve vatandaşlarla buluşmanın ardından kürsüye çıkan Dervişoğlu, bölgenin ekonomik sorunlarından siyasi gelişmelere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, konuşmasına gömleğinin kolunu sıvayarak memleket sevgisini vurgulamakla başladı.

Dervişoğlu, fındık alımlarındaki taban fiyat ve kota sorunlarına değinerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fatsa çevre yolu projesini hayata geçirmemesini eleştirdi. Erdoğan’ın hem başbakanlık hem de cumhurbaşkanlığı döneminde bu yolu yapacağına dair söz verdiğini hatırlatan Dervişoğlu, sözlerinin yerine getirilmemesini sandıkta gösterilecek bir hesaplaşma konusu olarak sundu.

Bölgenin maden sahalarına dönüşmesi eleştirildi

Bölgedeki madencilik faaliyetlerine de değinen Dervişoğlu, Ordu’nun yüzde 74’ünün, Giresun’un ise yüzde 82’sinin maden sahası ilan edilmesini eleştirdi. Dünyanın hiçbir yerinde bir şehrin bu denli büyük bölümünün maden sahası olarak belirlenmediğini belirten Dervişoğlu, madenciliğe karşı olmadıklarını ancak çevrenin korunması gerektiğini savundu.

Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Hiçbir Fasalının madencilik faaliyetine karşı değil. Ama Fatsalılar; derelerinin, dağlarının, bahçelerinin, denizlerinin yani yeşilinin ve mavisinin sahiplenilmesini istiyor. Madenciliğe karşı bir duruşumuz yok. Bu ülkenin menfaati için çıkarılması gerekiyorsa ve bu ülkeye gelir ve istihdam sağlıyorsa uygun bir biçimde madencilik hizmetlerinin yapılmasında bir mahsur yok. Kimse bizi yanlış değerlendirmesin. Ama bir memleketin yüzde 74'ünü maden sahasına çevirip o işi de bir kişinin tek imzasına bırakırsanız farklı farklı şeyler olur.”

Cumhuriyetin bekası vurgulandı

Vatandaşların oy tercihlerine saygı duyulması gerektiğini belirten Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine oy vermeyenleri sorgulamaması gerektiğini ifade etti. Siyasi kutuplaşmanın ötesinde mücadelenin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin geleceği için verildiğini aktaran Dervişoğlu, emeklilerin sorunlarını da çözeceklerini belirtti.

Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü milli irade milli irade diyorsak vatandaşın oy kullanma tercihine saygı göstereceğiz. Ben geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi'ne ya da Cumhur İttifakı'na neden oy veriyorsunuz diye vatandaşı sorgulamadıysam şimdi Tayyip Bey'e düşen de bir görev var. Vatandaş ona oy vermekten vazgeçmiş. Tayyip Bey de vatandaşın bu tercihine bakarak, ‘Bana niye oy vermiyorsun’ diye Fatsalıyı sorgulamasın. Demokrasi ise böyle. Hukuksa ise böyle. Adalet ise böyle. Bakın burada sağcısı var, solcusu var. Her partiden insan var. Ve ben bu insanların çoğunun geçmişini biliyorum. Çoğunun geçmişini biliyorum derken çoğunun geçmişine kefaletimi koyuyorum. Mesele sağcının, solcunun meselesi değildir. Mesele şu partilinin, bu partilinin meselesi değildir. Mesele Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin ilelebet var olup olmayacağı meselesidir. Ve bu mücadeleyi o sebeple hiçbir yerde ertelemeden sürdürüyoruz. TBMM’de de sizden aldığımız oyların hakkını teslim etmek için mücadele veriyoruz.”

Kendisini Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal ve Alparslan Türkeş gibi liderlerin doğrularının bir karışımı olarak tanımlayan Dervişoğlu, asıl dertlerinin cumhuriyete yönelik kalkışmaları engellemek olduğunu kaydetti.

"İmralı'daki canibaşı için statü aramak provokatörlüktür"

Gündemdeki "Terörsüz Türkiye" tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, bu sürece karşı çıkanların provokatör olarak etiketlenmesine tepki gösterdi. İmralı Adası'ndaki Abdullah Öcalan ile ilgili yapılan değerlendirmeleri sert bir dille eleştiren Dervişoğlu, milletin vicdanından gelen sesin susturulamayacağını belirtti.

Dervişoğlu, konuşmasında şunları dile getirdi:

“Diyorlar ki bu projeye karşı konuşanlar provokatördür. ‘Bu süreci baltalamaya çalışıyorlar demektir’ deyip maksadı aşan ifadelerde bulunuyorlar. İmralı’daki canibaşı için eğer bir provokatör aranıyorsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelsin, bu kürsüden konuşsun, örgütünü feshettiğini açıklasın, umut hakkından da yararlansın’ demektir provokatörlük. Abdullah Öcalan denen caniye statü aramaktır provokatörlük. İmralı’ya gidip Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile o caniyi eşitlemektir provokatörlük. Milletin vicdanından çıkan ses provokatörlük olamaz. O ses Cumhuriyet’in savunuculuğu demektir, Türk bayrağının savunuculuğu demektir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerinin savunuculuğu demektir. Bu mücadeleyi bulunduğumuz her yerde vereceğiz. İsteyen istediği takibi yapabilir. İsteyen istediği davayı da açabilir. Ben başkaları gibi üç gün cezaevinde yattıktan sonra cezaevi şartlarından bunalacak adam değilim. Hangi şartlarda nasıl duralak yaşadığımı bilen arkadaşlarımdır, bilen hemşehrilerimdir. Hiç kimsenin hakkımda gözüm yoktur. Hiç kimsenin görüşüne karşı görüşümü dayatmak gibi bir insanlık dışı tavrın ve davranışın da mümessili olduğuna şahit olanınız yoktur. Ben bu memlekette insanları birbirinden ayırmadan sevmemiz ve kucaklamamız gerektiğini anlatan bir arkadaşınızım, bir kardeşimizim.”

Özgür Özel'in dil sürçmesine yanıt

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in recent bir konuşmasında partisinin adını yanlış telaffuz ederek "İYİ Parti" demesine de değinen Dervişoğlu, bu durumu "Allah söyletiyor" şeklinde yorumladı. Özel’in referandum sürecindeki tutarsızlığını da hatırlatan Dervişoğlu, YENİ Parti'nin hayır oyu vermesine rağmen Özel’in evet oyu kullanmasını eleştirdi.

Dervişoğlu, şu açıklamayı yaptı:

“Özgür Bey bugün bir konuşma yapıyor. YENİ Parti diyeceğine dili sürçtü, İYİ Parti dedi. Sonra da benle onun hukukunu anlattı. Her görüşlerine katılmam. Bu görüşlerinden bir tanesi YENİ Parti’nin yarısının evet demesi, diğer yarısının da hayır demesi hâlidir. Bu da Özgür Bey’e bir cevap olsun. Madem bir de şeyi söylüyor, diyor ki, ‘Biz İYİ Parti’nin iki katına yakın hayır oyu verdik’. Hayır oyu vermek doğru bir şeyse sen niye evet oyu verdin? Zorla mı… Hem verdiğin hayır oylarıyla övünüyorsun hem de evet oyu veriyorsun. Bugün de dil sürçmesi diye saydı, dedi ki, işte YENİ Parti yerine İYİ Parti, şu kadar üyesi olursa, bu kadar milletvekili çıkarırsa filan diye. Ben onu dil sürçmesi olarak görmüyorum, Allah söyletiyor.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız