Eğitim-İş Osmaniye Şube Başkanı Adem Yücel, bakanlığın eğitimdeki temel sorunlar yerine kıyafet detaylarıyla uğraşmasını eleştirerek sürecin hukuki zemininin olmadığını vurguladı.
Yücel, uygulamanın başlangıcından bugüne kadar geçen süreçteki değişimi ve getirilen yeni düzenlemeleri şu sözlerle aktardı:
“2023 yılında 'tercih' ve 'teşvik' söylemiyle başlatılan öğretmen önlüğü uygulaması, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı genelgesiyle zorunluluğa dönüştürülmüş, yayımlanan 'Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu' ile de önlüğün renginden kumaşına, modelinden ölçülerine kadar ayrıntılı bir dayatma getirilmiştir.”
Hukuki mücadele süreci başlatılıyor
Bakanlığın öğretmenin kıyafetinin santimetresine kadar belirlemesini kabul edilemez bulduklarını belirten Yücel, idari düzenlemelerin kanunların üzerinde olamayacağını hatırlattı. Sendika yöneticisi, üyelerine hukuki haklarını kullanmaları çağrısında bulunarak şunları söyledi:
“Eğitim-İş olarak bu dayatmayı kabul etmiyoruz ve yargıya taşıyoruz. Genelge, kılavuz veya herhangi bir idari düzenleme; kanun ve yönetmeliklerin üzerinde olamaz. Kılavuzla hukuki dayanağı olmayan yeni bir zorunluluk getirilemez. Peki, 'Uymadığım için ceza verilirse mahkemeden döner mi?' Hukuken elimiz güçlü. Verilecek bir disiplin cezasına karşı itiraz ve yargı yolları açıktır. Böyle bir işlemin hukuka aykırılığı yönünde güçlü hukuki gerekçelerimiz bulunmaktadır. Elbette hiçbir hukuki süreç için 'kesinlikle iptal edilir' demek doğru değildir. Ancak bilinmelidir ki Eğitim-İş bu konuda yalnızca açıklama yapmakla kalmıyor; hukuki mücadeleyi de sürdürüyor. Bu dayatmaya teslim olmayın. Haklarınızı bilin, hakkınızı aramaktan çekinmeyin. Eğitim-İş olarak bu hukuksuz dayatmaya karşı sonuna kadar mücadele edecek, üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”