Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Milli Gençlik Derneği'nde düzenlenen il başkanları toplantısı öncesinde basın mensuplarına gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erbakan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilen Mekke Antlaşması'na ret oyu verdiklerini hatırlatarak, söz konusu anlaşmanın Türkiye'yi İran ve Yemen ile karşı karşıya getirebilecek riskler barındırdığını savundu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve ENAG tarafından açıklanan ekim ayı enflasyon verilerine de değinen Erbakan, TÜİK'in duyurduğu aylık yüzde 2,58 ve yıllık yüzde 29,77'lik oranlara dikkat çekti. Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkılaşma politikalarına rağmen enflasyonda belirgin bir düşüş sağlanamadığını ifade eden Erbakan, enflasyonun sıfıra gerilemesinin dahi mevcut fiyatların düşeceği anlamına gelmediğini belirtti.
Kasım ayı yasal kira artış oranının yüzde 30 olarak gerçekleştiğini ancak uygulamada farklılıklar olabildiğini belirten Erbakan, 30 bin lira kira ödeyen bir vatandaşın yeni dönemde 39 bin lira ödemek zorunda kalabileceğine işaret etti. Bu tablo karşısında vatandaşların gelirlerinin büyük kısmını kiraya ayırmak durumunda kaldığını vurgulayan Erbakan, kömür fiyatlarında yaşanan artışın da hane bütçelerini zorladığını dile getirdi.
Erbakan, ekonomik koşullara ve çözüm önerilerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Asgari ücretin 28 bin lira, emekli maaşının ise 23 bin 550 lira olduğu bir ortamda bu insanlar maaşlarını ev sahibine kira olarak mı versin? Yüzde 20 zamlanan kömürü mü alıp ısınsın, yoksa çocuğunun karnını mı doyursun? Buradan açık bir şekilde çağrımızı yapıyoruz. En düşük emekli maaşı mutlaka asgari ücret seviyesine getirilmeli ve iki asgari ücretin de bir yoksulluk sınırı seviyesinde olması son derece önemlidir. Emekli maaşının da asgari ücrete eşitlenmesi lazım.”
Faiz ödemeleri milli eğitim bütçesini aştı
Hazine'den yapılan faiz ödemelerinin boyutuna dikkat çeken Erbakan, kaynak sorununun çözümünün israfın önlenmesinde yattığını savundu. Faiz, imtiyazlı holdingler ve kamudaki israfı "canavar" olarak nitelendiren Erbakan, bu listeye fon canavarının da eklendiğini belirtti.
Erbakan, konuya ilişkin açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Efendim, parayı nereden bulacağız? Her zaman söylediğimiz gibi canavarlardan bulacaksınız. Faiz canavarından, imtiyazlı holdingler canavarından, israf canavarından kurtarıp emekliye vereceksiniz. Kaynak yok diyenler, neden bu millete kaynak bulamıyor? Çünkü kaynaklar canavarlara gidiyor. Faiz canavarı, imtiyazlı holdingler canavarı ve kamudaki israf canavarı olmak üzere üç büyük canavardan bahsediyorduk. Şimdi bunlara dördüncü bir canavar olarak fon canavarı eklendi. İşte faiz canavarı. 2026'nın ilk dokuz ayında Hazineden faize ödenen para 2 trilyon 251 milyar lira. Geçen yılın dokuz ayına göre yüzde 35 artış yaşanmış. Hazineden faize dokuz ayda ödenen para, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir yıllık toplam bütçesinden 311 milyar lira daha fazla. Milyarlarca çocuğumuza, okulumuza ve öğretmenimize ayırdığımız bir yıllık bütçeden 311 milyar lira fazlasını devlet, dokuz ayda maalesef faize veriyor.”
