weather
32°
Gerçek Haberci Gündem Hakan Tosun davasında ara karar: Kamera kayıtları yeni bilirkişiye gönderilecek, duruşma 22 Eylül'e ertelendi

Hakan Tosun davasında ara karar: Kamera kayıtları yeni bilirkişiye gönderilecek, duruşma 22 Eylül'e ertelendi

Gazeteci ve belgeselci Hakan Tosun'un öldürülmesiyle ilgili davada mahkeme, görüntülerin yeniden incelenmesine ve iki sanığın tutukluluk halinin sürdürülmesine hükmetti.

4 Dakika
Okunma Süresi
Hakan Tosun davasında ara karar: Kamera kayıtları yeni bilirkişiye gönderilecek, duruşma 22 Eylül'e ertelendi

Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ikinci duruşmada, güvenlik kamerası kayıtlarının kapsamlı bir bilirkişi incelemesinden geçirilmesine karar verildi. Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin'in müebbet hapis istemiyle yargılandığı dosyada, sanıkların tahliye talepleri de reddedildi.

Duruşma salonuna yalnızca aile üyeleri ve avukatlar kabul edildi. İçeri alınmayan basın mensupları, duruşmayı bir üst kattaki 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin salonunda SEGBİS ekranından izlemek zorunda kaldı. Gazetecilerin salona giriş konusundaki ısrarlı talebi üzerine koridorlara çevik kuvvet ekipleri sevk edildi.

Sanık avukatlarından tahrik ve eylem birliği yok savunması

Tutuklu yargılanan Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin, duruşmaya cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Abdurrahman Murat'ın avukatı, müvekkilinin attığı yumrukların ölüme yol açacak nitelikte olmadığını ileri sürdü.

Adnan Şahin'in savunma makamı ise Tosun'un müvekkiline hakaret ettiğini öne sürerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Her iki sanık avukatı da taraflar arasında fikir ve eylem birliği bulunmadığı yönünde beyanda bulundu.

"Tanıklar görüntülere rağmen yanlış bilgi verdi"

Tosun ailesinin avukatları, dinlenen tanıkların dosyadaki kamera kayıtlarıyla çelişen ifadeler verdiğini belirterek mahkemeye yalancı tanıklık suçundan işlem yapılması talebini iletti. Aynı zamanda olay yerine dair görüntülerin yeni bir bilirkişi heyeti tarafından çözümlenmesi istendi.

Avukat Cemal Yücel, sanık tarafının Tosun'un ölümüne yol açan yaralanmaları olaydan iki saat önce metrobüs durağında yaşanan bir düşmeye bağlamasına sert tepki gösterdi. Yücel konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Düşmeyle bunların saldırıları arasında 2 saat civarında bir zaman aralığı var. Bu zaman aralığında Hakan'ın kafatasında 6-7 tane kırık tespit edildi. Eğer orada olmuş olsaydı 2 saat müddetle Hakan'ın olay yerine kadar gelmesi, ki mesafede epey vardır, mümkün olmazdı. O arada yığılması gerekirdi. Ama başka bir savunma yöntemi bulamayınca metrobüstekilere olayı yükleyip kurtulmaya çalışıyorlar."

Avukat Bozyurt: Kamera kayıtları tanık anlatımlarını yalanlıyor

Avukat Hakan Bozyurt, duruşma çıkışında yaptığı açıklamada tanık beyanları ile görüntüler arasındaki çelişkilere dikkat çekti. Tosun'un darp edildiği anların kameralara net biçimde yansıdığını vurgulayan Bozyurt, ifadelerdeki tutarsızlıkları tek tek sıraladı.

Bozyurt, "Tanıkların bir çok ifadesi var 'Hakan çıplaktı' diye; ama kamera görüntülerinde çok net görüyoruz ki Hakan'ın kıyafetleri üzerinde. Bir tanık diyor ki, 'Birisi su döktü kafasına Hakan'ın.' (Ama) su döken kadın diyor ki, 'Ben olaydan sonra oraya su döktüm idrardan dolayı.' Buna benzer bir çok ifade var. Gözümüzün gördüğüne niye inanmamızı istemiyorsunuz?" diye konuştu.

"3'üncü sanığın korunması hukuka aykırı"

Duruşma sonrası avukatların gündeme getirdiği bir diğer kritik başlık ise görüntülerde sanıklarla birlikte hareket ettiği belirlenen Yunus Ö.'nün dosyaya dahil edilmemesiydi. Avukat Cemal Yücel, bu kişiyle ilgili yaptıkları ikinci suç duyurusunun da Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlikle sonuçlandırıldığını açıkladı.

Yücel, savcılığın tutumuna yönelik ağır eleştirilerde bulundu: "Bu takipsizlik kararı kesinlikle koruma kollama amaçlıdır. Kamera görüntülerinden çok açık ve net bir şekilde bu şahsın diğer sanıklarla en başından itibaren hareket ettiği, onları getirip götürdüğü, kaçırdığı görülüyor. Ayrıca, bu şahıs sosyal medya hesaplarından kendisinin bir çete üyesi olduğunu açıklamış, silahlı fotoğraflarını da paylaşmıştı. Bütün bunlar gözetildiğinde net bir şekilde olayın içindedir."

Avukat Hakan Bozyurt ise yargı makamlarının delillere rağmen neden harekete geçmediğini sorguladı. Bozyurt, "İlk temas eden 3'üncü kişi Hakan'a. Daha sonra Adnan geliyor, Abdurrahman geliyor... Soruşturulsun istiyoruz; 'Hayır' diyorlar. Delilleri sunuyoruz; değerlendirdik diyorlar ama değerlendirilmemiş oluyor. Sadece Hakan'ın değil, yolda yürüyen bir vatandaşın da yaşam hakkını savunması gerektiği bir dava bu dava" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız