14 Ekim sabahı Halk TV’ye yönelik gerçekleştirilen polis operasyonu, kanala kayyum atanması ve yayınların durdurulması üzerine İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, kararın yalnızca bir televizyon kanalını hedef almadığı, demokratik toplum değerlerine ve basın özgürlüğüne yönelik doğrudan bir müdahale olduğu ifade edildi. Daha önce TELE 1 örneğinde de benzer bir sürecin yaşandığını hatırlatan platform, haber kanallarının dönüştürülerek yurttaşların doğru ve bağımsız bilgiye ulaşmasının engellendiğini savundu. Kararın, ülkedeki demokratik gerileme ve muhalif kesimlerin sesini kısma politikalarının bir devamı olduğu dile getirildi.
‘GÜNDEM DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR’
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan açıklamada, müdahalenin zamanlamasına dikkat çekilerek, "Bu saldırılar birbirinden bağımsız değil; tek merkezden yürütülen, toplumsal muhalefeti susturmayı, halkın iradesini gasp etmeyi ve haber alma hakkını ortadan kaldırmayı, demokrasinin asgari kurum ve kurallarını ortadan kaldırarak otoriter rejimi kalıcı hale getirmeyi hedefleyen politikanın parçalarıdır. Son dönemde fon yolsuzluğu iddiaları, dış politika gelişmeleri ve siyasi davalar gündemdeki yerini korurken, muhalif basına yönelik bu müdahaleler, söz konusu gelişmelerin üzerinin örtülmek ve muhalif medyada tartışılmasının engellenmek istendiğini göstermektedir” denildi.
DAYANIŞMA ÇAĞRISI YAPILDI
Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan açıklamada siyasi iktidarın farklı görüşlerin kamuoyuna ulaşmasını engellemeye dönük tutumunun kabul edilemez olduğunu kaydederek açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Basın kuruluşlarının bağımsızlığına yönelik her türlü müdahale, yalnızca gazetecilerin çalışma koşullarını değil, toplumun doğru ve özgür bilgiye erişim hakkını da doğrudan hedef almaktadır. Basın özgürlüğü demokratik bir toplumun vazgeçilmezidir. Gazetecilerin özgürce haber yapabildiği, farklı görüşlerin baskı görmeden ifade edilebildiği, medya kuruluşlarının siyasi müdahalelerden bağımsız çalışabildiği bir ülke istiyoruz. Hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve demokratik haklar herkes için güvence altında olmalıdır. Hiçbir güç, basın özgürlüğünü ortadan kaldırmanın veya halkın haber alma hakkını sınırlandırmanın aracı hâline getirilmemelidir. Yargıyı, kolluğu, kayyumları ve dijital sansürü birer baskı aracına dönüştürenler bilmelidir ki bu çabaları beyhudedir. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak Halk TV emekçileriyle dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Tüm emek ve demokrasi güçlerini bu hukuksuzluğa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu anlayışı dağıtacak olan ortak mücadele ve dayanışmadır. Emeğin, barışın, özgürlüğün ve demokrasinin kazandığı bir geleceği mutlaka birlikte kuracağız."