weather
30°
Gerçek Haberci Gündem İsrail bağlantılı FOREX şebekesinde klimasız "ikna odası" ve sahte yatırım ekranı detayı

İsrail bağlantılı FOREX şebekesinde klimasız "ikna odası" ve sahte yatırım ekranı detayı

İstanbul merkezli soruşturmada, mağdurların önce küçük yatırımlarla sisteme çekildiği ve hedefi tutturamayan çalışanların klimasız odalarda baskı altında tutulduğu iddia edildi.

3 Dakika
Okunma Süresi
İsrail bağlantılı FOREX şebekesinde klimasız "ikna odası" ve sahte yatırım ekranı detayı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İçişleri Bakanlığı ve MİT öncülüğünde yürütülen operasyonda, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı FOREX dolandırıcılığı yaptığı öne sürülen şebekeye ilişkin yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. Soruşturma kapsamında 40'tan fazla çağrı merkezi tespit edilirken, gözaltı sayısı 201'e yükseldi.

Sabaha yer alan habere göre, yapılanmayı Güney Kıbrıs'ın Limasol kentinde bulunan Webmove Holdings Limited üzerinden yönettiği öne sürülen kilit isimlerden biri İsrail vatandaşı Ygal Amit oldu. Amit'in İsrail vatandaşlığının yanı sıra Portekiz pasaportuna da sahip olduğu belirtildi. Şebekenin, İstanbul'daki 40'tan fazla çağrı merkezi aracılığıyla faaliyet gösterdiği ve sunulan FOREX ile kripto para yatırım ekranlarının gerçek finans piyasalarına bağlı olmadığı ileri sürüldü. Panellerdeki kâr ve zarar görüntülerinin arka plandan müdahaleyle değiştirilebildiği iddiası dikkat çekti.

Hedefte finansal okuryazarlığı düşük yaşlılar ve emekliler var

Şebekenin, "lead" olarak adlandırılan ve yasa dışı yollarla elde edildiği veya satın alındığı öne sürülen veri tabanlarını kullandığı belirtildi. Bu listeler üzerinden internette yatırım araştırması yapan, finansal bilgi düzeyi düşük olduğu değerlendirilen yaşlılar, emekliler ve birikimi bulunan kişiler özellikle hedef alındı. İlk temasta kendilerini Londra, New York veya Frankfurt gibi finans merkezlerinde çalışan yatırım uzmanları olarak tanıtan çağrı merkezi çalışanları, mağdurlardan başlangıçta yaklaşık 250 dolar gibi görece düşük tutarlar istedi. Ardından sahte yatırım ekranında bu paranın kısa sürede arttığı gösteriliyor, güven sağlamak amacıyla mağdurun küçük bir miktarı çekmesine izin veriliyordu. Daha sonra "büyük yatırım fırsatı" söylemiyle daha yüksek miktarlarda para yatırılması istendiği öne sürüldü.

Yetersiz kalan çalışanlar klimasız odalara hapsedildi

Soruşturmada ortaya çıkan en çarpıcı detaylardan biri, çağrı merkezlerinde uygulandığı öne sürülen "Boiler Room" yöntemi oldu. Ygal Amit'in yeterli satış yapamayan çalışanları kliması bulunmayan dar odalara gönderdiği; burada yoğun baskı altında daha fazla müşteriyi para yatırmaya ikna etmelerinin istendiği ileri sürüldü. Bu odaların "Boiler Room" olarak adlandırıldığı ve çalışanların üzerindeki baskının mağdurlarla yapılan görüşmelere de yansıdığı iddia edildi.

Mağdurlardan havale veya kredi kartıyla alınan paraların önce Güney Kıbrıs merkezli şirketlerin Avrupa'daki banka hesaplarına "yazılım lisans bedeli" veya "dijital reklam geliri" açıklamalarıyla aktarıldığı öne sürüldü. Paranın daha sonra kripto para platformları aracılığıyla stablecoinlere çevrilerek Portekiz'e gönderildiği iddia edildi.

Gözaltı sayısı 201'e yükseldi, 1,5 milyar liralık varlığa el konuldu

İlk etapta 25 şirkete bağlı 40 çağrı merkezi ve finans ofisinin tespit edildiği eş zamanlı operasyonlarda 174 kişi yakalanmıştı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar liralık mal varlığına, 80 araç ve 12 mülke el konulurken; banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı. Adreslerinde bulunamayan kişilere yönelik çalışmaların sürmesiyle gözaltı sayısı daha sonra 201'e yükseldi. Gözaltına alınanların 45'inin 21 farklı ülkenin vatandaşı olduğu, bunlardan 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan vatandaşı olduğu açıklandı.

Soruşturmanın ilk aşamasında Adalet Bakanı Akın Gürlek de şirketlerin sahiplik ve nihai faydalanıcı yapılarında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğunun tespit edildiğini açıklamış; yapılanmanın farklı ülkelerdeki kişileri sahte FOREX ve kripto yatırım platformları üzerinden hedef aldığı belirtilmişti. Daha önceki aşamalarda, çağrı merkezlerinde çalışacak kişilere kod ad verildiği, mağdurların güvenini kazanabilmeleri için sahte hayat hikâyeleri hazırlandığı ve işe başlamadan önce yalan makinesi testinden geçirildikleri ortaya çıkmıştı. Çalışanların ofise telefon sokmalarının ve içeride İbranice konuşmalarının da yasaklandığı belirtilmişti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız