weather
36°
Gerçek Haberci Gündem MTA diri fay sayısını 700'e çıkardı: İzmir'de risk altındaki 11 ilçe belli oldu

MTA diri fay sayısını 700'e çıkardı: İzmir'de risk altındaki 11 ilçe belli oldu

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Türkiye genelindeki aktif fay sayısını güncelleyerek İzmir'de doğrudan fay hatlarına yakın veya zemin yapısı itibarıyla kritik öneme sahip 11 ilçeyi kamuoyuyla paylaştı.

4 Dakika
Okunma Süresi
MTA diri fay sayısını 700'e çıkardı: İzmir'de risk altındaki 11 ilçe belli oldu

Türkiye'nin yer altı hareketliliğini gösteren en kapsamlı çalışmalardan biri olan Türkiye Diri Fay Haritası, son teknolojik verilerle yenilendi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yapılan detaylı saha taramaları ve sismolojik araştırmalar neticesinde, ülke genelinde bilinen aktif fay sayısında önemli bir artış kaydedildi.

Daha önce 485 olarak kayıtlara geçen haritalanmış diri fay sayısı, yeni jeodezik ölçümler ve uydu analizlerinin ardından 700'e yükseldi. Bu durum, Türkiye'nin deprem kuşağı gerçeğini ve yer altındaki enerji birikiminin tahmin edilenden çok daha yaygın bir ağa sahip olduğunu ortaya koyuyor. MTA güncel diri fay haritası, Türkiye sınırları içerisinde 5.5 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip tüm aktif jeolojik kırıkları gösteren resmi yer bilimi kılavuzu niteliğinde.

İzmir'de diri faylara yakın 11 ilçe hangileri?

İzmir'in karmaşık jeolojik yapısı nedeniyle kentin hem merkezi hem de çevre ilçeleri sismik risk altında bulunuyor. MTA'nın yenilenen haritasında, doğrudan diri fay hatlarının geçtiği veya fay zonlarına çok yakın mesafede yer aldığı belirtilen 11 ilçe şu şekilde sıralandı:

Bu ilçeler, kentin ana sismik hareketliliğini üreten İzmir Fayı, Seferihisar Fayı, Tuzla Fayı ve Gülbahçe Fayı gibi önemli tektonik unsurların doğrudan etki alanında bulunmaktadır.

Evinizin altından fay geçiyor mu? Sorgulama nasıl yapılır?

Vatandaşların ikamet ettikleri binanın altından aktif bir kırık geçip geçmediğini öğrenmek için Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinde yer alan "MTA Yerbilimleri Harita Görüntüleyici" uygulamasını veya e-Devlet entegrasyonunu kullanması mümkün. Kullanıcılar, sistem üzerinde mahalle, sokak ve kapı numarası girerek parsellerinin diri fay çizgilerine olan mesafesini ve zemin jeolojisini şeffaf bir şekilde görüntüleyebilir.

Depreme en dayanıklı zeminler nerelerde?

İzmir'de zemin sağlamlığı açısından jeolojik olarak kireçtaşı, andezit ve sert kayaçlardan oluşan yüksek rakımlı tepelik alanlar "en güvenli zeminler" olarak kabul ediliyor. Narlıdere'nin sırtları, Buca'nın yüksek kesimleri, Balçova sırtları, Gaziemir'in tepe mahalleleri ve Bornova'nın dağ etekleri (Evka-3 ve çevresi) sert zemin sınıfına giriyor. Ancak uzmanlar, zemin kaya olsa dahi binanın projesine uygun ve kaliteli malzemeyle inşa edilmiş olmasının şart olduğunu hatırlatıyor.

Risk sadece faya yakınlıkla mı ölçülür?

Deprem riski, yer bilimcilere göre yalnızca bir binanın fay hattına olan kuş uçuşu mesafesiyle ölçülemez. Uzmanlar, MTA'nın 11 ilçelik listesinin ardından yaptıkları uyarılarda; zemin özellikleri, yeraltı su seviyesi ve yapı stokunun kalitesinin faya olan yakınlık kadar hayati olduğunu vurguluyor. Özellikle gevşek alüvyon zemin üzerine inşa edilmiş, deniz kumuyla yapılmış veya korozyona uğramış binalar, fay hattından kilometrelerce uzakta olsa bile deprem dalgalarının genliğini büyüterek (zemin büyütmesi) çok daha ağır hasar alabiliyor.

İzmir deprem tehlikesinin arka planında, Batı Anadolu'nun sismotektonik yapısını belirleyen K-G yönlü genişleme ve graben (çöküntü havzası) mekanizması yatıyor. İzmir, Türkiye'nin diğer bölgelerindeki doğrultu atımlı faylardan farklı olarak, çoğunlukla "normal eğim atımlı" fayların etkisi altında.

Bornova, Bayraklı ve Karşıyaka gibi düzlük alanlar, Gediz Nehri ve eski dere yataklarının getirdiği genç alüvyon dolgular üzerinde yer alıyor. Bir sarsıntı anında yeraltı suyunun basınçla yüzeye çıkması, zeminin taşıma gücünü sıfıra indirerek binaların yan yatmasına veya zemine gömülmesine yol açabiliyor. Bu yüzden fayın tam üzerinde olmayan bir bina, sıvılaşma nedeniyle fay üzerindeki sağlam kayalık bir binadan daha çok risk taşıyabiliyor.

Ayrıca Seferihisar, Karaburun ve Urla açıklarındaki deniz içi faylar, kırıldıklarında sadece karasal sarsıntı değil, aynı zamanda sığ sularda lokal tsunami ve kıyı su basmalarına neden olabilecek kinetik enerjiye sahip. 30 Ekim 2020 İzmir Depremi'nde merkez üssünün Sisam olmasına rağmen en büyük yıkımın 70 km uzaktaki Bayraklı'da yaşanması, zemin-yapı etkileşiminin en somut teknik kanıtı olarak gösteriliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız