weather
35°
Gerçek Haberci Gündem Öğrenci affı TBMM'den geçti, AK Parti'nin önergesiyle bir madde tekliften çıkarıldı

Öğrenci affı TBMM'den geçti, AK Parti'nin önergesiyle bir madde tekliften çıkarıldı

Üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilere dönüş yolunu açan 15. madde Genel Kurul'da kabul edilirken, öğretim elemanlarına güvenlik soruşturması getiren 25. madde teklif metninden çıkarıldı.

4 Dakika
Okunma Süresi
Öğrenci affı TBMM'den geçti, AK Parti'nin önergesiyle bir madde tekliften çıkarıldı

"İltisak ve irtibat" kavramları üzerinden pek çok öğrencinin eğitim hakkının göz göre göre gasbedildiği Meclis kürsüsünden dile getirildi. Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 15. maddesi, DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu'nun hukuki belirlilik itirazlarına rağmen oy çokluğuyla yasalaştı.

Konukçu, maddedeki ifadelerin eşitlik ilkesi bakımından sorunlar doğuracağını belirtti. Terör örgütlerine iltisakı veya irtibatı bulunanların kapsam dışı bırakılmasının objektif ve makul bir ölçüte dayanmadığını vurgulayan Konukçu, şu değerlendirmeyi yaptı: "İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir."

"Kapsam dışı bırakma hükmü temel haklar bakımından değerlendirilmeli"

Kezban Konukçu'nun gündeme getirdiği bir diğer nokta, özellikle olağanüstü hal döneminde yaşanan hak kayıpları oldu. Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini aktaran Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu kaydetti.

Düzenlemedeki kapsam dışı bırakma hükmünün temel haklar bakımından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Konukçu, eğitim hakkının demokratik toplumun temel güvencelerinden biri olduğunu hatırlattı. Konukçu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hakkın sınırlandırılması ancak açık, belirli ve ölçülü kurallarla hükmedilebilir. Düzenlemede yer alan 'iltisak ve irtibat' kavramları ise uygulamada uzun yıllardır hukuki belirlilik bakımından tartışmalara konu olmakta, kesinleşmiş mahkumiyet kararına dayanmayan idari değerlendirmelere de temel oluşturabilmektedir."

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15. madde oylanarak kabul edildi. Düzenlemeyle yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler ile kayıt hakkı kazandığı halde kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanınıyor.

Madde hükmüne göre, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu Kanun kapsamında tanınan haklardan yararlanmış olmak, başka bir öğrenim düzeyinde aynı madde hükümlerinden yararlanmaya engel oluşturmayacak.

Bir madde AK Parti'nin önergesiyle teklif metninden çıkarıldı

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen teklifte, öğretim elemanlarının göreve atanmadan önce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulmasını öngören 25. madde metinden düşürüldü. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda değişikliğe gidilmesini öngören bu madde, AK Parti'nin verdiği önergenin kabul edilmesiyle teklif metninden çıkarıldı.

"En büyük tahribat eğitim alanında oldu"

Teklifin ikinci bölümünün tümü üzerine söz alan Yeni Yol Grubu adına Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, hazırlık sürecine yönelik sert eleştiriler yöneltti. Komisyon görüşmelerinin bir gecede tamamlandığını belirten Çalışkan, yasa hazırlık sürecinde sendikaların ve uzmanların yer almadığını vurguladı.

Çalışkan'ın Meclis kürsüsünden aktardığı sözler dikkat çekti: "Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf. Yani hâkimi de avukatı da savcısı da aynı olan bir kararı ne yazık ki görüşüyoruz."

Teklifin yasalaşmasının ardından az sayıda öğrenci dışında memnuniyet oluşmayacağını öne süren Çalışkan, kapsamlı bir düzenleme beklentisinin karşılanmadığını ifade etti. Çalışkan, "Bu yasadan dolayı memnun olacak tek bir akademisyen var, o da YÖK'ün merkezinde bulunan iki üç kişi; Anadolu'nun hiçbir ilinde doktorlar hariç normal akademisyenlerin hemen hemen hiçbirinin memnun olacağı bir durum değil" diye konuştu.

"Üniversiteler işsiz üreten fabrika haline geldi"

AK Parti iktidarının eğitim politikalarını da hedef alan Çalışkan, en büyük tahribatın bu alanda yaşandığını savundu. On iki yıllık zorunlu eğitim uygulamasının mesleki eğitime darbe vurduğunu dile getiren Çalışkan, şunları söyledi: "İnsanlar meslek öğrenemiyor, bütün sektörlerde, branşlarda dışarıdan gelen elemanlar iş yapıyor çünkü on iki yıl bu ülkeye vurulan en büyük darbelerden biri."

28 Şubat sürecinde zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, eleştirilerini şöyle derinleştirdi: "28 Şubat sürecinin en önemli iki meselesinden biri eğitimin sekiz yıla çıkarılmasıydı, siz 28 Şubat'a 'level' atlattınız, on iki yıla çıkardınız eğitimi."

Üniversite mezunlarının istihdam sorununa değinen Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirtti. İstihdam imkânı bulunmayan bölümlere öğrenci alınmaması gerektiğinin altını çizen Çalışkan, şu çarpıcı değerlendirmede bulundu: "Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz. Bir aile ineğini satarak Anadolu'nun herhangi bir küçük üniversitesinde çocuğunu okutmaya gönderiyor, iktisadi idari bilimler fakültesini bitirince kaymakam olacak zannediyor, geldiğimiz tabloda kasiyer bile olamıyor."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız