Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye piyasalarındaki şeffaflık ve yatırımcı güvenine ilişkin kaygıları gerekçe göstererek hisse senedi endekslerindeki belirli değişiklikleri askıya aldı. Kurumun bu kararı, Borsa İstanbul'da sert satış dalgasına neden olurken BIST 100 endeksi günü yüzde 3'ün üzerinde değer kaybıyla tamamladı.
MSCI'nin açıklamasında, Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisindeki konumunu koruyabilmesi için Haziran 2027'ye kadar somut ilerleme kaydetmesi gerektiği vurgulandı. Yeterli düzenlemelerin hayata geçirilmemesi durumunda ülkenin statüsünün sınır piyasalar veya bağımsız piyasalar sınıfına düşürülmesi masaya yatırılacak. Bu durum, MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi'ni referans alan uluslararası fonların Türk varlıklarındaki pozisyonlarını azaltmasına yol açabilir.
Piyasalarda satış baskısı derinleşti
MSCI duyurusunun ardından Borsa İstanbul'daki negatif seyir hız kazandı. Cuma günü işlemlerin ilk saatlerinde yüzde 1,4 gerileyen BIST 100 endeksi, gün içinde kayıplarını derinleştirerek yüzde 3,11'e ulaştı. Endeks, mayıs ayında gördüğü rekor seviyenin yüzde 20'den fazla altında işlem görürken üst üste beşinci haftalık düşüşüne hazırlanıyor.
Bankacılık endeksinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Sabah saatlerinde yüzde 1,5 düşen bankacılık hisselerindeki kayıp, gün ilerledikçe yüzde 1,83'e yükseldi. Türkiye piyasaları, eylül ayında 2008 küresel finans krizinden bu yana en kötü aylık performansını kaydetmişti.
Gedik Yatırım Yatırım Danışmanı Onurcan Bal, MSCI kararının zaten zayıf seyreden piyasadaki satış baskısını artırdığını belirtti.
Bal, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'nin MSCI gelişmekte olan piyasalar kategorisinden çıkarılması ihtimali, yabancı sermaye girişleri ve uluslararası yatırım fonlarının Türk hisselerindeki işlemleri açısından önemli bir risk oluşturuyor.”
Dondurulan işlemler ve şeffaflık talebi
MSCI'nin ikinci bir duyuruya kadar geçerli olacak kararı kapsamında, Türkiye endekslerinde yabancı yatırımcı erişimini belirleyen dahil edilme faktörleri veya hesaplamada kullanılan hisse sayıları artırılmayacak. Ayrıca MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Piyasa Endeksi'ne yeni menkul kıymet eklenmeyecek ve şirketlerin piyasa değeri segmentleri arasında üst kategorilere yükseltilmesi gerçekleştirilmeyecek.
Kuruluş, kararın arkasındaki temel gerekçelerden biri olarak küçük ölçekli halka açık şirketlerle bağlantılı yatırım fonları üzerinden koordineli alım satım yapılabileceğine dair endişeleri gösterdi. Bu tür işlemlerin şirketlerin halka açıklık oranlarının güvenilir hesaplanmasını zorlaştırdığı ve piyasa bütünlüğünü zedelediği belirtildi.
MSCI, kurumsal yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi için koordineli işlemlere karşı inandırıcı yaptırımlar uygulanması ve fiili halka açıklık oranlarının bağımsız doğrulanmasına imkan tanıyan şeffaflık standartlarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Uluslararası arenada benzer uyarılar
Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki statüsüne ilişkin risk sinyalleri yalnızca MSCI ile sınırlı değil. Küresel endeks sağlayıcısı S&P Dow Jones Indices de temmuz ayında yaptığı açıklamada, piyasa şeffaflığı ve yapısal sorunlar nedeniyle Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisinden sınır piyasalar statüsüne düşürülebileceği konusunda uyarmıştı.
MSCI'nin cuma günü aldığı karar sadece Türkiye'yi etkilemedi. Kuruluş, Endonezya borsasının artık gelişmekte olan piyasa statüsünü hak etmediğini belirterek ülkeyi bazı endekslerden çıkarma planını duyurdu. Bu açıklamanın ardından Endonezya hisseleri 1998'den bu yana en sert günlük düşüşünü yaşadı.
Türkiye'de uluslararası kurumsal yatırımcıların büyüklük ve likidite kriterlerini karşılayan hisse senetlerinin sayısının sınırlı olması, yabancı sermayenin belirli şirketlerde yoğunlaşmasına neden oluyor. Bu yapı, halka açıklık oranlarının hesaplanması ve şüpheli işlem hareketlerinin takibi konularındaki hassasiyeti artırıyor.