Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan tasarruf genelgesine rağmen iktidar ortağı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yönetimine sahip üç belediyede mali denetimler gerçekleştirildi. Sayıştay raporlarına yansıyan bulgular, söz konusu kurumların tasarruf tedbirlerine uymadığını ve çeşitli usulsüzlükler bulunduğunu gösterdi.
Denetim kapsamına alınan Çankırı Belediyesi, Osmaniye Belediyesi ve Tokat Belediyesi’nin idari ve mali hesapları mercek altına alındı. Raporda yer alan veriler, belediyelerin fahiş giderler kalemi altında yaptığı harcamaları ve genelge hükümlerini ihlal eden uygulamaları gözler önüne serdi.
Genelge hükümleri aşıldı
MHP’li Çankırı Belediyesi’nin, “Tasarruf Tedbirleri” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ndeki düzenlemelere rağmen yetkisiz harcamalar yaptığı belirlendi. Belediyenin konser organizasyonları, televizyon röportajları ve büro malzemesi alımları için yaptığı harcamaların toplam tutarı 7 milyon 375 bin 813 TL olarak kaydedildi. Bu tutarın 4 milyon TL’lik kısmının tek bir konser etkinliği için kullanıldığı ifade edildi. Ayrıca belediyenin bu harcamalar için ilgili bakanlıktan izin almadığı da rapora işlendi.
Çankırı Belediyesi’nin sorumluluk alanı dışında kalan iki ilçe belediyesine yabancı menşeli binek araç temin ettiği de denetimlerde ortaya çıktı.
Temsil giderlerinde yetki aşımı
Tokat Belediyesi’nde ise temsil, ağırlama ve tören giderlerinin kullanımında usulsüzlük tespit edildi. Belediye başkanının yetki alanında bulunan bu giderlerin, başkanlık makamı dışındaki birimler tarafından kullanıldığı görüldü. Özel Kalem Müdürlüğü’nün yanı sıra Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ile Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü gibi birçok birimin bu kalemden harcama yaptığı belirtildi. Mevzuata aykırı yapılan harcamaların toplam bedeli 109 milyon 107 bin 895 TL olarak hesaplandı.
Aynı kişiye iki şirketten ödeme
Osmaniye Belediyesi’nde ise huzur hakkı ödemeleri denetime takıldı. Belediyenin çoğunluk hissesine sahip olduğu iki ayrı şirkette görev yapan ve memur statüsündeki bir başkan yardımcısına, her iki şirket tarafından da huzur hakkı ödendiği tespit edildi. Sayıştay denetçileri, 2025 yılı içerisinde yapılan bu ödemelerin usulsüz olduğunu belirterek, uygulamaya derhal son verilmesi gerektiğini vurguladı.