weather
22°
Gerçek Haberci Gündem TBMM’nin 2015 tarihli raporu başkanlık sistemine dair uyarılarda bulundu

TBMM’nin 2015 tarihli raporu başkanlık sistemine dair uyarılarda bulundu

TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı’nın 2017 referandumu öncesi yayımladığı kitapta, sistemin seçmen taleplerine duyarsızlaşmaya yol açabileceği ve meşruiyeti tartışsa da değişemeyeceği belirtilmişti.

3 Dakika
Okunma Süresi
TBMM’nin 2015 tarihli raporu başkanlık sistemine dair uyarılarda bulundu

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinin tartışıldığı dönemde, TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı konuya ilişkin kapsamlı bir çalışma hazırladı. “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Başkanlık Sistemi” adlı eser, 2015 yılında ilk baskısını yaptı ve Şubat 2017’de ikinci baskısı gerçekleştirildi. Kitapta, sistem değişikliği tartışmalarına katkı sunmak amacıyla başkanlık modelinin artıları ve eksileri karşılaştırmalı olarak ele alındı.

Çalışmanın dikkat çeken bölümlerinden biri, sistemin olumsuz yönlerinin sıralandığı kısımda yer aldı. Raporda, başkanlık sisteminin katı yapısına vurgu yapılarak yürütme organının sabit süresinin dezavantajları değerlendirildi.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Yasama organı başkanın varlığını sona erdiremediğinden yürütme gücünün süresi sabittir. Bu durumda bir başkan ne kadar yeteneksiz olursa olsun görev süresini doldurmadan görevinden alınamayacaktır. Halk desteği veya meşruiyeti tartışmalı hale gelse de başkan, sabit süresi dolmadan değiştirilemeyecektir. Buna karşılık çok başarılı bir başkan, yeniden seçilme yasağı olan ülkelerde tekrar seçilememektedir.”

Kutuplaşma ve duyarsızlaşma riski

Kitapta, Cumhurbaşkanlığı seçiminin “sıfır toplamlı bir oyun” olarak nitelendirilmesi de öne çıkan tespitler arasında yer aldı. Kazananın tüm yetkileri aldığı bu yapıda uzlaşma yerine kutuplaşmanın ön plana çıkabileceği belirtildi.

Çalışmada bu duruma ilişkin şu değerlendirme yapıldı:

“Kazananın her şeyi aldığı, kaybedenin her şeyi kaybettiği bir sıfır toplamlı oyunda uzlaşmaya değil kutuplaşmaya teşvik eden faktörler ön plana çıkmaktadır. Gelecek başkanlık seçimine kadar iktidarını koruyacağından emin olan başkan, gerek muhalefetin gerekse seçmen kitlesinin taleplerine karşı duyarsız hale gelebilir.”

Ayrıca, doğrudan halk oylamasıyla seçilen bir başkanın kendisini tüm halkın temsilcisi olarak görme eğilimine girebileceği ve muhalif görüşleri dar çıkarlar olarak etiketleyebileceği uyarısında bulunuldu.

İstikrar ve hesap verebilirlik vurgusu

Raporun olumlu bulgular bölümünde ise başkanlık sisteminin istikrarlı bir yönetim sağladığı ifade edildi. Parlamenter sistemle yapılan kıyaslamada, hükümetin hem cumhurbaşkanı hem de parlamentonun baskısı altında kalmasının yürütmede zafiyete neden olabileceği, buna karşılık başkanlık sisteminde hızlı karar alma imkânının bulunduğu belirtildi.

Sistemin demokrasiyi güçlendirebileceğine dair iddialar da metinde yer aldı:

“Seçmenler muhtemel hükümet seçeneklerini baştan görerek oy verir. Halkın hesap sorma imkânı daha fazladır. Sorumlunun teşhisi daha kolay hale gelmekte, halkın yeni seçimde bu teşhis ışığında isabetli karar verme şansı artmaktadır. Yürütme organı, yasama organını feshetme yetkisine sahip olmadığından milletvekilleri daha özgür ve vicdani hareket etme imkânına kavuşurlar. Güçler ayrılığı ve sınırlı iktidar, bireysel özgürlüklerin de garantisi olmaktadır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız