weather
30°
Gerçek Haberci Gündem Tekstilde kan kaybı sürüyor “Tekstil çalışanları kurye oluyor!”

Tekstilde kan kaybı sürüyor “Tekstil çalışanları kurye oluyor!”

İzmir’in 25 yıllık tekstil devi Denfa Moda’nın iflası, sektördeki yapısal krizi yeniden gözler önüne serdi. Yüksek enflasyon karşısında maliyetlerin kontrol edilemez seviyelere çıkması ve baskılanan döviz kuru nedeniyle artan dolar bazlı üretim maliyetleri, yerli üreticiyi "ya iflas ya göç" ikilemine sürükledi.

4 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
Tekstilde kan kaybı sürüyor “Tekstil çalışanları kurye oluyor!”

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- İzmir tekstil sanayisinin köklü temsilcilerinden Denfa Moda’nın iflası, Türkiye’deki hazır giyim sektöründe uzun süredir devam eden yapısal sorunları bir kez daha gündeme getirdi. 25 yıldır faaliyet gösteren ve binlerce kişiye istihdam sağlayan firmanın yaşadığı ekonomik darboğaz, sadece bir işletmenin kapanmasıyla sınırlı kalmadı; sektördeki pek çok üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet baskısını ve pazar kaybı riskini de gözler önüne serdi.

Artan iş gücü giderleri ile baskılanan döviz kuru arasında sıkışan sanayiciler, rekabet güçlerini korumak adına üretimi Mısır gibi düşük maliyetli ülkelere kaydırmayı zorunlu bir seçenek olarak değerlendiriyor. Üretim alanları farklı ülkelere kaydırılınca tekstil sektöründe çalışan iş gücünün kuryelik gibi hizmet sektörünün çeşitli alanlarına kaydığını belirten Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, yaşanan süreci GERÇEK HABERCİ’ye aktardı.

“İş Gücü Maliyeti Yüzde 351 arttı”

Firmaların Mısır’a gitmesindeki tercihin hammadde kalitesi olmadığını söyleyen ve Türkiye’de Söke pamuğunun kalitesine dikkat çeken Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Toygar Narbay, yaşananların sebebi olarak enflasyonu işaret etti. Artan maliyetlerin sebebi olarak döviz kurundaki baskılamanın altını çizen Narbay, "Aslında algıda bir karışıklık var. Birincisi; Mısır pamuğu, dünyanın en kaliteli pamuklarından biridir ve elyaf uzunluğu çok yüksektir. Ancak Türkiye’nin Söke pamuğu da oldukça kalitelidir. Firmaların Mısır’a gitme sebebi, Türkiye’deki yüksek enflasyondur. 2022-2025 yılları arasında iş gücü maliyetleri yüzde 351, enflasyon yüzde 212, politika faizi ise yüzde 241 oranında artmıştır. Firmaların genel işletme giderleri ve finansman maliyetleri yükselmiştir. Buna karşılık döviz kuru sadece yüzde 149 oranında artmıştır. Geliriniz yüzde 149 artarken giderleriniz bu denli yükselirse, oluşan makas nedeniyle yaşayamaz hale gelirsiniz. Maliyetler çok yüksek hızla artarken döviz baskılandığı için oluşan makas, firmaların karlılık alanlarını daraltmaktadır” dedi.

“Türkiye’deki Tekstil İşçileri Kurye Oluyor”

İş gücü maliyetlerinden kaçınmak ve döviz kurunun baskılanmasıyla oluşan enflasyondan etkilenmemek için Mısır’ı tercih eden firmaların bu sefer de altyapı sorunuyla karşılaştığını belirten Narbay, “Mısır’daki iş gücü maliyetleri düşük olsa da henüz sanayileşmeyi yeni öğreniyorlar ve Türkiye’deki kadar gelişmiş bir iş gücü altyapıları yok. Üretim araçlarını dünyanın her yerinden eşit şartlarda elde edebilirsiniz ancak personel faktörü farklıdır. Türkiye 50 yıldır bu işi yapıyor; oradaki yapıya bilgi birikimini aktaran ve eğitim veren de yine Türk yöneticiler ve teknisyenlerdir. Süreç devam ettiği için şu an bir kalite farkı oluşuyor. Türkiye’deki iş gücü ise daha çok hizmet endüstrisine, yani çağrı merkezlerine ve restoranlara kayıyor. Türkiye’nin geleceği açısından sanayisizleşme büyük bir risktir. Sanayi mallarının ihracatının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2022 yılında yüzde 27,2 iken, 2025 yılında yüzde 17,5’e düşmüştür. OVP’de (Orta Vadeli Program) bu oran yüzde 16,4 olarak öngörülmüştür. Oysa gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 22-25 arasında değişmektedir; Türkiye’nin de yüzde 25 seviyelerinde kalması gerekir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Sanayisizleşme Tehlikesi Altında”

Avrupa’nın geçmişte sanayisini kaybetmesine sebep olan politikaları Türkiye’nin uygulamaya çalıştığını belirten Toygar Narbay şunları söyledi:

“Türkiye’nin gelişmiş ve kompleks bir sanayi altyapısı var, bu gücü kaybetmemeli; dolayısıyla sanayisizleşme sürecinden geri dönülmelidir. 1980’li yıllarda Avrupalılar, 'Düşük ve orta teknolojiden çıkıp yüksek teknolojiye geçelim, iş gücümüzü hizmetler sektörüne aktaralım; böylece düşük ve orta teknolojili ürünleri üçüncü dünya ülkelerinden ithal eder, enflasyonu düşürür ve hizmet sektörüne yönelerek refah elde ederiz' dediler. Kırk yılın sonunda geldikleri noktada; ne ellerinde yüksek teknoloji kaldı ne de markalarını Çin’e kaptırmaktan kurtulabildiler. Bu stratejinin kendilerine zarar verdiğini gördüler; şimdi 'Yeşil Dönüşüm' ve 'Made in Europe' ataklarıyla sanayiyi tekrar Avrupa’ya getirmeye çalışıyorlar. 2022-2025 döneminde kur makasından dolayı hazır giyim ihracatçısının maliyetleri dolar bazında yüzde 26,1 arttı. Müşteriniz, 'Senin ülkendeki dolar bazlı enflasyonu ödemem' diyor. Siz burada kuru baskılayarak dolar bazında maliyetinizi artırıyorsunuz. Firmaların yurt dışına gitmesi bir fırsatçılık değil; tekstilcinin, üreticinin ve sanayicinin kendisini kurtarma ve müşterisini kaybetmeme çabasıdır."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız