weather
30°
Gerçek Haberci Gündem Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: Siyasi tespit ve mizah suç değildir

Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: Siyasi tespit ve mizah suç değildir

Deniz Göktaş, savcılık ifadesinde 'diktatör' kelimesinin siyasal tespit olduğunu belirterek, 3 yıldır 100 bin kişiye yaptığı şakadan incinen olmadığını söyledi.

4 Dakika
Okunma Süresi
Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: Siyasi tespit ve mizah suç değildir

"Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisindeki sözleri gerekçe gösterilerek yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesinde çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Savcılık sorgusunda gösterideki ifadelerinin eleştirel siyasi tespitler ve mizahi unsurlar olduğunu vurgulayan Göktaş, tüm suçlamaları reddetti.

Emniyetin hazırladığı video çözümleme tutanağı üzerinden yürütülen ve yaklaşık 2 saat süren sorguda Göktaş’a şakaları tek tek soruldu. Komedyen, Cumhurbaşkanı'na hakaret, dini değerleri aşağılama ve toplumun bir kesimini aşağılama iddialarıyla ilgili ayrıntılı savunma yaptı.

Adliye önünde TOMA ve yoğun güvenlik

Deniz Göktaş, geceyi nezarethanede geçirdikten sonra adliyeye getirildi. Adliye önünde geniş güvenlik önlemleri alındı. Çok sayıda yurttaş, sanatçı, sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi, ifade özgürlüğüne yönelik baskılara tepki göstermek üzere Çağlayan’da toplandı.

TİP Milletvekili Ahmet Şık, sorgu sürecine ilişkin adliye önünde bekleyenlere bilgi verdi. Savcının gösterideki her bir espriyi suç unsuru gibi sorguladığını aktardı. İfade işlemlerinin tamamlanmasının ardından savcılık, Göktaş'ı "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "dini değerleri aşağılama" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti.

"Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir"

Savcılık sorgusunda Göktaş'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik "Recep Tayyip Erdoğan'ın utangaç bir diktatörden, kendi kimliği ile barışık bir diktatöre geçişi" şeklindeki ifadeleri soruldu. Suçlamalara yanıt veren komedyen, eleştirinin hakaret taşımadığını vurguladı. "Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir, kamoyunda da sıkça tartışılan bir konudur, benim herhangi bir hakaret veya aşağılama kastım bu söylemde bulunmamaktadır" dedi.

Erdoğan'ın "kişisel gelişim videoları izlediğine" dair sözlerinin sorulması üzerine Göktaş, "Cumhurbaşkanı hepimiz gibi kişisel gelişim videoları izlediğine ilişkin olarak yapılmış mizahi bir espridir. Bu söylemde herhangi bir aşağılama veya hakaret olduğunu düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.

"Keşke Recep Tayyip Erdoğan'ın terapisti olabilsem" şakasını da değerlendiren Göktaş, psikoloji mezunu olduğunu hatırlattı. Erdoğan'ın stresli bir görev yaptığını belirterek, "Kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır" dedi.

Seyirciyi kendi ön yargısıyla yüzleştiriyorum

Savcılık sorgusunda "dalgıç" şakası da gündeme geldi. Göktaş, "haşema" tartışmaları üzerinden kurduğu şakanın amacını şöyle açıkladı: "Burada ben haşema ile denize giren insanlara karşı gösterilen ön yargıya yönelik eleştiride bulunuyorum. Hatta söylemin tamamını incelerseniz, haşema ile denize giren insanlara karşı ön yargılı olan insanları eleştiriyorum."

Göktaş, şakanın kurgusuna ilişkin şunları söyledi: "Seyirciyi ters köşeye düşürüyorum. Söylemin başında seyirci benim haşema giyerek denize giren insanlar ile ilgili konuşacağımı sanıyor, ancak ben konuyu dalgıçlara getirerek seyirciyi kendi ön yargısı ile yüzleştirerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum. Zaten söylemin devamında da 'Harbiye testi geçemediniz' diyerek kastımın seyircinin ön yargısını sergilemek olduğunu belli ettiğimi düşünüyorum."

"Bu şakayı 3 yıldır 100 bin kişiye yaptım, incinen olmadı"

Göktaş'a, kutsal kitaplar ve kurban ibadetine dair ifadeleri nedeniyle "dini değerleri aşağılama" suçlaması yöneltildi. Savunmasında mizahın toplumsal gerçekliğine dikkat çeken komedyen, "İnsanlar beni gördüklerinde dinden uzak bir insan olduğumu düşünüyorlar, ancak ben tarafima okuduğunuz şekilde 4'üncü kitabı sevdiğimi beyan ettim. Bu söylemde 4'üncü kitabın son kitap olduğuna yönelik teolojik espiri amacım vardır, herhangi bir aşağılama kastım yoktur" dedi.

Göktaş şöyle devam etti: "Ben benzer şakayı kelimesi kelimesine aynı şekilde 3 yıldır ülkenin farklı bölgelerinde stand-up gösterilerinde yapıyorum, yaklaşık 100 bin kişiye bu şakayı yapmışımdır ancak bu şakadan incinen herhangi birisini görmedim. Benim dini değerleri aşağılamak gibi bir kastım veya amacım bulunmamaktadır."

Kurban ibadetine dair şakasının ise tamamen "seküler büyütülen bir çocuğun kurbanda karşılaştığı zaman yaşadığına ilişkin bir espri" olduğunu belirtti. Göktaş, tüm suçlamalara ilişkin son olarak, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, benim dini değerleri, toplumun bir kesimini aşağılamak veya Cumhurbaşkanı'na hakaret etmek gibi bir kastım yoktur. Gösteride de öyle anlaşılabilecek veya bu anlama gelebilecek bir söylem olduğunu düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız