weather
32°
Gerçek Haberci Gündem Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Özkara, “Bu gidişle İzmir kül olur!”

Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Özkara, “Bu gidişle İzmir kül olur!”

Sıcakların artmasıyla İzmir’i yeniden saran alevlere karşı kentte yeterli önlemler alınmazken yangınla mücadelede hayati önem taşıyan Buca’daki eğitim merkezinin kapatılmış olması da cabası oldu. İzmir’de her yaz artarak büyüyen yangınlar kenti felaketin eşiğine getirdi.

6 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Özkara, “Bu gidişle İzmir kül olur!”

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- Sıcakların artmasıyla birlikte İzmir yangın tehlikesi ile bir kez daha burun buruna geldi. Son günlerde İzmir’in ilçelerinde yeniden başlayan yangınların ardından Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara afet öncesi önlemlerde İzmir’in ne durumda olduğunu GERÇEK HABERCİ’ye aktardı.

Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Özkara, yangınla mücadelede kurumların koordinasyon eksikliğine ve ormanlık alanların imara açılması konulularında uyarılarda bulundu. Özkara kent için tehlikeyi, “Sıcaklık 40 dereceyi geçti, rüzgarlar 90 km hıza ulaştı, bağıl nem yüzde 10’a kadar geriledi. Önlem alınmazsa İzmir ormanlarını kaybedebilir” diyerek açıkladı.

İzmir’de son dönemde Menemen ve Dikili’de çıkan yangınlardan sonra alanı gezdiğini ve hazırlıkların olmadığını belirten Türkiye Orman Derneği Başkanı Hüsrev Özkara, “Resmi rakamlarla; yüzde 32 ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 4 kasıt, yüzde 13 doğal yangınlar gösteriliyor. Bunları topladığınızda yüzde 54 yapıyor, yüzde 46 ise bilinmeyen. Bir yangının neden çıktığı bilinmiyorsa bu önemli bir sorundur. Önce nedenini bilmeniz lazım. Yangının neden çıktığı tespit bile edilemiyorsa orada ciddi eksiklik vardır. Yangının nedenini bilirsek, yol yöntem belirleriz. Orman yol kenarlarında gereken yanıcı madde ortamdan çıkartılmadığı için bir sigara izmariti dahi yangının büyümesine neden oluyor. İzmir’de çıkan yangınların birinin sigara izmaritinden, birinin de enerji nakil hattından çıktığı biliniyor. İzmir, biliyorsunuz bizim için önemli. Ortalama sıcaklık 40 dereceyi geçti, bağıl nem yüzde 10’a kadar ilerledi. Bir de 90 kilometreye çıkan yangın, maalesef bu sonuçları doğurdu. Oradaki yanan yerleri gezdim; bir hazırlık yok. Karayollarında, yol kenarındaki ince yanıcı maddelerin ve kurumuş otların temizlenmesi lazım. Risk büyük. Elindeki bir sigara izmaritini atan birisi mega yangınlar çıkartabiliyor. Doğal olarak yerleşim yerleri ile ormanlar arasında ciddi sıkıntılar yaratabiliyor. İklim değişikliği ile önemli problemler ortaya çıktı. Hava sıcaklıklarının artması ve bağıl nemin düşmesiyle mevsimsel olarak temmuz-ağustos ayları çok zor geçiyor. Turizm Bakanlığı, Karayolları, belediyeler ve jandarma teşkilatı buraların düzene ihtiyacı olduğunu fark ederek kurumlar işini yapmalı” dedi.

“İzmir’in Tamamı Riskli!”

İzmir’de büyük bir yangın anında tahliye sorunu oluşabileceğini ve yurttaşın korku içinde olduğunu söyleyen Hüsrev Özkara, "İzmir’in tamamı riskli. Menderes, Özdere, Gaziemir... Gerçekten oralardaki sahil sitelerine gittim, korku içindeler. Ormanla çok yakın sınırları var. Karayollarından geçen insanlar oluyor, etraf kuru ot dolu. Büyük yangına dönüşme olasılıkları oluyor. Aslında insanlar bir şeyler yapmak istiyorlar, toplum kesiminin devreye sokulması gerekiyor. 'Su hidrantlarını oluşturduk otları temizlemeye çalışıyoruz ama sorunlarımız var ara kesit noktalarında kurumlara ihtiyacımız var’ diyorlar. Kurumlarla halkın bu tür sahalarda birlikte yapacağı işler var. Bütün kentte çok ciddi bir tahliye sorunu var. Bir düzen yok. Türkiye Ormancılar Derneği olarak Türkiye Belediyeler Birliği ile ortak çalışmamız var. Bu çalışmalar sonuçlandıktan sonra bütün belediyelere göndereceğiz. Oradaki insanları harekete geçirmeye çalışacağız” diye konuştu.

İzmirli Kendi Önlemlerini Almaya Çalışıyor

Buca’da, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi içerisinde orman yangınlarına karşı eğitim çalışmalarının 2018’de durdurulduğunu ve afete karşı mücadelede nitelikli personelin artık yetişilemediğini söyleyen Özkara,

"Kim, nerede sorumlu belli değil. 'Ormandan çıktı, ormanı ilgilendiriyor' deniyor. Bu anlamda biz İzmir’de çalıştık; ciddi bir hazırlık olmadığını görüyoruz. Konuşularak geçiştirilen şeyler var. İzmir Buca’da, 2011 yılında başlayan ve 2018 yılında devreye girecek olan Buca Eğitim Merkezi, orman yangınlarıyla mücadelede eğitim merkeziydi; sahadaki koşullara uygun olarak hazırlanan personeller yetiştiriyordu. Yangının içinde kalan, geri dönemeyen, panik yapan çalışanlar mevcut. Sizin eğitmeniz lazım. Ama burası kapandı. Yangın içinde mücadeleye direkt katılan insanların eğitildiği elzem bir kurumu iken 2018 yılında kapatıldı. Öngörüsüzlük. Güzel Sanatlara verildi. Hazırlığı buradan değerlendirmek lazım. Eğitimde hazır değiliz, yetki-sorumluluk dağıtımında hazır değiliz. Kurumlar arası iletişim ve bütünleşik mücadele yöntemimiz yok. "Bütünleşik bir müdahale programı olmadığı zaman yangınla mücadelede halkın kendi çabası yetersiz kalır. AFAD örgütü, belediye, bakanlıklar; bunların hepsi yerel halkla ve gönüllülerle birlikte çalışmalı. Orman yangınları artık bir felakettir. Bu geçici bir durum değildir. Devamlılığı olan bu yerlerde tedbir alınmalı. Türkiye’nin yüzde 16’sı yangına hassas. İklim değişikliği etkisiyle yangına ikinci derece hassas olan yerler de buraya dahil oldular. Yangının etkileme yerleri ülkemizde genişliyor. Valilik koordinatörlüğünde yapılan çalışmalar son derece yüzeysel. Bu iş böyle olmaz. Koordinatörlük bütünleşik yapının ildeki yansıması olmalı. Bu dediğimiz şeyler önceden yapılmalı ve kontroller sıkılaştırılmalıdır. Bir izmaritten 90 km hızda devasa yangın çıkıyor. Bu gidişle İzmir kül olur, ormanlarımızı kaybedebiliriz." ifadelerini kullandı.

“Ormanlar Gözden Çıkartılmış”

Orman alanlarının tahribatı arttıkça yangın riskinin arttığını söyleyen Türkiye Orman Derneği Başkanı Özkara şunları söyledi:

"Ormanlar için çıkartılan ve yapılan yasa değişiklikleri, ormanların içinin daraltılmasına ve parçalanmasına neden oluyor. 12 yılda 55 bin adet olan 10 hektarlık alanlar, 118 bin adete çıkmış; nasıl çıkar? Biraz önce söylediğim izinler verilince. Orman bir arka bahçe olarak görülünce bunlar olur. Kara ile havanın senkronize olması gerekir. Çıkan yangınların büyümesi durumunda sizin müdahale etme şansınız azalıyor. Tepe yangınına çıkınca çok güçlü bir enerji oluşuyor, yangına yaklaşmak zor oluyor. İyi organize olduklarını düşünmüyorum. Burada önemli olan kara ve hava gücünün birbirlerini tamamlamasıdır. Enerji nakil hatları ile ilgili neden beton blokajları oluşturmuyorsunuz? Orman içerisine son 10 yılda 37 bin hektar izin veriliyor. Enerji nakil hatları, çöp depolama, maden, 2B ile orman sahası dışına çıkılarak yerleşim izni veriliyor. Buraya gelen, kentten gelen insanların ormanla irtibatları sağlıklı değil. Doğanın parçası olmak gibi bir anlayışları yok. Ormanlar gözden çıkartılmış. Valilikler diyor ya 'ormana giriş yasaklandı'. Bu kadar izin verdiğin, orada faaliyet yürütenler ne olacak? İklim krizi ile ilgili bir bilgi vereyim: 2050 yılının ilk yarısında ortalama sıcaklık bir santigrat artacak, ikinci yarısında 2.2 görünüyor. Atmosferdeki karbon miktarı arttıkça ortaya çıkan süreç bugünü aratacak. Ormanların daraltılmaması mümkün değil. Önce mevcut sorunları, sıkıntıları çözmeye çalışalım, diyelim ki doğaya dinlenme fırsatı veriyoruz, kendimizi denetliyoruz diyelim. O zaman size 'beklenen etki olmaz' diyebilirim. Aksi takdirde iklim krizi kuraklık demektir. Türkiye su kaynakları açısından su sıkıntısı çeken ülkeler arasında. Kişi başına düşen su miktarı bin metreküpe düşerse su sıkıntısı çeken ülke olacağız. Şu noktada sınırdayız. Düzensiz yağışlar ortaya çıkıyor.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız