Yaptığı bir haber nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak" suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Yelis Ayaz, cezaevinden kaleme aldığı bir mektupla hem Türkiye'deki basın özgürlüğü tartışmalarını hem de Aydın'da yaşanan olayın perde arkasını gündeme taşıdı. Ayaz, AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş’ın oğlunun okula silah getirdiği iddiasını resmi belgelere dayanarak haberleştirmesinin ardından tutuklandığını belirtti.
Sürecin, konunun yerel basında iddia olarak yer almasıyla başladığını aktaran Ayaz, bu iddiaları bir köşe yazısına taşıması üzerine "yalan haberi yaymak" suçlamasıyla gözaltına alındığını ifade etti. Gözaltı haberinin duyulmasının ardından bir velinin kendisine ulaşarak olayın milletvekili çocuğu söz konusu olduğu için örtbas edildiğini söylediğini kaydetti.
Ayaz, asıl kırılmanın ise kendi dava dosyasını incelerken yaşandığını belirtti. Savunmasına ek yapmak için UYAP sistemine girdiğinde, daha önce "kayıt yok" diyen İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün sisteme yüklediği CİMER şikayetleri ve bir fotoğrafla karşılaştığını açıkladı. Bu şikayetlerin 4 öğrenci ve 1 veliye ait olduğunu ve hepsinin olayın doğruluğunu teyit ettiğini vurguladı.
"Bu olayda öğrenci velisi Milletvekili değil de sıradan bir vatandaş olsaydı tutuklanır mıydım?"
CİMER'e yapılan başvurularda, bazı öğrencilerin başına silah dayandığı, can güvenliklerinin olmadığı ve okul yönetiminin olayı örtbas ettiği gibi vahim iddiaların yer aldığını belirten Ayaz, "Yapmam gerekeni, mesleğime ve bana yakışanı yaptım, haberi yaptım" dedi. Bu haberin ardından savcılığın talebiyle yıldırım hızıyla tutuklandığını söyledi.
Başsavcılığın yaptığı açıklamayı "tarihi bir vesika" olarak nitelendiren Ayaz, savcılığın CİMER başvurularının kendisini suçtan korumak için yapılmış "kurmaca" başvurular olduğunu ima ettiğini aktardı. Ayaz, bu kanıya varılırken şikayeti yapan 5 kişinin de ifadesinin alınmadığına dikkat çekti.
Gazeteci, savcılığın olayın yaşanıp yaşanmadığını, bizzat olayı örtbas etmekle suçlanan okul yönetimine sorduğunu ve silahın "boncuk tabancası" olduğu sonucuna hızla vardığını ifade etti. Ayaz, mektubunda şu eleştiriyi yöneltti: "Yani aslında şüpheli durumunda olması gerekli. Peki savcılık kime soruyor bu olay yaşandı mı diye, öğrenci ve velilerin can güvenliğimizi sağlayamıyor, olayı örtbas ediyor diye suçladığı okula."
"Öğrencilerin ve velilerin ifadeleri alınmadan bu kadar hızlı ‘olay yok’ sonucuna varılır mıydı?"
Haberde kullanılan fotoğraf konusuna da değinen Ayaz, fotoğraftaki kişinin vekilin oğlu olmadığı iddia ediliyorsa kamuoyuna açıklanması çağrısında bulundu. Ayrıca, fotoğrafın bağımsız bilirkişi kurumlarınca incelenmesi için kurumu Aydınpost olarak gerekli çalışmalara başlayacaklarını duyurdu.
Yelis Ayaz, mektubunu şu çarpıcı cümleyle sonlandırdı: "Adalet bir gün herkese lazım olur denir. Ben bugün o cümlenin tam ortasında, imza attığım haber nedeniyle tutuklanmış bir gazeteci olarak demir kapıların arkasında oturuyorum."