“Ülkemizin yapı stoku belirsizliğini koruyor”
Ulutaş, Türkiye’nin yapı stokunun durumu belirsizliğini koruduğunu belirterek, “2017 yılına kadar bitirilmesi hedeflenen bina envanterinin tamamlanamamış olması mevcut yapı stokunun iyileştirilmesini de mümkün kılmamaktadır. Bu binaların tespiti ne yazık ki deprem tarafından son derece ağır bedeller karşılığı yapılmaktadır. 30 Ekim depremi sonrası TBMM'de oluşturulan Deprem Araştırma Komisyonu raporunda kamu bina stokunun yüzde 40’ının deprem dayanıklılığının yetersiz olduğu ve güçlendirilmesi gerektiği söylenmektedir. Okulların, yurtların, kreşlerin, hasta sayısı, ne kadarının tarandığı, ne kadarı hakkında yıkım, güçlendirme veya kullanım kararı verildiği konusu tahminlerin ötesinde değildir” dedi.
“Kentsel dönüşüm rant politikasına terk edildi”
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 6 milyon 700 bin binanın riskli olduğu ifade edildiğini dile getiren Ulutaş, şunları söyledi:
“Kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm konusu, çağdaş ve demokrasisi güçlü olan ülkelerde sadece mekân düzeyinde değil; sosyal, ekonomik ve mekânsal gelişmenin bir bütünü olarak ele alınmalıdır. Vatandaşa verilen 190 milyon TL uzun vadeli kredinin günün ekonomik koşulları, inşaat maliyetlerindeki artışlar ve gelir düzeyindeki düşüşler dikkate alındığında yetersiz olmasının yanı sıra ödenemez bir durumla karşı karşıya kalındığı görülmektedir.”
Basın açıklamasının ardından pilli meşalelerle Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Gündoğdu Meydanı’na yüründü ve denize karanfil bırakıldı. Kalabalığa, çevredeki vatandaştan da destek geldi.




Yorumlar
Kalan Karakter: