İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait "Yuvam İstanbul" kreşinde bir çocuğa şiddet uygulandığı iddiaları üzerine İBB'den açıklama geldi.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve İBB Genel Sekreteri Volkan Demir konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.
"İBB SİYASETEN HEDEF ALINIYOR"
Açıklamada ilk sözü alan Aslan şunları söyledi: “İBB’yi siyaseten hedef alan bir propagandaya yürütülüyor. Burası kreş mi merkez mi deniliyor. Eve iki maaş girdiğinde bile ailelerimiz çocuklarının ihtiyacını gideremiyor. Aileler çocuklarını bırakacak yer arıyor. Biz de bir devlet kurumu olarak bu hizmeti veriyoruz. Kreşleri eskiden devlet kurumları açardı. Ekrem Başkan da bu kreşlerden açmıştı. 2019’da İBB’yi kazandığında ise İstanbul’un geneline yaydı. O tarihte böyle bir birim yokken şu anda 127 Yuvamız İstanbul var. 6 yılda 26 binden fazla çocuk faydalandı. Tek bir olumsuz şikayet yok. Herkes kendi mahallesine istiyor.”
BAKAN'A "GELİN BERABER GEZELİM" DAVETİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın konuyla ilgili açıklamalarının gerçeği yansıtmadığının ifade eden Aslan, “Sayın Aile Bakanımızın açıklamalarını gördüm. Kendisi bir anne olarak konuya hassas yaklaşıyor ama bu konuda doğru bilgilendirilmemiş olabilir, merkezlerimizi iyi tanımıyor olabilir. Bu merkezlerimizin mimarı Ekrem Başkanımız bir baba. Üç evladı var. Ben de bir babayım, benim de üç evladım var. Buradan bir baba olarak çağrı yapıyorum: Siyasi kimliklerimizi kenara bırakalım… Mahinur Hanım’ı davet ediyorum. Gelsin, anne-baba gözüyle merkezlerimizi beraber gezelim. Oradaki denetimi, hizmeti ve güven ortamını bakanımız kendi gözleriyle görsün isterim” dedi.
Aslan’ın ardından konuşan Demir ise şunları söyledi: “En başta şunu belirtelim: Yuvamız İstanbul merkezlerimiz hakkında iddia edilen ‘ruhsatsız’, ‘yasadışı’ ve ‘mevzuata aykırı’ iddiaları, daha önce İçişleri Bakanlığı’nın denetimine konu olmuştur. İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 22 Nisan 2025 tarihli resmî kararda, Yuvamız İstanbul merkezlerimizin hukuki niteliği, açık ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmuştur. Söz konusu kararda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Yuvamız İstanbul merkezlerinin, okul öncesi eğitim kurumu olmadığı ve belediyelerin sosyal hizmet sunma yetkisi kapsamında faaliyet gösterdiği gibi hususlar açıkça belirtilmiştir. Karar, İçişleri Bakanlığı’nın en üst denetim makamının, Yuvamız İstanbul’un hukuka uygunluğunu açık biçimde tescil ettiği resmî bir belgedir.”
"OLAY ÖĞRETMENİN DİKKATİYLE ORTAYA ÇIKTI"
Olayın ailenin beyanıyla değil, öğretmenin dikkatiyle ortaya çıktığını ifade eden Demir sözlerini şöyle sürdürdü: “Görevli öğretmenimiz, çocuğu giydirirken göğsündeki morluğu fark ederek, tutanak altına almış ve yine kamera kayıtlarından görüleceği üzere, aynı gün çocuğumuzun ailesini bilgilendirmiştir. İddialar ilk andan itibaren ciddiyetle ele alınmış; kamera kayıtları hem aileyle hem de ilgili makamlarla eksiksiz şekilde paylaşılmıştır. Öğretmenin, bölge sorumlularının ve personelin yazılı savunmaları alınarak vaka üzerine ilk ön inceleme başlatılmıştır. İBB Teftiş Kurulumuz da derhal iç soruşturma başlatmıştır. Adli sürecin sağlıklı yürütülmesi ve çocukların üstün yararının korunması amacıyla, ilgili öğretmenimiz soruşturmanın selameti için görevden uzaklaştırılmıştır. Ders kayıt tutanakları, söz konusu evladımızın spor derslerine yalnızca iki kez katıldığını göstermektedir. Tamamı görüntülü ve sesli olarak kayıt altına alınan bu derslerde, olağan dışı herhangi bir duruma rastlanmamıştır.”
"TÜM KATLARIN KAMERA KAYDI TUTULUYOR"
“Merkezimizde gerek alt katların gerek üst katların olsun, 35 kameranın kaydı 4 farklı yazı ile emniyet birimlerine teslim edilmiştir” diyen Demir şöyle devam etti: “İddia edildiği gibi, eksik kayıt yoktur. Yuvamız İstanbul merkezlerimiz, mekânın metrekaresine göre asgari 9, azami 50 kamera ile izlenmektedir. Özellikle dikkatinizi çekmek isterim: Çocukların hakkı, güveni bizim için her şeyden önemlidir. Yönetmelik gereğince kamera kayıtları 15 gün tutulurken, biz ailelerin yanında olmak için, çocukların hakkını korumak için, tüm kayıtlarımızı 3 ay boyunca tutuyoruz. Kamera kayıtlarının teslim tutanağını ekranda görebilirsiniz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi için çocukların güvenliği, üstün yararı ve gerçeğin eksiksiz biçimde ortaya çıkarılması, her türlü kurumsal ve siyasi kaygının üzerindedir. Bu anlayışla adli makamlarla tam iş birliğimizi sürdürüyoruz. Denetim süreçlerini şeffaf biçimde yürütmeye devam ediyoruz.”
Demir, açıklamasının ardından gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı. Prof. Demir, “Çocuğun ailesiyle yapılan görüşmelerde yaşanan süreçle ilgili yeterli bilgi verilmediği, bilgi saklandığı söyleniyor. Bu konudaki iddialara doğru mu değil mi?” sorusuna, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ciddi bir kurum. Dolayısıyla ilk andan itibaren, bu çocuktaki söz konusu morluğun tespiti ve aileye beyandan itibaren, bütün iletişimler tutanak altındadır. Bu da adli mercilere sunulmuştur,” yanıtını verdi. Prof. Demir, İBB tarafından tutulan tutanakların aileyle paylaşılıp paylaşılmadığı yönündeki soruyu ise “Bu zamana kadar tüm tuttuğumuz tutanaklar, talep edildiği halde hem adli mercilerle hem de aileyle paylaşıldı. Aile, bu olaydan sonra kamera kayıtlarını izlemeyi talep ediyor. Biz de kamera kayıtlarını izletiyoruz. Bunun tutanağı dahi var” şeklinde yanıtladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: