CHP Genel Başkanı Özel'in, açıklamalardan öne çıkan ifadeler şöyle:
Gerçekten 2023 yılı, en büyük üzüntünün yaşandığı yıldı: 14 ve 28 Mayıs seçimleri. Sonra 5 Kasım kurultayımızla birlikte bir umudun yılı oldu. 2024 ise bir başarı, bir zafer yılıydı. Partinin 47 yıl sonra birinci parti olmasıyla, Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine hizmet edecek belediye başkanlarımızın göreve gelmesiyle..
2025 yılına büyük umutlarla girmiştik açıkçası. Umudumuzu yükseltecek çok şey de vardı. Yıl sonunda anket çalışması yapmıştık; Kasım–Aralık aylarında, anketle ölçülebilecek boyuttaki bütün belediyelere baktırdık. Toplamda belediye başkanlığından memnuniyet oranımızı yüzde 59 bulduk. AK Parti de kendi belediyeleri için yüzde 61 bulmuştu zaten.
Zaten ne olduysa galiba ondan sonra oldu. Bir karar verdiler ve dediler ki: “Bunlar iktidara yürüyor.” Hem de bizim yürüdüğümüz gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden iktidara bir yürüyüş var. Belediye başkanlığının başarısıyla var. Kaldı ki geçmişte onların belediye başkanlıklarından iktidara yürüyüşleri, bizim kazandığımız belediyelere bakınca çok daha sınırlıydı. Bizim belediyelerde ise sadece bir Ekrem İmamoğlu yok; Mersin’i, Adana’sı, Antalya’sı var, Türkiye’nin dört bir yanı var. Bir de AK Parti’nin kendileri açısından kaybetmeyi hayal dahi edemedikleri il ve ilçeleri aldık. Bu onları çok rahatsız etmiş olmalı.
2025 yılı bir saldırıyla başladı. Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na atanması, Esenyurt’a kayyum atanması, Beşiktaş operasyonu… Böyle başladı ve bir mücadelenin içine girdik. Ocak ayında, bizi de rahatsız eden bir dizi saldırı oldu. Yirmi yıl öncesinden Ekrem Başkan’ın daire sattığı insanlara “Açıktan para verdin mi?” diye sorarak başladılar.
"ADAYIMIZI BELİRLEYELİM VE YÜRÜYELİM"
Biz de bütün kurullarımızı peşi sıra topladık ve Ocak ayının sonlarında dedik ki: “Madem öyle, biz de Cumhurbaşkanı adayımızı erken belirleyelim. Hem Türkiye erken seçim gündemine girsin hem de biz adayımızı belirleyelim ve yürüyelim.”
Biz ön seçim kararı aldık. Onlar da kararlarını aldılar. Ön seçimin yapılacağı günün bir gün öncesinde diploma iptali geldi. O günün sabahında, şafak vakti Ekrem Başkan’ın evine binlerce polisle geldiler. Sonra bizim ön seçim günümüzde, dört gün boyunca adeta mafya işleri gibi… Mafyada böyle manalı mesajlar olur ya; ön seçimden dört gün önce gözaltına alıyor, dört gün tutuyor. Biz sandık koyduğumuz gün, onu Silivri’ye koyuyorlar. Sandıklar açılırken Silivri’nin kapıları kapanıyor.
Evet. Bakın, sona geleyim. Mesela dava ne zaman? 9 Mart. 9 Mart ne gün? Recep Tayyip Erdoğan’ın Siirt’ten milletvekili seçilip Başbakanlığa gittiği gün. Yani işleri güçleri rakamla, günle, bilinçaltına mesaj vermek, ayar vermek. İtalyan mafyasının sembolik mesajlarını kendine benimsemiş, çakma mafya yöntemleriyle memleketi yönetiyorlar. Hakikaten olacak iş değil.
Ekrem Başkan’ı o gün tutukladılar ama aynı gün 15,5 milyon insan sandık başına gitti ve çok önemli bir iş yaptı. Biz Şubat ayı boyunca 1 milyon 300–400 bin civarındaki üyelerimize çağrı yapmıştık: “Gelin, kaydolun, oy kullanın; gel, seç, tarihe geç” demiştik. Son dört günde de üyelerimize “Haberdar edin, teşvik edin, sandığa kadar eşlik edin” diyerek muazzam bir kampanyaya dönüştü bu iş.
"GERİ DÖNÜLEMEYECEK BİR EŞİĞE GELDİK"
23 Mart günü 15,5 milyon insan Cumhurbaşkanı adayını belirledi. Bunu şu açıdan çok önemsiyorum: Bugün fark edilmiyor olabilir ama ileride Türkiye’de cumhurbaşkanı adayları ya da yeniden parlamenter sisteme dönüldüğünde başbakan adayları, parti genel başkanları belirlenirken artık kolay kolay geri dönülemeyecek bir eşiğe geldik.
Sandık önemli, ön seçim önemli ama artık milletin önüne konuyor. Bu cumhurbaşkanlığı sistemi devam etsin; biz artık cumhurbaşkanı adayımızı milletin belirlemesinden geri dönemeyiz. Rakiplerimiz de bunun gerisinde kalamaz. Bakmayın şimdi; bir tarafta Tayyip Erdoğan var, doğal aday. Ama bu, Türkiye demokrasisinin bir kazanımıdır.
Halk yoklamasını biz yıllar önce tüzüğümüze yazdığımızda, bu çok ileri bir adımdı. Nasıl olacak biz de bilmiyorduk. Ama dünyada halk yoklamaları varmış; bir gün biz de yaparız diye yazmıştık. 19 Mart günü karar verdik, 23 Mart günü halk yoklaması yaptık.
Yorumlar
Kalan Karakter: