Cumhurbaşkanlığı 2026 Yıllık Programı’nda, yurtiçi tasarrufları artırmak için yapılması gerekenler sıralanırken TES’e de yer verildi. Programda, 2003 yılında faaliyete başlayan BES ve 2017 yılında yürürlüğe giren OKS’nin tasarrufların artırılmasında önemli bir rol oynadığı, ekonominin uzun vadeli finansmanında da önemli bir ihtiyaca cevap verdiği belirtildi.
BES katılımcı sayısının yaklaşık 9.9 milyon kişiye ulaştığı belirtilen programda, şöyle denildi:
“Fon büyüklüğü 1.721,1 milyar TL’ye, sistemin verdiği emekli sayısı da 413.443 kişiye ulaşmıştır. Aynı tarih itibarıyla OKS kapsamındaki çalışan sayısı yaklaşık 7.7 milyon kişiye, fon büyüklüğü ise 116,7 milyar TL’ye ulaşmıştır. BES ve OKS toplam fon tutarı ise 30 Eylül 2025 itibarıyla 1.837,8 milyar TL olmuştur.”
Programda yurtiçi tasarrufların artırılması için alınacak tedbirler sıralanırken, OKS’nin işveren katkısını da içeren ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği TES’in kurulacağı belirtiliyor. Bunun için de Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından oluşturulan TES modeline yönelik ilgili kamu ve özel sektör paydaşlarının görüşlerinin alınacağı, üzerinde uzlaşılan modele yönelik gerekli mevzuat çalışmalarına başlanacağı belirtiliyor.
OKS ilk başlatıldığında zorunlu tutulmuş ve sendikaların tepkisini çekmişti. Bu tepkiler üzerine sistemden isteğe bağlı çıkılabilmesine olanak sağlanmıştı. TES’te ise katılımın zorunlu tutulması bekleniyor. Çalışanların ücret ve maaşlarından yüzde 3 kesinti yapılması öngörülüyor.
Düzenlemeye konfederasyonlar tepkili. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, iktidarın henüz sosyal taraflarla bu konuyu görüşmediğini söyledi. Ancak iktidarın, görüşülse bile sosyal tarafların değerlendirmelerine itibar etmediğine işaret etti. Görgün, “İktidar emeklilerin yaşamları, aylıkları ve sağlık giderlerini iyileştirme vaadiyle bütçe açıklarını kapatacak yeni ek kaynaklar arıyor. Emekçileri, emeklileri bu hale getiren yönetim tarzının yapacağı hiçbirşey kalmadı” dedi.
‘SAFLIK OLUR’
Türkiye’nin dünyada verginin, sosyal güvenlik primlerinin en yüksek, aylıkların ise en kötü olduğu ülkeler arasında yer aldığına işaret eden Görgün, bunu da AKP iktidarının yarattığını söyledi. TES’in zorunlu tutulmasına karşı olduklarını vurgulayan Görgün, “Primleri çarçur eden, işverenlere ve kendi giderlerine kaynak olarak kullanan iktidardan olumlu bir adım beklemek saflık olur” dedi.
TÜRK-İŞ DE KARŞI
Türk-İş de TES’in zorunlu tutulmasına karşı. Düzenlemenin isteğe bağlı olması gerektiğine dikkat çekiyor. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay da daha önce yaptığı açıklamada düzenlemeye tepki göstermiş ve şunları söylemişti:
“Sıkıntımız yetmiyormuş gibi Tamamlayıcı Emeklilik ile ilgili son günlerde bir şeyler konuşuluyor. Biz zaten yüzde 14 prim ödüyoruz. Bize ‘Yüzde 3 daha öde’ diyorlar. Bunu kimse bize mecbur etmesin. İsteyen katılsın, isteyen katılmasın. Yüzde 14 az değil. Yüzde 3 de az rakam değil. Vergiyi bizim maaşımızdan kesiyorsun. 12 ay çalışıyorum, 2 ayı vergiye gidiyor. Bunlar adil düzenlemeler değil. BES vardı, şimdi bir de TES çıktı. Bunu mecburi yapmasınlar. Bu kabul edilir bir düzenleme değil.”
Yorumlar
Kalan Karakter: