Şişecam Grubuna bağlı Camiş Madencilik, grubun farklı şehirlerdeki cam fabrikalarında kullanılan kuvars kumu ve çeşitli kimyasal atıkların depolanması için Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Işıklı ve Hacıisaklı mahalleleri sınırında kalan eski bir maden alanını seçti.
Yöre köylüleri ve çevre örgütleri, bölgede maden atığı tesisi kurulmasına karşı çıkıyor.
Mersin Tabip Odası yönetimi ve Mersin Çevre Platformu, maden atığı deposunun kurulacağı sahaya giderek şirkete ve ilgili bakanlığa bir kez daha çağrıda bulundu.
"BÖLGEDE HEYELAN RİSKİ VAR"
Burada bir açıklama yapan Dr. Ali Kenziman, "Bizler, Mersin Tabip Odası ve Mersin Çevre Platformu adına; Silifke Ovacık’ta yapılması planlanan ve suyumuzu, havamızı, toprağımızı kirletme riski taşıyan Ovacık Maden Atık Depolama Tesisi projesine karşı halk sağlığı ve ekolojik bütünlük adına itiraz ettiğimizi kamuoyuna duyurmak için bir aradayız. Camiş Madencilik A.Ş. tarafından Işıklı Mahallesi ve Hacıishaklı Mahallesinde, işletme ömrü sona ermiş maden ocağı sahasında kurulması planlanan bu tesiste; Şişecam grubuna ait işletmelerde cam üretiminde kullanılamayan yılda yaklaşık üç yüz bin ton ince kuvars yani silika kumu atığı ve çeşitli kimyasal maddelerin depolanması öngörülmektedir. Depolama alanının yerleşim yerlerine, içme ve kullanma suyu kaynaklarına, tarım alanlarına ve denize yakın olması; ayrıca bölgenin heyelan riski taşıması projeyi halk sağlığı açısından son derece tehlikeli hale getirmektedir" dedi.

"MEVCUT ÇEVRESEL BASKIYI ARTIRACAK"
Halk sağlığının yalnızca hastanelerde verilen hizmetle sınırlı olmadığına işaret eden Kenziman, "Sağlık; temiz suya erişim, temiz hava soluma, güvenli gıdaya ulaşma ve sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkıdır. Bu proje tam da bu temel belirleyicileri tehdit etmektedir. İnce kuvars yani silika kumu; taşınması ve depolanması sırasında havaya karışan mikroskobik toz parçacıkları yoluyla ciddi sağlık riskleri oluşturur. Uzun süreli ve tekrarlayan maruziyet; silikozis gibi geri dönüşü olmayan akciğer hastalıklarına, akciğer kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine, kronik solunum yolu hastalıklarına ve solunum yetmezliğine neden olabilmektedir. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler bu risklere karşı çok daha savunmasızdır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel değil, doğrudan yaşam hakkı ve kuşaklar arası sağlık hakkı meselesidir. Depolama sahasından sızabilecek kimyasal içerikler ve silika atıkları; yeraltı ve içme suyu kaynaklarını, tarımsal üretim alanlarını, Akdeniz kıyı ekosistemini ve denizi kirletme potansiyeline sahiptir. Bölgede halihazırda faaliyet gösteren Akdere Çimento Fabrikası ve Limanı’nın yarattığı kirlilik yükü ortadayken, yeni bir atık depolama tesisi mevcut çevresel baskıyı artıracak, kümülatif etkiyi büyütecek ve bölgenin ekolojik taşıma kapasitesini aşacaktır" ifadelerini kullandı.
"EKONOMİK GEREKÇELER HALK SAĞLIĞININ ÖNÜNE GEÇİRİLEMEZ"
Tarımın, hayvancılığın ve turizmin zarar görmesinin yalnızca ekonomik bir kayıp değil aynı zamanda toplumsal sağlığın ve gıda güvenliğinin zedelenmesi olduğuna dikkat çeken Kenziman sözlerini şöyle sürdürdü:
"Heyelan özelliği taşıyan bir bölgede maden atık depolama tesisi kurulması; olası bir kayma, sızma ya da yapısal hasar durumunda geri dönüşü olmayan çevresel felaketlere yol açabilir. Bu tür tesislerde meydana gelen kazaların etkileri onlarca yıl sürebilmekte, bölge halkı kalıcı sağlık ve geçim kaybıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Halk sağlığının temel ilkelerinden biri ihtiyat ilkesidir. Bilimsel belirsizlik durumunda dahi ciddi ya da geri dönüşü olmayan zarar ihtimali varsa kamu otoriteleri projeyi durdurmakla yükümlüdür. Sağlık riskleri açıkça ortadayken ekonomik gerekçeler halk sağlığının önüne geçirilemez. Bizler hekimler ve çevre savunucuları olarak; hastalıkları tedavi etmek kadar hastalığa yol açacak çevresel koşulların oluşmasını engellemenin de sorumluluğunu taşıyoruz. Heyelan riski bulunan bu alanda maden atık depolama tesisi yapılmamalıdır. Yeraltı ve içme suyu kaynaklarımızın kirlenmesine izin verilmemelidir. Tarım alanlarımız, ormanlarımız ve denizimiz korunmalıdır. Çocuklarımızın silika tozuna maruz kalacağı bir gelecek kabul edilemez. Bölge halkı bu projeye karşıdır. Ovacık Maden Atık Depolama Tesisinden derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz."
Yorumlar
Kalan Karakter: