Esenyurt Belediyesi’nin seçilmiş başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, belediyede yürütülen yolsuzluk operasyonlarının ardından kayyum Can Aksoy’un görevden alınıp yerine Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Akhan’ın atanmasına ilişkin sert bir açıklama yaptı. Sosyal medya hesabından konuya dair değerlendirmelerde bulunan Özer, yönetimin değiştirilmesinin Esenyurt’un temel sorunlarını ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Özer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Esenyurt’ta çözüm, bir kayyumu başka bir kayyumla değiştirmek değil, halkın iradesini yeniden hâkim kılmaktır. Kayyum yönetimi döneminde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarının ardından kayyumun görevden alınarak yerine yeni bir kayyum atanması, Esenyurt’un temel sorununu çözmüyor. Aksine, asıl meselenin üzerini örtüyor.
Sandıkta tecelli eden milli iradenin gereğini yerine getirmek, demokrasinin ve hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır. Esenyurt halkının oylarıyla seçilmiş belediye başkanı olarak görevime dönmem, yalnızca benim değil, iradesi yok sayılan Esenyurt halkının da beklentisidir.
Üstelik, görevden alınan kayyum Can Aksoy’un yönetimi dönemine ilişkin yolsuzluk soruşturması kamuoyunda tartışılırken, kendisinin hesap vermeden görevden alınması ve yerine başka bir kayyum atanması, sorumluluk meselesini ortadan kaldırmaz. Hesap vermeden görevden alınması bir yaptırım değil, kamuoyunun gözünde ödüllendirme anlamına gelir. İddialar şeffaf biçimde araştırılmalı, tüm sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.”
Demokrasi açığının kapatılması için görev iadesi şart
Taleplerinin bir ayrıcalık olmadığını, demokrasinin gereği olduğunu belirten Özer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir kayyumun yerine başka bir kayyım atamak, Esenyurt’un kaybettiği zamanı geri getirmez; demokrasi açığını kapatmaz, halkın iradesini de temsil etmez. Bu anlayış, Esenyurt’un daha fazla zaman ve hizmet kaybetmesinden başka bir sonuç doğurmaz.
Çözüm açıktır: Esenyurt halkının demokratik iradesine saygı gösterilmeli, seçilmiş belediye başkanı olarak görevime iade edilmem sağlanmalıdır. Esenyurt halkı, kendi seçtiği başkanını görevinin başında görmek istiyor. Demokrasi, sandıkta ortaya çıkan iradeye yalnızca seçim günü değil, her koşulda sahip çıkmayı gerektirir. Bizim talebimiz ayrıcalık değil, demokrasinin gereğinin yerine getirilmesidir.”