weather
29°
Gerçek Haberci Siyaset İzmir tezatı: Biri kentten, diğeri hayattan memnun

İzmir tezatı: Biri kentten, diğeri hayattan memnun

BAYETAV raporuna göre muhalefet seçmeni İzmir'de yaşamaktan memnunken mutsuz ve öfkeli; iktidar seçmeni ise kentten memnun değilken umutlu ve mutlu çıktı. Her 10 haneden 4'ünün geçinemediği kentte kadınların yüzde 38'i yiyeceğin tükeneceği endişesini sıklıkla yaşarken, derinleşen geçim krizi tablonun ortak paydası oldu.

8 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
İzmir tezatı: Biri kentten, diğeri hayattan memnun

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV), "İzmir'in Türkiye Siyasetine Bakışı" odak temasıyla yürüttüğü "İzmir Barometresi Bahar 2026" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 30 Nisan – 4 Mayıs 2026 tarihlerinde 595 kişiyle bilgisayar destekli telefon anketi (CATI) tekniğiyle yapılan çalışma; kentin ruh halini, derinleşen geçim baskısını ve siyasal bloklaşmayı kapsamlı verilerle ortaya koydu. Araştırma, kentin sosyo-kültürel kimlik kodlarını ve yurttaşların kendilerini nasıl tanımladığını da netleştirdi. 10 üzerinden puanlanan kimlik skalasında çevrecilik 8,8 ortalamayla ilk sırada yer alırken; Atatürkçülük 8,4, milliyetçilik ise 8,0 ortalamayla kentin en güçlü birleştirici üst kimlikleri olarak kaydedildi. Bu ortak kimlik zeminine karşın kentin siyasal bölünmüşlüğü belirginleşti: Muhalefet seçmeni İzmir'de yaşamaktan yüksek memnuniyet duyup gündelik yaşamını 7'nin üzerinde stres ve öfkeyle sürdürürken, iktidar seçmeni kent yaşamına mesafeli durmasına rağmen yüksek umut ve mutluluk bildirdi. Rapor, ortak simgeler etrafında birleşen İzmirlilerin zihinsel ve duygusal olarak iki ayrı dünyada yaşadığını belgeledi.

İzmir genelinde kentte yaşamaktan duyulan memnuniyet oranı yüzde 66 seviyesinde ölçülürken, memnun olmayanların payı yüzde 20'de kaldı. Memnuniyet 60 yaş üzeri grupta yüzde 74'e ulaştı. Siyasal tercihlerde ise belirgin bir bloklaşma görüldü: Muhalefet seçmeninde kentte yaşam memnuniyeti yüzde 80'lerin üzerine çıkarken, iktidar seçmeninde bu oran yüzde 47'ye kadar geriledi.

Yaşam Memnuniyeti Yüksek Duygu Durumu Gergin

Ancak yaşam memnuniyetinin aksine kentin duygusal atmosferinde olumsuz hisler öne çıktı. 10 üzerinden değerlendirilen duygu skalasında ortalamalar şöyle sıralandı:

Stres ve kaygı: 6,9 (Yüksek hissedenler yüzde 50,8)

Öfke: 5,7 (Yüksek hissedenler yüzde 37,0)

Çaresizlik ve güçsüzlük: 5,4 (Yüksek hissedenler yüzde 32,5)

Umut: 5,3 (Yüksek hissedenler yüzde 32,0)

Mutluluk: 4,7 (Yüksek hissedenler yüzde 20,1)

Kadınlar stres-kaygıyı 7,3, çaresizliği 5,8 ortalamayla bildirerek erkeklerin belirgin biçimde üzerinde yer aldı. 18-29 yaş grubu gençler ise 7,3 stres ve 6,1 öfke ortalamasıyla en gergin kesim oldu. Siyasal tercihlerde muhalefet tabanı 7'nin üzerinde stres ve öfke yaşarken, iktidar seçmeni 5,8 mutluluk ve 6,1 umut ortalamasıyla pozitif tarafta ayrıştı.

Her 10 Haneden 4'ü Geçinemiyor

Kazanılan gelirle geçinme durumuna bakıldığında İzmirlilerin yüzde 45'i "Hayır, geçinemiyorum", yüzde 40'ı "Geçiniyorum ama birikim yapamıyorum" yanıtını verdi. Rahat geçinip birikim yapabilenlerin oranı yalnızca yüzde 15'te kaldı. Geçinememe oranı 50-59 yaş aralığında yüzde 53'e, lise altı eğitimlilerde yüzde 57'ye ulaştı. Muhalefet seçmeninde geçim sıkıntısı çekenlerin oranı yüzde 60 bandına yaklaşırken, iktidar seçmeninde bu oran yüzde 39 seviyesinde kaldı.

Son üç ayda kısıtlanmak zorunda kalınan harcamalarda temel ihtiyaçlar ilk sıraya yerleşti:

Mutfak harcamaları: Yüzde 36,1

Dışarıda sosyalleşme: Yüzde 34,0

Kişisel harcamalar: Yüzde 31,7

Kültürel aktiviteler: Yüzde 27,2

Ev faturaları: Yüzde 26,4

Gıdaya erişim endişesi boyutunda ise yurttaşların yüzde 32,1'i son bir yılda yiyeceğinin biteceği ve parasının yetmeyeceği korkusunu sıklıkla yaşadığını söyledi. "Bazen yaşadık" diyen yüzde 30,1 ile birlikte gıda kaygısı duyanların oranı yüzde 62,2'yi buldu. Yiyeceğin fiilen yetmediği ve alınamadığı durumları sıklıkla yaşayanların oranı yüzde 24,2, bazen yaşayanlar ise yüzde 31,7 olarak ölçüldü.

Kentin Zirvesinde Ulaşım ve Altyapı Sorunu

İzmir'in son üç aydaki en önemli iki sorunu sorgulandığında doğrudan kentsel hizmetler listeyi belirledi:

Ulaşım ve trafik: Yüzde 40,7

Altyapı sorunları: Yüzde 34,8

Temizlik ve çevre: Yüzde 33,7

Ekonomi ve geçim sıkıntısı: Yüzde 20,7

Belediye yönetimi ve hizmet kalitesi: Yüzde 15,9

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin genel hizmetlerinden memnun olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 34'te kalırken, memnun olmayanların oranı yüzde 46'ya ulaştı. Hizmet memnuniyetsizliği iktidar seçmeninde yüzde 77, kararsızlarda yüzde 59 olurken, muhalefet bloğunda memnuniyet genel olarak daha yüksek seyretti.

Hizmet alanları tek tek irdelendiğinde toplu taşıma yüzde 50,4 memnuniyetle tek olumlu başlık oldu. Temel altyapı hizmetlerini (yol, su, kanalizasyon) yeterli bulanlar yüzde 17,5'te (yetersiz diyenler yüzde 66,3), temizlik ve çöp toplama hizmetlerinden memnun olanlar yüzde 28,2'de (memnun olmayanlar yüzde 56,8), trafik yoğunluğunu normal bulanlar ise yüzde 27,9'da kaldı.

İl genelinde en başarılı bulunan ilçe belediye başkanları sıralamasında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki yüzde 13,9 ile ilk sırada yer alırken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan yüzde 12,6 ile ikinci, Karşıyaka Belediye Başkanı Behice Yıldız Ünsal yüzde 11,4 ile üçüncü, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ise yüzde 9,4 ile dördüncü sırayı aldı.

Türkiye Gündemi, Çözüm Süreci ve Sosyal Medya

İzmirliye göre Türkiye'nin en öncelikli iki sorunu yüzde 69,6 ile ekonomi ve yüzde 58,7 ile hukuk, adalet ve siyaset başlıkları oldu; bunları yüzde 18,5 ile güvenlik ve terör izledi. Muhalefet seçmeni ekonomi ile birlikte adalet başlığını birinci sıraya koyarken, iktidar seçmeninde güvenlik ve dış politika konuları daha görünür oldu.

Kürt meselesinde Çözüm Süreci'ne bakışta toplam destek yüzde 35 düzeyinde ölçüldü (Yüzde 20 başarılı olacağına inanarak, yüzde 15 başarılı olamayacağını düşünerek destekliyor). Süreci desteklemeyenlerin oranı yüzde 53'ü bulurken, bu kesimin yüzde 39'u gerekçe olarak "Kürt meselesi diye bir sorun yok" yanıtını verdi. Etnik kırılımda Kürt yurttaşların yüzde 69'u sürece destek verirken, Türk katılımcılarda karşıtlık oranı yüzde 60 olarak kayıtlara geçti.

Sosyal medya platformlarına kimlik doğrulaması zorunluluğu getirilmesi önerisine İzmirlilerin yüzde 58'i destek verirken (yüzde 44 tam, yüzde 14 kısmi destek), karşı çıkanların oranı yüzde 30 oldu. Gençler arasında artan şiddetin temel nedeni sorusuna ise yurttaşlar sırasıyla aile (yüzde 26,6), ekonomik koşullar (yüzde 21,4), sosyal medya (yüzde 19,7) ve eğitim sistemi (yüzde 19,3) yanıtlarını verdi.

İktidara Güvensizlik, Kriz Liderliğine Destek

Mevcut iktidarın yönetim performansı kent genelinde ağırlıkla olumsuz karşılık buldu:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkeyi başarılı yönetiyor": Katılmıyorum yüzde 55,2 / Katılıyorum yüzde 29,2

"AK Parti temel sorunları çözme kapasitesine sahip": Katılmıyorum yüzde 60,6 / Katılıyorum yüzde 24,4

"Türkiye'nin uluslararası prestiji son yıllarda arttı": Katılıyorum yüzde 38,2 / Katılmıyorum yüzde 45,8

"Savaş durumunda en iyi yönetecek lider Erdoğan'dır": Katılıyorum yüzde 39,4 / Katılmıyorum yüzde 47,3

Erdoğan'ın savaş döneminde ülkeyi en iyi yönetecek lider olduğu kanaati 18-29 yaş grubunda yüzde 47,7'ye, 40-49 yaş grubunda ise yüzde 50,0'ye yükselerek kriz liderliği algısının kurumsal eleştirilerin önüne geçtiğini gösterdi. İktidar seçmeninde bu oran yüzde 88,5'e ulaşırken, muhalefet seçmeninde de yüzde 17-19 bandında bir kabul gördü.

Muhalefet Algısı ve Değişim Beklentisi

İzmir kamuoyunun yüzde 52,6'sı bir sonraki genel seçimde iktidarın değişeceğine inandığını belirtirken, muhalefetin ülkenin sorunlarını çözebileceğine inananlar yüzde 36,6'da kaldı (katılmayanlar yüzde 43,7). Ekrem İmamoğlu'nun siyasi nedenlerle cezaevinde tutulduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 55,8 oldu.

Yerel siyasete ilişkin çarpıcı sonuçlardan biri, "İzmir'i mevcut muhalefet yönetimi dışında bir anlayışın yönetmesini isterim" diyenlerin oranının yüzde 54,6'ya ulaşması oldu. Bu talep 40-49 yaş aralığında yüzde 70,5'e, iktidar seçmeninde yüzde 81,9'a çıkarken, muhalefet tabanında da yüzde 30'un üzerinde karşılık buldu.

Öte yandan, "Kemal Kılıçdaroğlu ana muhalefetin başına geri dönerse desteklerim" ifadesine İzmirlilerin yüzde 77,2'si "Katılmıyorum" diyerek kesin bir dille karşı çıktı; destekleyenler yalnızca yüzde 14,7'de kaldı.

Muhalefetin en büyük sorunu olarak yüzde 29,0 ile "güven vermemesi" ve yüzde 27,3 ile "iktidar baskısı" öne çıktı. İktidar seçmeni sorunu doğrudan güven eksikliği olarak görürken, muhalefet tabanı iktidar baskısına işaret etti. Muhalefetin genel seçimi kazanma koşulu sorulduğunda katılımcıların yüzde 33'ü "tek başına seçime girerse", yüzde 29'u "hiçbir durumda kazanamaz", yüzde 16'sı "milliyetçi seçmene yaklaşırsa", yüzde 15'i ise "farklı muhalif kanatlarla ittifak yaparsa" yanıtını verdi.

Hâkim Kimlikler, Oy Dağılımı ve Liderler

10 üzerinden puanlanan kimlik skalasında çevrecilik 8,8 ortalama ile ilk sırayı alarak Atatürkçülüğün (8,4) ve milliyetçiliğin (8,0) önüne geçti. Sosyal demokratlık 6,5, liberallik 5,2, muhafazakârlık 4,9 puan alırken en düşük skala 4,0 ile feminist kimlikte gerçekleşti.

Kararsızlar dağıtılmadan yapılan oy tercihlerinde muhalefet blokunun toplam oy oranı yüzde 56 düzeyinde gerçekleşti. İktidar blokunun toplam oyu yüzde 22 seviyesinde kalırken, kararsızların oranı yüzde 18-19 bandına oturdu. Seçmen tabanı dışındaki oy potansiyeli incelendiğinde iktidar blokuna "kesinlikle oy vermem" diyenlerin oranı yüzde 62 oldu.

Siyasi liderlere güvende (tam ve kısmi güven toplamı) ilk sırayı Mansur Yavaş aldı:

Mansur Yavaş: Yüzde 50,8

Ekrem İmamoğlu: Yüzde 45,9

Özgür Özel: Yüzde 34,4

Recep Tayyip Erdoğan: Yüzde 26,5

Selahattin Demirtaş: Yüzde 21,1

Devlet Bahçeli: Yüzde 16,2

Müsavat Dervişoğlu: Yüzde 14,6

Tuncer Bakırhan: Yüzde 9,6

İmamoğlu Türklerde yüzde 44,5, Kürtlerde yüzde 49,3 ve Balkan göçmenlerinde yüzde 61,1 güven üreterek tüm etnik kesimlerden dengeli destek alan tek lider oldu; Yavaş'ın güven oranı ise Türklerde yüzde 55,5 iken Kürt seçmende yüzde 22,2'ye indi.

Kurumlara Güvensizlik ve Siyasetten Kaçış

Kamusal kurumlara güvende Türk Silahlı Kuvvetleri yüzde 69,2 ile zirvede yer aldı. Buna karşılık yargıya güven yüzde 15,2'de, sendikalara güven yüzde 14,2'de, medyaya güven ise yüzde 7,2'de kaldı. Yargıya güvensizlik iktidar seçmeninde dahi yüzde 38,1 güven oranıyla sınırlı kalarak genel bir meşruiyet krizini ortaya koydu.

Bu tablonun yurttaş üzerindeki psikolojik yansıması ise yabancılaşma oldu. İzmirlilerin yüzde 61,9'u siyasi haberleri izledikten sonra kendisini daha kötü hissettiğini, yüzde 54,7'si siyasete olan ilgisinin azaldığını, yüzde 43,6'sı hangi parti gelirse gelsin köklü bir değişim olmayacağını, yüzde 43,0'ı ise siyasi görüşünü açıkça ifade etmekten çekindiğini söyledi. Siyasete ilgisi azalan kesim, bu uzaklaşmanın en temel nedeni olarak yüzde 44 ile doğrudan "güven kaybını" gösterdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız