Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylık süreci ve Türkiye’nin siyasi gündemine dair sert açıklamalarda bulundu. 10 Eylül 2026 tarihinde Rize’de yapılan açıklamaların ardından bazı çevrelerin harekete geçtiğini öne süren Özdemir, ülkenin kalkınmasını engellemeye yönelik faaliyetlere karşı duruş sergiledi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 9 Temmuz 2018’de fiilen başlamasıyla birlikte milli kalkınma hamlesinin hız kazandığını ifade eden Özdemir, Türkiye’nin küresel belirsizlikler arasında bölgesel liderliğini güçlendirdiğini savundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin iradesiyle Erdoğan’ın sistemin üçüncü dönemi için aday gösterildiğini hatırlatan vekil, Cumhur İttifakı’nın milli hedeflerde kararlı olduğunu vurguladı.
Yargı, siyaset ve medya alanındaki bazı isimlere yönelik eleştirilerini sürdüren Özdemir, FETÖ kalıntısı olarak nitelendirdiği yapıların ve kişisel çıkar peşinde koşanların milli ilerleyişi durduramayacağını ileri sürdü. Bazı medya kuruluşları ile anket şirketlerinin MHP aleyhine yürüttüğü çalışmaları tesadüf olarak değerlendirmeyen Özdemir, bu girişimlerin siyasi istikrara yönelik saldırıların parçası olduğunu iddia etti.
Özdemir, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“İsim isim, hesap ve hedeflerini çok iyi bildiğimiz bu çevrelerle hesaplaşma artık kaçınılmazdır. Arınma müessesesi işlemeye devam ettikçe, korkunun dağları sardığı ve hesap yapan kimselerin birer birer deşifre olduğu görülecektir.”
Milletin desteği ile küresel güç hedefine ulaşılacak
Bazı medya mensuplarının AK Parti ile yakın ilişkileri olduğu izlenimi yaratarak kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığını öne süren Özdemir, Siyonist odaklarla iş birliği içinde olan çevrelerin hedeflerine ulaşamayacağını belirtti. Cumhur İttifakı’nın yoluna milletin desteğiyle devam edeceğini vurgulayan MHP’li vekil, sözlerini şöyle tamamladı:
“MHP’nin, Cumhur İttifakı’nın ve Cumhurbaşkanımızın arkasında aziz milletimizin duaları, iradesi, desteği ve bizatihi kendisi vardır. Bu kutlu ve tertemiz emanetlere hiçbir halel gelmeyecek, Türkiye geleceğin kutlu günlerine küresel bir güç olarak mutlaka erişecektir.”
