weather
26°
Gerçek Haberci Teknoloji ODTÜ'den Karadeniz'de uzay araştırmalarına ışık tutacak keşif

ODTÜ'den Karadeniz'de uzay araştırmalarına ışık tutacak keşif

Kıyıdan 150 kilometre açığa kadar uzanan metalce zengin nano parçacık bulutları, Güneş Sistemi'ndeki okyanusların anlaşılmasına katkı sağlayabilir.

4 Dakika
Okunma Süresi
ODTÜ'den Karadeniz'de uzay araştırmalarına ışık tutacak keşif

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü ekipleri, Ağustos ayının son haftasında gerçekleştirdiği bir haftalık bilimsel seferde Karadeniz'in derinliklerinde gözle görülmeyen ancak metal açısından oldukça zengin olan parçacık bulutlarını haritalandırdı.

Enstitü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, bu oluşumu 7-8 yıldır takip ettiklerini ve son üç yılda Avrupa Araştırma Konseyi (ERC) desteğiyle geliştirdikleri yeni teknolojilerle araştırmayı derinleştirdiklerini belirtti. Sakarya Nehri'nin denize döküldüğü bölgeden yaklaşık 150 kilometre açığa kadar uzanan hatta dikey ölçümler yapan ekip, özel sensörlerle parçacık bulutlarını yerinde tespit etti.

Metal yoğunluğu yüksek nano bulutlar tespit edildi

Karadeniz'in 100 metre derinlikten sonra dünyanın en büyük oksijensiz deniz hacmine sahip olduğunu hatırlatan Yücel, oksijenli ve oksijensiz ortam arasındaki sınırda gerçekleşen mikrobiyal reaksiyonların bu yapıyı oluşturduğunu aktardı. Daha önce varlığı bilinen ancak içeriği ve yayılımı netleşmeyen bu parçacıkların kökenine ilişkin Yücel şunları söyledi:

“Karadeniz'de bizim haritalandırdığımız ve karakterize ettiğimiz bu nano parçacıklardan oluşan bulut aslında önemli bir gösterge. Nehirlerin getirdiği daha büyük partiküllerin ya da atmosferden denize inen tozlarla beraber gelen partiküllerin çözülerek orada birikmesi söz konusu.”

Prof. Dr. Mustafa Yücel, kıyıdan gelen partiküllerin Karadeniz'in özel koşullarında çözülüp yeniden çökelerek açık denize taşındığını vurgulayarak tespit edilen metalleri şöyle sıraladı:

“Özellikle demir ve manganı yüksek düzeyde bulduk. Demir ve manganın yanı sıra bakır, çinko, tungsten ve molibden gibi metalleri de tespit ettik. Parçacıklar mikro boyutta, önemli bir bölümü ise nano boyuta kadar uzanıyor, bunları gözle göremezsiniz. Suya baktığınızda normal su gibi görünür. Bir renk değişimi yok. Suyun içerisinde gözle görülemeyen parçacıklar bunlar.”

Kirlilik yayılımı ve iklim değişikliği riski

Araştırmanın deniz kirliliğinin dağılımını anlamak açısından kritik olduğunu belirten Yücel, metal kaynaklı kirliliğin sadece kıyılarla sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekti. İklim değişikliğine bağlı ekstrem hava olaylarının bu yapıyı etkileyebileceğini ifade eden bilim insanı, olası senaryoyu şu sözlerle açıkladı:

“İklim değişikliği, ekstrem hava olayları, çok büyük fırtınalar nedeniyle su dikeyde daha sık ve daha fazla karışmaya başlarsa, bu metallerce zengin bulutun olduğu yer yüzeye yaklaşabilir ve farklı balıklar ya da ekonomik olarak önemli türler için toksik olabilir.”

Nanoteknolojiden uzay bilimlerine ilham

Doğadaki oluşum mekanizmalarının incelenmesinin biyomimikri yoluyla yeni teknolojilere kapı aralayabileceğini dile getiren Yücel, nanoteknoloji ve malzeme bilimi alanındaki potansiyele işaret etti. Enerji, batarya ve elektronik teknolojilerinde kullanılan yeni malzemeler açısından doğal bu sentez yollarının önem taşıdığını belirten Yücel, süreci şöyle özetledi:

“Biyomimikri gibi, nasıl doğada bir organizma bir kabuk yapıyormuş, bir protein nasıl yapılıyormuş çalışıyorsunuz ve oradan biyoteknolojide bir kısa yol buluyorsunuz, bu da biraz onun gibi. Nanoteknolojide bize yeni mekanizmalar, yeni sentez yolları açabilecek bir şey bulduk.”

Araştırmanın bir diğer önemli boyutu ise uzay bilimleri ile kurulan bağlantı oldu. Güneş Sistemi'nde keşfedilen bazı okyanusların, Karadeniz'in oksijensiz ve karanlık ortamıyla benzer özellikler gösterdiğini hatırlatan Yücel, bu benzerliğin uzay araştırmalarına sağlayacağı katküyı şu ifadelerle anlattı:

“Karadeniz'deki bu parçacıkların doğasının nasıl oluştuğunu anlarsak, Güneş Sistemi'nde dışarı doğru püskürtülen okyanus materyallerinin içindeki parçacıkları tanımlamak ve oradaki okyanusların içeriğini anlamak için de bir girdi sağlayabiliriz.”

Karadeniz'in farklı disiplinler için ilham verici keşifler barındırdığına dikkat çeken Yücel, araştırmanın Türkiye'nin uzay bilimleri önceliklerine ve malzeme bilimi alanındaki yeni keşiflere katkı vereceğini belirtti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız