GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekilleri Yüksel Taşkın, Salih Uzun ve Ümit Özlale, slogan attıkları gerekçesiyle yargılanan ve Aliağa Şakran Cezaevi'nde tutuklu bulunan 4 öğrenciyi ziyaret etti. Güç'ün öğrencilerle görüşme gerçekleştiremediğinin belirtildiği ziyaretin ardından heyet, açıklama gerçekleştirdi. Cezaevi önünde gerçekleştirilen açıklamaya CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ve partililer de katılım gösterdi. İlk olarak söz alan Güç, "4 tane gencimizi Anadolu’nun gariban ailelerinin çocuklarını ziyarete geldik. Bazı insanların hukuki anlamda doğru değerlendirmesi gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
GÜÇ: GENÇLERE SAHİP ÇIKILMALI
Güç, il başkanı olarak görüşe katılmamasının uygun bulunmadığını belirttiği açıklamasını, "Biz geçen hafta Adalet Bakanlığı’na başvurumuzu yapmıştık. Dün itibariyle benim İl Başkanı olarak görüşe katılmama uygun görülmedi. Cumhurbaşkanına hakaret davası olduğu için. Bu yaklaşım doğru değil, çocukların orada desteğe ihtiyacı var. İlk defa böyle bir şeyle karşı karşıyalar. Kendilerini yalnız hisseden gencecik çocuklar bunlar. Bu tarz olaylarda gençlere sahip çıkılmalı” ifadeleriyle noktaladı.
TAŞKIN: NİYE MÜCADELE ETTİKLERİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ
Güç'ün ardından söz alan Taşkın ise şunları kaydetti:
"Tek bir kişiyi bile arkada bırakmadan, dayanışmayı örerek bu mücadeleden alnımızın akıyla çıkacağız. Ben uzun süre üniversite hocalığı yaptım, şimdi milletvekiliyim. İçeride 4 tane pırlanta gibi arkadaşımız var. Şaşırdık mı, hayır. Daha önce Silivri’de 25’in üzerinde arkadaşı ziyaret etmiştim. Onlarla gurur duymuş ve etkilenmiştim. Çok açıkça bir ülke gençlerine sahip çıkmazsa sorunlar yaşıyor. Dik başlın gençlerini harcayan ülkeler iflah olmaz. Bu bilinçle arkadaşlara desteğe geldik. Bu arkadaşlarımız 19 Mart sürecinde anayasal haklarını kullandıkları için 9 ay sonra tutuklandılar. Hiçbir suç unsuru yok. Sadece eleştiri ve protesto haklarını kullandılar. Bu siyasi bir dava. Gözdağı verme davası. Biz pırlanta gibi gençleri kısa süre sonra çıkaracağız. Eğitim hayatlarını bitirdikten sonra topluma faydalı insanlar olacakları çok açık. Cezaevinde dahi ben buradan ‘ne öğrenebilirim?’ diye bakıyorlar. Etraflarında hep yoksul ailelerden gelen insanlar olduğunu gözlemlemişler. Niye mücadele ettiklerini çok iyi biliyoruz."
UZUN: HEBA OLAN ÜLKEMİZİN GELECEĞİ
Salih Uzun ise cezaevinde yatan gençlerin yaşlarına dikkat çektiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “3 milletvekili olarak içerde ziyaret ettiğimiz kişileri bir anlatalım. 2006 doğumlu, 2004 doğumlu gençleri ziyaret ettik. Bugünkü iktidar sahiplerinin iktidara geldiğinde daha doğmamış kişileri içeride ziyaret ettik. Kendi iktidar döneminde hayata gelen gençlerle kavga etmeyi seçen siyasetçi ile karşı karşıyayız. Kendi iktidar dönemlerinde doğan pırıl pırıl gençleri cezaevinde göndermekten kaçınmayan bir cumhurbaşkanı ile karşı karşıyayız. Çocuklar üniversite öğrencisi. Finallerini kaçırıyorlar. En değerli günlerini cezaevinde heba ediyorlar. Sadece heba olan bu gençlerin günleri değil. Ülkemizin geleceği heba oluyor. Bunu yapmayın. Bu ülke ilk defa cumhurbaşkanı görmüyor. Bundan öncede cumhurbaşkanına hakaret suçu vardı. Süleyman Demirel 7 yıllık döneminde toplam 158 hakaret davası açmış. Ahmet Necdet Sezer 165, Turgut Özal 202. Darbeci Kenan Evren 340 dava açmış. Şimdiki cumhurbaşkanının 100 bini aştığını düşünüyorum. Her yıl 10 bine yakın dava açılıyor. Heba olan sadece gençlerimizin değil ülkenin geleceği. Bu tutum kimseye yaramaz. Ne cumhurbaşkanının kendisine ne de ülkeye yarar. Herkes şapkasını çıkarıp yeniden düşünmeli. Bu işi biz takip etmeye devam edeceğiz."
ÖZLALE: CUMHURBAŞKANINDA SORUN ARAMAK GEREKİYOR
Son olarak Özlale, şöyle konuştu:
“Bugün 4 tane pırıl pırıl gencimizi ziyaret ettik. 19 Mart yargı darbesinden sonra anayasal hakkını kullanmak için sokaklara çıkan 4 genç, finalleri başlamadan önce haksız bir şekilde tutuklandılar. 10 binlerce insan bugün cumhurbaşkanına hakaretten tutuklanıyorsa o 10 binlerce insanda değil cumhurbaşkanında sorun aramak gerekiyor. Bugün 4 gencin en büyük talebi derslerinden geri kalmamak. Bunlar pırıl pırıl ve bizim rahatlıkla ülkeyi emanet edebileceğimiz gençler. Bu gençler haksız bir şekilde içerde tutuluyorlar. Onlarda olan kararlılık, güler yüz bize biraz daha moral verdi. Aileleri ile de konulacağız. O gençler iyi. Çıktıkları zaman yine aynı kararlılıkla bu kara düzeni hep beraber sona erdirmek için çalışacağımıza dair birbirimize söz verdik."






Yorumlar
Kalan Karakter: