MEB: Ortak sınav sistemi öğretmen görüşleri ve saha araştırmasıyla hazırlandı

Bakanlık kaynakları, sistemin 81 ilde yapılan araştırmalarla şekillendiğini belirterek iş yükü eleştirilerini reddetti.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullardaki ölçme ve değerlendirme süreçlerinde standartlaşmayı sağlamak ve teknoloji destekli bir altyapı sunmak amacıyla devreye aldığı Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne yönelik tepkileri yanıtladı. Kamuoyunda ve eğitim camiasında geniş yankı uyandıran uygulama, özellikle öğretmenlerin mesleki özerkliğinin kısıtlandığı ve idari yükün arttığı gerekçeleriyle yoğun eleştiri aldı.

Sistemin pilot uygulama yapılmadan ve paydaşların görüşleri alınmadan hayata geçirildiği iddialarına karşı Bakanlık kaynakları, sürecin şeffaf ve katılımcı bir zeminde yürütüldüğünü savundu. Memurlar.net’in aktardığı bilgilere göre bakanlık yetkilileri, yeni düzenlemenin tamamen keyfi olmadığını, aksine 81 ilde gerçekleştirilen saha çalışmaları ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler neticesinde kurgulandığını ifade etti. Yetkililer, sistemin teknik süreçleri kolaylaştıracağını vurgulayarak, yapılan bazı yorumların gerçeklerle örtüşmediğini öne sürdü.

Eleştirmenler, soru hazırlama, kağıt okuma ve puanlama gibi süreçlerin dijital ortama taşınmasının öğretmenlerin asli görevleri olan ders anlatımı ve öğrenci takibini aksatacağını belirtiyor. Öğretmenler, bu durumun mesleki tükenmişliği artırabileceği ve eğitim kalitesini düşürebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Sistem 2026-2027 yılında 16 branşta uygulanacak

Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin uygulamaya konulacağı tarih ve kapsam da netleşti. Söz konusu sistem, 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk dönemindeki ilk yazılı sınavlarından itibaren geçerli olacak. Uygulama, ortaokullarda 5, 6 ve 7. sınıfları; liselerde ise 9, 10 ve 11. sınıfları kapsayacak.

Sistem kapsamında toplam 16 branşta sınav yapılması planlanıyor. Ortaokul seviyesinde Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri; lise seviyesinde ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, din kültürü ve ahlak bilgisi ve İngilizce dersleri bu kapsamda yer alıyor.

Sınavların içeriği, yıl başında zümre öğretmenlerinin belirlediği konu ve soru dağılım tablolarındaki senaryolara göre oluşturulacak. Seçilen senaryodaki öğrenme çıktılarına uygun iki soru, zümre öğretmenlerinin ortak kararıyla hazırlanacak. Geri kalan sorular ise MEB tarafından oluşturulan soru havuzundan, öğretmenlerin belirlediği zorluk seviyesine göre otomatik olarak sisteme yansıyacak. Soruların güçlük düzeyleri (kolay, orta, zor) ve puan değerleri de öğretmenlerin mesleki değerlendirmeleri doğrultusunda belirlenecek. Bakanlık, bu yapının öğretmenin öğrenciyi tanıma birikimini merkeze alırken teknik yükü azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.

İLGİLİ HABERLER