Basın Konseyi Yüksek Kurul Toplantısı bu ay İzmir’de gerçekleşti. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen toplantıda konuşan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, basın kartlarının itibarının zedelendiğini ve turkuaz basın kartı ile yeni basın kartı komisyonunu kabul etmediklerini söyledi.

Yüksek Kurul Toplantıları’nı dönem dönem illerde de gerçekleştirdiklerini söyleyerek, sözlerine devam eden Türenç, “Konsey 2 temel görevle çalışıyor. İlki basın özgürlüğü için mücadele etmek, ikincisi de etik değerlerle ilgili şikayetleri karara bağlamak ve alınan kararları duyurmak. Basın Konseyi, 15 gün arayla ayda iki kez toplanıyor. Gelen şikâyet dosyalarını yüksek kurul el alır. Büyük toplantı ile etik dosyalar işleme sokulur. Baro başkanları, cemiyetler, okul temsilcileri bu kurulun içinde. Bu kurulun içinde çıkacak kararlar ilkelidir. Tartışmaya açık olmayan kararlar çıkıyor. Bunu da uzmanlar titizlikle incelerler” dedi.
“Basın kartlarının itibarı zedelendi”
Basın kartı elde edebilmenin zorluğunun yanı sıra itibarının da zedelendiğini dile getiren Türenç, “Artık basın kartı gazetecilerin ihtiyacını tam olarak karşılayamıyor. Dünyanın her yerinde gazetecilik yaptım ve basın kartları saygınlık taşırdı. Bugün geldiğimiz noktada basın kartlarının itibarı zedelendi, yere düştü. Biz özel bir imtiyaz istemiyoruz. Kimliğimizin elimizden gitmesine itiraz ediyoruz. Bizim aidiyetimiz bu kart ile sağlanıyor. Bu dayatmalara karşı gelmeliyiz. Gazeteciler olarak özel imtiyaz istemiyoruz. Kimliklerimizin elimizden gitmesine tepki gösteriyoruz. Turkuaz kartı ve yeni komisyonu kabul etmiyoruz. Amaçları, muhalif gazetecilere gözdağı vermek” şeklinde konuştu.
Basın kartı komisyonun işlevini doğru bir şekilde yerine getiremediğini belirten Türenç, “Basın kartları, avantaj sağlaması dışında bu mesleğin sahibi olmanın getirdiği bir belge gibi düşünülebilir. Belki artık hep önerdiğimiz gibi basın kuruluşlarının, örgütlerinin böyle bir kartı vermesi ve bunun geçerli sayılması en doğrusu olur” ifadesini kullandı.
“Dayatmalara boyun eğmeyeceğiz”
Medya çalışanlarına yapılan dayatmalara karşı olduklarının altını çizen Türenç,“ Eleştirel gazeteciler saha dışına itilip, yandaş medyadan seçilen birkaç kişi masa başına oturtuluyor. Buna boyun eğecek değiliz. Gazetecilik mesleğinin onuru ve saygınlığı var, kuralları var. Kimse bu değerleri dayatmalarla yerle bir edemez” diye konuştu.
Basın özgürlüğüne ilişkin dayatmalara karşı birlik olmak gerektiğini vurgulayan Türenç, sözlerine şöyle devam etti: “136 siteye erişim engellendi. Bu erişim engeli tamamen anayasaya aykırıdır, hukuka aykırıdır, kişi hak ve özgürlüklerine, ifade özgürlüklerine aykırıdır. Bununla ilgili de eliniz kalem tuttuğu müddetçe her an bir şeyler yazmaya, çizmeye, sorgulamaya, eleştirmeye devam etmenizi istiyorum”
Toplantıya Basın Konseyi 2. Başkanı Doç. Dr. Murat Önok, Basın Konseyi Okur Temsilcisi, eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Gazeteci-Yazar Tufan Türenç, Okur Temsilcisi, eski Washington Büyükelçisi Namık Tan, Milliyet Gazetesi Temsilcisi-eski Devlet Bakanı Yaman Törüner, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, Gazeteci-Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Yalçın Büyükdağlı, Gazeteci-Yazar Doğan Satmış ve Gazeteci-Zonguldak ÇGDD Başkanı Ali Ayaroğlu katıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: