18 Mart 2025’te üniversite diploması iptal edilen, CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açtığı karşı dava İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin oy birliğiyle reddedildi.
Kararda özetle şu ifadelere yer verildi:
“Dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlere göre davalı idare (İstanbul Üniversitesi) elemanlarınca, yatay geçiş sürecinde bilinçli, sistemli ve belirli bir organizasyon içerisinde hareket edilmesi nedeniyle ağır ve açık hukuka aykırılık hallerinin bulunduğu, mahkememizce davacının (İmamoğlu) iyi niyetinin varlığından uzaklaşıldığı, yatay geçiş sürecindeki ağır hukuki sakatlık halleri ile hatalı durumların davacı tarafından bilinmiyor olmasının beklenemeyeceği ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yatay geçiş sonrasında dahi idareyi aydınlatma noktasında gösterilmesi beklenen özenin ihmal edildiği, dolayısıyla açık hataya vücut veren söz konusu hukuka aykırılık hallerinin yoğunluğu, düzeyi ve niteliği ile geçiş süreci ve sonrasına dair iyi niyet ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmediği dikkate alındığında açık hatalı şekilde yapılan yatay geçiş işlemi, süreye bağlı olmaksızın idarece her zaman geri alınabileceğinden, yatay geçiş işlemi ile yatay geçişe dayalı kazanımlardan olan mezuniyet ve diplomasının iptaline ilişkin dava konusu İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 18/03/2025 tarih ve 3/1 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”
23 Mart 2025’ten bu yana Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İmamoğlu iptal davasının reddedilmesinin ardından sessizliğini bozdu. Avukatları aracılığıyla bir açıklama yapan İmamoğlu mesajı, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yayımlandı.
İmamoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Anamın ak sütü kadar helal olan diplomam, açık bir hukuksuzlukla gasp edilmeye devam edilmektedir.
Vicdan, ahlak ve adalet gözetmeyen bu kararı kınıyorum. Yüce Türk Yargısı’nı bu noktaya sürükleyenler, görev ve yetkilerini kötüye kullanmanın tarihsel sorumluluğunu taşıyacak; hukuk devleti ilkesine verdikleri zarar nedeniyle utançla anılacaktır. Bu yaşananlar, yargı tarihimize kara bir leke olarak geçecektir.
35 yıllık diplomama, milletin tapusuna, malına ve mülküne göz diken; kişilik haklarını hedef alan, iftira ve yalanı yöntem hâline getiren; aileyi ve toplumsal kutsalları hiçe sayan anlayışa açıkça sesleniyorum:
Milletimiz; bu kara düzeni, siyasallaşmış yargı anlayışını, kamu gücünü kendi çıkarları için kullanan bir avuç muhterisi; sandıkta kesin bir biçimde mahkûm edecek, hukuku ve demokrasiyi yeniden ayağa kaldıracaktır.
Buna olan inancım sarsılmazdır.
Kararlıyım. Milletimin desteğiyle güçlüyüm.”
Yorumlar
Kalan Karakter: